Basura Hangi Bölüm Bakar?

Basura Hangi Bölüm Bakar?
16 Ağustos 2019 tarihinde eklendi, 131 kez okundu.

Basur tıp dilinde hemoroid olarak bilinen bir hastalıktır. Mayasıl olarak da tabir edilen bu hastalık, kalın bağırsağın son bölümü olan anüsün dışarı doğru sarkması durumudur. Fiziksel olduğu kadar, psikolojik olarak ta rahatsızlık verir. Dışkılamada sorun yaşatan bu hastalığa ağrı, yanma, kaşıntı ve kanama eşlik edebilir. Çoğunlukla kabızlık ve hamilelik ile ortaya çıkan bu hastalık, iç ve dış hemoroid olarak iki kısımda incelenir. Bunun yanında dört evreye ayrılır. Bu evrelerin ilk ikisinde basur kremlerle tedavi edilebilecek durumdadır. Anüs henüz dışarı doğru sarkma göstermemiştir. Sonraki 3. ve 4. evrelerde ise, ciddi bir cerrahi müdahale gerektirebilir. Son evrelerde anüsün dışarı sarkma durumu gözlemlenir. Bu da dışarıdan ilaçla müdahale edilemeyecek kadar, ciddi bir boyuttur. Hastalığın hangi evresinde olunursa olunsun ilk etapta, kanama ve ağrılı dışkılama belirtisi ile karakterize bir durum varsa, geç kalınmadan hemen bir tıbbi uzmana başvurulmalıdır.

Hangi bölüme başvurulmalıdır?

Basuru olan hastaların muayene için başvurmaları gereken bölüm, genel cerrahidir. Anüs yani makat bölgesi hastalıklarında uzmanlaşmış bir branştır. Halk arasında makat doktoru ya da hemoroid doktoru olarak hastalıkla birlikte anılırlar. Genel cerrahi doktorları, makat bölgesinde oluşan diğer tüm rahatsızlıklara da bakarlar.

Basur cinsiyet ayırt etmeksizin tüm cinsiyetlerde ve hemen hemen tüm yaşlarda görülebilir. En yaygın görülen yaş aralığı 20 ile 55 yaşları arasındadır. Bu hastalığın erken teşhisi de, diğer tüm hastalıklarda olduğu gibi büyük avantaj sağlar. Ancak basuru olan hastalar bu durumdan utandıkları için, muayene olma konusunda çekingendirler. Tedavilerini evde kendi başlarına yapmayı tercih ederler. Bu da hastalığın ciddi evrelere kadar uzanmasına neden olmakta ve ameliyat ile sonuçlanmaktadır. Hastalar bu durumdan şüphelendikleri anda, bir genel cerrahi uzmanına başvurarak ameliyata gerek kalmadan lazer tedavisiyle 10-15 dakika içinde tedavi edilebilmektedirler. Bu işlem sonrasında hastanede kalma durumu olmaz ve hasta günlük yaşamına hemen dönebilir. Lazer yönteminde kesi, bıçak, narkoz ile uyutulma gibi işlemlere gerek kalmaz. Buna bağlı olarak estetik açıdan herhangi bir problem yaşanmaz. Doku kaybı ve iltihaplanma görülmez. Ameliyatlık bir durum oluşuncaya kadar beklememek ve uzman tedavisi dışında herhangi bir müdahalede bulunmamak çok önemlidir.

Benzer Yazılara Göz Attınız Mı ?
Sayfa başına git