Gribe ve Soğuk Algınlığına İyi Gelen Bitki Çayları

Gribe ve Soğuk Algınlığına İyi Gelen Bitki Çayları
6 Kasım 2018 tarihinde eklendi, 8 kez okundu.

1.Kuşburnu Çayı

C vitamini açısından çok zengin bir bitki olup yapılan araştırmalar sonucunda limondan altmış kat daha fazla C vitamini içermekte olduğu tespit edilmiştir. Bitkinin çiçekleri ilaç yapımında da kullanılmaktadır. Bitkini yemişleri ise başta bitkisel çaylar olarak kullanılmakta olup bunun yanında marmelat ve reçel yapımında da faydalanılmaktadır.

Kuşburnu Çayının Faydaları Nelerdir?

Bağışıklık Sisteminin Güçlenmesini Sağlar

Bitkinin yapısında bolca bulunan C vitamini ile polifenoller ve antioksidanlar nedeni ile vücudun bağışıklık sistemini güçlenmesini sağlamaktadır. Bitki C vitamini dışında likopen ile A, B, E ve K vitaminlerini içermektedir. Vitaminlerin yanında özellikle içeriğinde yer alan demir ve magnezyum gibi mineraller sayesinde vücut direncinin artmasını sağlar, sinir sisteminin çalışması üzerinde olumlu etkilerde bulunur ve hücrelerin de yenilenmesine yardımcı olur.

Kabızlık Sorunun Giderilmesi İçin Faydalıdır

Kuşburnu bitkisi ve çayı içeriğinde bulunan vitamin ve mineraller ile pektin ve laktasif bir etkiye sahip olduğundan bağırsakların çalışmasını hızlandırarak ve kabızlık şikayetinin giderilmesine yardımcı olmaktadır. Ayrıca düzenli olarak tüketilmesi halinde sindirimin kolaylaşmasını sağlar ve bağırsak parazitlerinin düşürülmesini sağlar.

Kötü Kolesterolün Düşürülmesini Sağlar

Kuşburnu çayı, kandaki kötü kolesterol seviyesinin düşürülmesini sağlamasının yanında iyi kolesterolün seviyesinin de yükselmesini sağlamaktadır. Bu özelliği ile de kalp ve damar hastalıklarını karşı koruyucu bir etkisi bulunmaktadır.

Kansere Karşı Koruyucu Bir Etkiye Sahiptir

Vücutta bulunan serbest radikaller sağlıklı hücrelerin kanserli hücreye dönüşmesine neden olmaktadır. Kuşburnu bitkisi ise içeriğinde bulunan güçlü antioksidan özelliğine sahip maddeler sayesinde kanserli hücrelerin büyümelerine ve gelişmelerine engel olarak kansere karşı koruyucu bir özelliğe sahiptir.

Kanın Pıhtılaşmasına Yardım Eder

Kuşburnunun içeriğinde yer alan K vitamini kanın pıhtılaşmasını sağlamaktadır. Bitkinin bu özelliği nedeni ile damar içinde kan pıhtılaşması sorunu yaşayanların ve toplardamar iltihabı gibi bir rahatsızlığı bulunanların dikkatli kullanmaları tavsiye edilmektedir.

Cilt Sağlığının Korunması İçin Faydalıdır

A vitamini bakımından da oldukça zengin olan kuşburnu, cildin elastik yapısının korunmasına yardımcı olarak yaşlanma etkilerinin gecikmesini sağlamaktadır. Bunun yanında kolojen seviyesinin artmasını sağlar, yara izlerinin ve aknelerin giderilmesinde de etkilidir.

Demir Eksikliğin Giderilmesine Katkıda Bulunur

Kuşburnu, demirin serbest hale geçmesini sağlar ve vücutta tutulmasına yardımcı olur. Bu sayede demir eksikliğinden kaynaklanan kansızlığın önüne geçilmesini sağlar. Bu özelliği ile çocukların büyümesine ve gelişmesine katkıda bulunmasına rağmen bir yaşından daha küçük olan çocuklarda doktora danışılmadan kullanılmaması tavsiye edilmektedir.

Diz Sağlığı İçin Olumlu Etkileri Bulunmaktadır

Kuşburnu bitkisinin vücutta iltihap oluşmasına engel olan bir özelliği bulunmaktadır. Bu özelliği ile de dizde meydana gelen kireçlenme sorunlarının giderilmesinde, kıkırdaklarının sağlıklı yapısının korunmasında, dizlerde meydana gelen sıvı kaybı rahatsızlıklarının önlenmesinde faydalı etkileri bulunmaktadır.

Göz Sağlının Korunmasında Faydalıdır

Kuşburnun içerisinde bulunan likopen maddesi katarakt ve diğer göz rahatsızlıklarının ortaya çıkmasında veya ilerlemesinde koruyucu bir etkiye sahiptir.

Kuşburnu Çayı Nasıl Yapılır?

Çayın demlenmesi için önce 5-6 adet kuşburnu alınarak bir havanda hafifçe ezilerek çatlamaları sağlanır. Daha sonra bir bardak kaynar suda on dakika süresinde demlenmeye bırakılır. Demleme sırasında bitkinin içinde bulunun C vitaminin yok olmaması için bardağın ağzının kapalı tutulması gerekmektedir. Demleme süresinin tavsiye edilenden daha uzun tutulması da C vitaminin kaybolmasına neden olduğundan on dakikadan daha uzun bir süre demlenmemesi gerekmektedir.

Kuşburnu çayının yemeklerden yarım saat kadar sonra içilmesi tavsiye edilmektedir. Ayrıca bitkinin içinde bulunan vitamin ve minerallerin kaybolmaması için demlenmesinden sonraki beş dakika içerisinde tüketilmesi gerekmektedir. Bunun yanında bitkinin bütün halinin veya ufalanmış ya da toz şekline getirilmiş halinin cam kavanoz içerisinde ve ışık almayan bir yerde muhafaza edilmesi gerekmektedir.

2. Ekinezya Çayı

Ekinezya, papatyagiller familyasına dahil olan bir bitki olup özellikle bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlayan bir etkiye sahip olması nedeniyle kullanılması tercih edilmektedir. Ülkemizde bolca bulunmakta olan ekinezya bitkisi kuzey Amerika’nın endemik bitkileri arsında yer almaktadır. Bitkinin kökleri, gövdesi ve yapraklarının şifalı özellikleri bulunmaktadır. Yetiştirilmesi ve işlenmesi oldukça kolay ve pratik olan bu bitki yılda iki kez hasat edilebilmektedir. Ekinezya bitkisi A, B2, C ve E vitaminleri açısından oldukça zengin bir özelliğe sahip olmasının yanında içeriğinde çeşitli mineralleri de barındırmaktadır. İçeriğinde bulunan bu maddeler sayesinde vücut direncinin yükselmesini sağlar ve grip hastalığı için koruyucu bir etkiye sahiptir.

Ekinezya Çayının Faydaları Nelerdir?

  • Bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlar ve soğuk algınlığı, grip, nezle gibi hastalıklara karşı koruyucu bir etki yapar.
  • Antiviral ve antimikrobiyel özellikleri ile virüs ve mikroplardan korunmaya katkıda bulunur.
  • Antifungal özelliği bulunmakta olup herpes virüsüne ve kandida mantarına karşı etkilidir.
  • AIDS hastalığının tedavisine katkı sağlayan bir özelliği vardır.
  • Çayın, kronik yorgunluk ve halsizlik şikayetlerinin giderilmesinde faydalı özellikleri bulunmaktadır.
  • Çeşitli nedenlere bağlı olarak meydana gelebilen kas ve iltihap ağrılarının giderilmesi için faydalıdır.
  • Sivilce ve sedef hastalığına karşı koruma sağlar ve cilt yüzeyinde meydana gelen yaraların giderilmesinde etkilidir.

Ekinezya Çayının Zararları ve Yan Etkileri

  • Ekinezya çayının bir kür şeklinde 10-14 gün kullanılması etkilerini göstermesi için tavsiye edilmektedir.
  • Çayın hamilelik üzerindeki etkilerinde dair yeterli bilgi bulunmadığından bu dönemde kullanılmaması tavsiye edilir.
  • Yüksek dozda kullanılmasının mide sorunları ve baş ağrısı gibi yan etkilere neden olabilmektedir.
  • Organ nakli gibi bağışıklık sisteminin baskılanmasının gerekli olduğu durumlarda kullanılmaması gerekir.
  • Bağışıklık sistemi ile ilgili olarak doğuştan gelen bir hastalığı bulunan kişilerin kullanmaması gerekmektedir.

Ekinezya Çayı Nasıl Yapılır?

Ekinezya çayının hazırlanması için bir tatlı kaşığı kadar kurutulmuş ekinezya bitkisinin yaprağı, çiçeği, gövdesi veya kökü alınarak bir su bardağı kaynatılmış suya konulur. Ağzı kapalı olacak şekilde yaklaşık on dakika kadar demlenmesi beklenir ve sonrasında süzülerek tüketilir. Tercihe göre çayın içerisine iki dilim limon eklenebilir veya bir çay kaşığı bal ilave edilebilir. Ekinezya çayının günlük olarak 2-3 fincan tüketilmesi mümkün ise de bu şekilde ki bir kullanım alışkanlığının on günden daha fazla olmaması tavsiye edilmektedir.

3. Hibiskus Çayı

Hibiskus bitkisinin yemeklere, salatalara ve keklerin içine katılarak kullanılması mümkündür. Bitkinin içeriğinde bulunan pektin maddesi sayesinde reçel, şurup ve sos yapımında da kullanılmakta olsa da ülkemizde genellikle çay olarak tüketilmektedir. Bitkinin içeriğinde yüksek miktarda C vitamini bulunmasının yanında çeşitli mineraller ve organik asitler de ihtiva etmektedir.

Hibiskus Çayı Nasıl Yapılır?

Çayın hazırlanması için bir miktar hibiskus bitkisi alınarak kaynamış suyun içerisine atılır ve bu şekilde birkaç dakika daha kaynatılır. Suyun süzülmesi ile çay içime hazır hale gelir. Çayın tadı biraz ekşi olduğundan tercihe göre bal veya biraz şeker ilave edilerek tatlandırılması mümkündür. Yine tercihe göre farklı bitkiler ile karıştırılarak demlenmesi de mümkündür. Bu bağlamda hibiskus bitkisi nane, tarçın ve zencefil gibi aromatik tat katacak bitkilerle birlikte demlenerek sıcak veya soğuk olarak tüketilebilir. Ayrıca çayın demlenmesinden sonra buz kalıbında dondurulması ve daha sonra meyve suyu veya limonata gibi içeceklerin içine konularak kullanılması da mümkündür.

Hibiskus Çayının Faydaları Nelerdir?

  • Yüksek kan basıncının düşürülmesini sağlar.
  • Kandaki kolesterol seviyesinin dengelenmesini sağlar.
  • Havaların soğuması ile görülme sıklığında artış olan grip ve nezle gibi hastalıklara karşı koruyucu ve tedavi edici bir özelliğe sahiptir.
  • Öksürük şikayetinin geçirilmesi için etkilidir.
  • Çayın yemeklerden sonra tüketilmesi şeker ve karbonhidratların emiliminin azaltılmasını sağlar. Bu sayede zayıflamaya katkıda bulunur.
  • Böbrek taşı oluşmasını engeller.
  • Karaciğer yağlanması sorununa karşı koruyucu bir etkisi bulunmaktadır.
  • Akciğer ve mide kanseri hastalıklarına karşı koruyucu bir etkisi vardır.
  • Bitkinin içeriğinde bulunan maddeler anti bakteriyel bir özelliğe sahip olduğundan mantar rahatsızlıklarının oluşmasını engeller.
  • Konsantrasyonun artmasını sağlar.

Hibiskus Çayının Zararları ve Yan Etkileri

  • Bitkinin bir takım alerjik reaksiyonlara neden olması mümkün olduğundan doktor tavsiyesi olmadan kullanılmaması önerilmektedir.
  • Çayın hamilelik döneminde düşük riskinin artmasına neden olabileceği belirtilmektedir. Emzirme döneminde ise doktora danışılmadan kullanılmaması tavsiye edilmektedir.
  • Bitkinin uzun süre tüketilmesi zehirlenmelere neden olabilmektedir. Bu nedenle dikkatli kullanılması tavsiye edilir.
  • Hibiskus bitkisi östrojen hormonunun seviyesinin düşmesine neden olduğundan hormon ilaçları kullanan kişilerin kesinlikle bu çayı tüketmemeleri gerekmektedir.
  • Bitkinin aşırı miktarda kullanılması baş dönmesine ve halüsinasyon görülmesine neden olabilmektedir. Bu bakımdan özellikle araç kullanılmasından hemen önce tüketilmesi önerilmemektedir.
  • Bitkinin kardiyovasküler hastalıklar için kullanılan ilaçlarla etkileşime girerek olumsuz sonuçların yaşanmasına neden olma ihtimali bulunduğundan bu ilaçları kullanan kişilerin dikkatli olması tavsiye edilmektedir.

4. Ihlamur Çayı

Ihlamur bitkisi yüzyıllardır çeşitli hastalıkların tedavi edilmesi için kullanılmaktadır. Ihlamur ağacı çok hızlı büyüyen bir özelliğe sahip olup tilia cordata ve tilia platyphyllos olarak isimlendirilen iki türü bulunmaktadır. Bu türler arasındaki fark ise ağaçların yapraklarının büyüklüğüdür. Ihlamur bitkisinin sağlığa faydalı olan ve çeşitli hastalıkların tedavi edilmesinde kullanılan kısmı sarı beyaz renklerde açan çiçekleri ile yapraklarıdır. Ağacın çiçekleri bahar aylarında açtığından bu mevsimde toplanarak kurutulur. Ağacın kalp şeklinde olan çiçeklerinin büyüklüğü 5 ila 10 santimetre boyutlarına ulaşabilmektedir. Ihlamur bitkisinin çiçeklerinde bulunan yağlar sayesinde aromatik bir tadı vardır. Kurutulmuş çiçeklerinin ise hafif tatlı ve yapışkan bir özelliği bulunmaktadır.

Ihlamur Çayının Faydaları Nelerdir?

  • Terlemeyi teşvik eden bir yapıya sahiptir.
  • Yüksek ateşin düşürülmesini sağlar.
  • Öksürük şikayetinin giderilmesini sağlar.
  • Kış hastalıkları olan grip ve nezle için faydalıdır.
  • Migren ağrılarının hafifletilmesini sağlar.
  • Kaygının azaltılmasını sağlar.
  • Stresin azaltılmasını sağlayarak rahatlamaya yardımcı olur.
  • İshal rahatsızlığının tedavisinde kullanılmaktadır.
  • Yüksek tansiyonun düşürülmesini sağlar.
  • Karaciğer rahatsızlıklarının tedavi edilmesinde olumlu etkileri bulunmaktadır.
  • Damar sertliği rahatsızlığının tedavisinde kullanılmaktadır.
  • İçeriğinde bulunan vitamin ve minerallerin etkisi ile sindirim sisteminin daha iyi bir şekilde çalışmasını sağlar.
  • Kas spazmlarının giderilmesinde etkilidir.
  • Safra kesesi rahatsızlıklarının tedavisi için kullanılmaktadır.
  • Boğaz ağrısının giderilmesinde etkilidir.
  • Hazımsızlık sorunun giderilmesine katkıda bulunur.
  • Çarpıntı şikayetinin giderilmesine yarar.
  • Vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olur.
  • Sakinleştirici özelliği ile uyumaya yardımcı olur.
  • İdrar söktürücü bir özelliğe sahiptir.

Ihlamur Çayının Zararları ve Yan Etkileri

Ihlamur çayının kısa süreli olarak ve tavsiye edilen miktarda tüketilmesi halinde herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Bununla birlikte uzun süre kullanılmasının bir takım kalp hasarlarına neden olabileceği de belirtilmekte olduğundan dikkatli kullanılması önerilmektedir. Özellikle hamilelik ve emzirme dönemlerinde doktora danışılmadan kullanılmaması tavsiye edilmektedir.

Ihlamur Çayı Nasıl Hazırlanır?

Ihlamur çayı yapmak için bir bardak çay için bir çay kaşığı kadar ıhlamur kullanılmaktadır. Çayın demlenmesi sırasında ıhlamurun su ile birlikte kaynatılmaması gerekir. Kaynatılmış su ıhlamurun konulduğu demliğe boşaltılarak on dakika kadar bir süre ile demlenmesi beklenir. Yemeklerden sonra günde üç kez içilerek tüketilebilir.

5. Adaçayı

Adaçayı genel olarak ılıman iklimlerde yetişir ve haziran ile temmuz ayalarında olgunlaşır. Farklı renklerde olabilen hoş kokulu bir bitkidir. Bitkinin yapraklarında bulunan maddeler birçok sağlık sorunun giderilmesi için kullanılmaktadır.

Adaçayının Faydaları Nelerdir?

  • Depresyon rahatsızlığın giderilmesi için faydalıdır.
  • Vücutta bulunan zararlı toksinlerin atılmasını sağlar.
  • Beyin fonksiyonlarının gelişmesini sağlar.
  • Bronşit ve astım gibi solunum yolu rahatsızlıklarının etkilerinin hafifletilmesine yarar.
  • Karaciğerin temizlenmesine yardımcı olur.
  • Nezle ve grip gibi kış hastalıklarına karşı koruyucudur.
  • İdrar yolu enfeksiyonu rahatsızlığının tedavi edilmesine katkıda bulunur.
  • Aşırı terleme sorununa karşı etkilidir.
  • Stresin azalmasını sağlayarak sakinleşmeye yardımcı olur.
  • Kadınlarda menopoz sonrası belirtilerin azaltılmasını sağlar.
  • Saçların beyazlama hızını yavaşlatır.
  • Mantar enfeksiyonlarına karşı koruyucu bir etkisi bulunmaktadır.
  • Hafızanın güçlendirilmesini sağlar.
  • Yüksek seyreden kan şekerinin düşürülmesini sağlar.
  • Diş eti iltihaplarının giderilmesini sağlar.
  • Çeşitli nedenlere bağlı olarak meydana gelebilen ağız yaralarının tedavisinde kullanılır.
  • Sinirsel kaynaklı baş ağrısı şikayetinin giderilmesini sağlar.
  • Safra kesesinin çalışmasını sağlar.
  • Boğazda meydana gelen rahatsızlıkların giderilmesi için gargara suyu olarak kullanılabilir.
  • Yaşlanma belirtilerinin geciktirilmesini sağlayan bir özelliğe sahiptir.
  • Selülit probleminin minimum düzeye inmesine yardımcı olur.
  • Sindirim sisteminin düzenli olarak çalışmasını sağlar ve çeşitli hastalıklardan korunmasına da yardımcı olur.
  • İshal rahatsızlığının giderilmesinde etkidir.

Adaçayının Zararları ve Yan Etkileri

Adaçayının aşırı miktarda tüketilmesine bağlı olarak bir takım olumsuz sonuçlarının ortaya çıkması mümkündür. Bunlar:

  • Hamile olan veya emzirme döneminde bulunan kadınların kullanmaması tavsiye edilir.
  • Çayın aşırı miktarda tüketilmesi midede ağrı ve yanma şikayeti meydana gelmesine neden olabilir.
  • Tansiyonu düşüren bir etkiye sahip olduğundan tansiyon hastalarının doktorlarına danışmadan kullanmamaları tavsiye edilir.
  • Epilepsi hastalarının adaçayını kullanmaları önerilmemektedir.

Adaçayı Nasıl Yapılır?

Diğer bitki çaylarında olduğu gibi adaçayının da kaynatılarak değil demlenerek hazırlanması gerekmektedir. Bitki çaylarının kaynatılması besin değerlerinin kaybolmasına neden olabilmektedir veya içinde bulunan yararlı maddelerin bir zehre dönüşmesine neden olabilmektedir. Ayrıca adaçayının günde 2-3 çay fincanından daha fazla olacak şekilde tüketilmemesi tavsiye edilmektedir.

Taze veya kurutulmuş adaçayının üç fincan çay için demlenmesi maçıyla 8-10 adet adaçayı yaprağı veya 1-1,5 çay kaşığı kadar ufalanmış adaçayının önceden kaynatılan 3 fincan sıcak su içerisine konularak 5-7 dakika kadar beklenmesi yeterli olmaktadır.

Poşet adaçayının hazırlanması için ise bir tatlı kaşığı kadar ya da bir poşet adaçayının bir fincana konularak üzerine sıcak su eklenip 5 dakika kadar beklenmesi yeterli olmaktadır.

6. Papatya Çayı

Papatya çayının insan sağlığı üzerinde pek çok olumlu etkisi bulunmakta olup bunlar aşağıda ayrıntılı bir şekilde anlatılmıştır.

Papatya Çayının Faydaları Nelerdir?

Gözler İçin Kompres Yapılmasında Kullanılır

Göz yorgunluğuna bağlı olarak gözlerin çevresinde kararma ve göz kapaklarında şişme meydana gelmesi muhtemeldir. Göz yorgunluğu bazı durumlarda baş ağrısına da neden olabilmektedir. Bu şikayetlerin giderilmesi için bir miktar papatya çayının demlenmesinden sonra bir bezle yahut bir parça pamuk yardımıyla gözlerin üzerine konularak on dakika kadar kompres uygulanması göz yorgunluğundan kaynaklanan şikayetlerin giderilmesinde kullanılmaktadır. Bu uygulama aynı zamanda gözlerin daha iyi görmesini de sağlamaktadır.

Hazımsızlık İçin Faydalıdır

Yemeklerden sonra olacak şekilde bir bardak papatya çayı içilmesi mide ve bağırsakların rahatlamasını sağlar ve hazımsızlık ile gaz sorunlarının giderilmesine yardımcı olur. Küçük çocuklarda ortaya çıkan gaz sorunlarının giderilmesi içinde bir veya iki tatlı kaşığını geçmeyecek şekilde kullanılması mümkündür. Emzirme döneminde olan annelerin papatya çayı içmesi bebekteki gaz şikayetinin giderilmesi için faydalı olmaktadır.

Uykusuzluk ve Strese Karşı Faydalıdır

Papatya bitkisinin en bilinen faydalarından biri de sakinleştirici bir özelliğe sahip olmasıdır. Bu bakımdan aşırı gerginlik yaşanan durumlarda veya uyku sorunu ortaya çıktığında bir veya iki fincan kadar papatya çayı içilmesi gevşemeye ve uyumaya yardımcı olmaktadır. Çayın uykusuzluk için kullanılacak olması halinde yatma saatinden yaklaşık olarak bir saat kadar önce içilmesi tavsiye edilmektedir.

Adet Dönemlerinin Daha Rahat Geçirilmesini Sağlar

Papatyanın rahatlatıcı özelliği onun aynı zamanda kas gevşetici olarak da kullanılmasına imkan vermektedir. Bu nedenle adet dönemlerinde yaşanan kramplar, huzursuzluk ve stres hallerinin etkilerinin azaltılması için papatya çayı içilmesi son derece faydalı olmaktadır. Çayın östrojen hormonunun dengelenmesini sağlayan bir özelliği de bulunmaktadır.

Menopoz Dönemi İçin Faydalıdır

Papatya çayı östrojen hormonunu tetikleyen ve dengeleyen özelliği sayesinde menopoz döneminde bulunan kadınlar için faydalı sonuçlar vermektedir. Menopoza bağlı stresin de giderilmesinde etkilidir.

Cildin İyileştirilmesini Sağlar

Papatya çayı, mikropların yok edilmesini sağlayan bir özelliğe sahip olduğundan yaraların iyileştirilmesinde oldukça faydalı sonuçlar vermektedir. Bunun için demlenen papatya çayının bir pamukla yaranın üzerine sürülmesi yeterli olup bu şekilde yararın iyileşmesi hızlandırılmış olur. Bunun yanında sivilceler üzerinde de etkili olup yüzün birkaç gün süresince papatya çayı ile temizlenmesi sivilcelerin giderilmesini sağlamaktadır.

Kış Hastalıklarına Karşı Etkilidir

Papatya çayı, bakterilerin büyümesini ve gelişmesini engellediğinden grip, soğuk algınlığı ve boğaz ağrısı gibi rahatsızlıkların giderilmesine yardımcı olan bir özelliğe sahiptir. Sinüzit rahatsızlığı bulunanların papatya çayını içmelerinin yanında buğusunu koklamaları veya ılık çayı bez ile yüzlerine kompres yaparak uygulamaları şikayetlerinin azalmasını sağlamaktadır.

Vajinit Rahatsızlığına İyi Gelir

Papatya çayı kadınların önde gelen şikayetlerinden olan vajinite karşı da etkilidir. Papatya çayının içilmesi veya bu çayla oturma banyosu yapılması ya da bir havlu ile ilgili bölgeye bastırılarak kompres yapılması bu rahatsızlıkla ilgili şikayetlerin azalmasını sağlamaktadır.

Bağışıklık Sisteminin Güçlenmesini Sağlar

Papatya çayının iki hafta süresince günde beş fincan olarak tüketilmesinin vücutta bulunan anti bakteriyel maddelerin artışını sağladığı tespit edilmiştir. Bu durum vücudun bağışıklık sisteminin güçlenmesini ve özellikle de nezle ve grip gibi kış hastalıklarına karşı korunmayı sağlamaktadır.

Mide Kramplarına İyi Gelir

Papatya çayında bulunan antispazmodik ve antiinflamatuvar özelliğe sahip maddeler mide krampları için etkili bir ilaç görevi yapmaktadır. Midede meydana gelen gaz ve ağrı şikayetlerinin giderilmesi için papatya çayının sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez içilmesi tavsiye edilmektedir.

Migrenin Rahatlatılmasını Sağlar

Migren ağrısının başlamasına yakın bir zamanda içilecek olan papatya çayı migrenin rahatlamasına yardımcı olmaktadır.

İrritabl Bağırsak Sendromun Azaltılmasını Sağlar

Papatya çayı bu rahatsızlığa eşlik eden kramp ve ağrıların azaltılmasını sağlar ve ayrıca aşırı gaz şikayetinden ve şişkinlikten kurtulmaya yardım eder.

Yüksek Kan Şekerinin Düşürülmesini Sağlar

Yemeklerden sonra bir veya iki fincan papatya çayı içilmesi kan şekerinin düşürülmesini sağlamakta ve diyabet hastalığının gözlere, böbreklere ve sinir sistemine verdiği hasarın azaltılmasına yaramaktadır.

Troid ve Meme Kanserine Yakalanma Riskini Azaltır

Yapılan araştırmalar neticesinde düzenli olarak haftada altı kez papatya çayı içen kişilerde özellikle troid ve meme kanserinin görülme oranının diğer insanlara göre yüzde yetmiş daha düşük olduğu saptanmıştır. Ayrıca çayın içeriğinde bulunan kanser karşıtı maddelerin kanserli tümörlerin büyümesine engel olduğu da belirlenmiştir.

Papatya Çayı Nasıl Hazırlanır?

Çayın hazırlanması için bir tatlı kaşığı kadar papatya alınarak kaynamış suya atılır ve yaklaşık olarak 10 dakika kadar haşlanır. Daha sonra suyun altı kapatılarak yine 10 dakika kadar bir süre ile demlenmesi beklenir. Bu işlemlerin tamamlanmasından sonra süzülerek içilmesi mümkündür. Tercihe göre çayın tatlanmasını sağlamak için limon da kullanılabilir. Papatya çayının günlük olarak 2-3 fincandan daha fazla tüketilmemesi tavsiye edilmektedir.

7. Zencefil Çayı

Zencefil Çayının Faydaları Nelerdir?

  • Soğuk algınlığı ve grip rahatsızlıklarına karşı etkilidir.
  • Grip nedeni ile meydana gelen mide sorunlarının giderilmesinde kullanılır.
  • Öksürük şikayetinin giderilmesini sağlar.
  • Vücudun yağ oranının dengelenmesini sağlar.
  • Kas yorgunluğunun giderilmesini sağlar.
  • Sakinleştirici bir özelliği bulunmaktadır.
  • Sindirim sistemi sorunlarının giderilmesinde etkilidir.
  • Kanserli hücrelere karşı savunma oluşturulmasını sağlar.

Zencefil Çayı Nasıl Yapılır?

Zencefil çayının birkaç farklı şekilde hazırlanması mümkündür. Çay yapılmasında kullanılacak olan zencefilin bir diş sarımsaktan daha büyük olmaması veya bir çay kaşığını geçmemesi gerekmektedir. Ayrıca zencefilin ince bir yapısı bulunan dış kabuğunun da soyulması gerekir.

Ballı Zencefil Çayı Tarifi

Bu çayın hazırlanması için bir tatlı kaşığı balın bir çay kaşığı zencefil ile bir su bardağı suda yaklaşık olarak on dakika kadar kaynatılması yeterlidir. Bu çayın öksürük giderici olarak kullanılması mümkündür.

Limonlu Zencefil Çayı Tarifi

Bu çayın hazırlanması için yarım limon suyu ile bir çay kaşığı zencefil bir su bardağı kadar su ile birlikte on dakika kaynatılması yeterlidir. Bu çayın özellikle sabahları içilmesi kış hastalıklarına karşı koruma sağlamasının yanında güne de dinç bir şekilde başlanmasına yardımcı olur.

Tarçın, Ananas ve Limonlu Zencefil Çayı Tarifi

Bu çayın hazırlanması için yarım litre su, bir dilim ananas, bir adet çubuk tarçın, yarım limon ve bir çay kaşığı zencefil kullanılmaktadır. Bu karışımın yirmi dakika süre ile kaynatılmasından ve sonrasında dinlendirilmesinden sonra çay içime hazır hale gelmektedir. Bu çay, yağ yakılmasını hızlandıran bir özelliğe sahip olduğundan özellikle zayıflamak isteyenler tarafından tercih edilmektedir.

Zencefil Çayının Zararları ve Yan Etkileri

Birçok faydasının bulunmasına rağmen zencefilin aşağıda belirtilen durumlarda kullanılmaması gerekmektedir.

  • Zencefil metabolizmanın çalışmasını hızlandıran bir özelliğe sahip olduğundan erken doğumu tetikleyebilmektedir. Bu nedenle hamilelik döneminde kullanılmamalıdır.
  • Yine yukarıda belirtilen özelliği nedeni ile yağ yakılmasını hızlandıran bir özelliğe sahip olduğundan kilo almak isteyenlerin zencefil çayını tüketmemeleri gerekir.
  • Zencefilin kan akışını hızlandırma özelliği bulunduğundan hemofili veya diğer bir kan hastalığı bulunanların zencefil çayını tüketmemesi gerekmektedir.
  • Zencefilin içerisinde bulunan maddelerin özellikle bir takım ilaçların etken maddeleri ile etkileşime geçtiği bilinmektedir. Bu nedenle ilaç kullanmakta olan kalp, şeker ve tansiyon hastalarının doktorlarına danışmadan zencefil tüketmemeleri tavsiye edilmektedir.
  • Karaciğer rahatsızlığı olanların, vücut ısıları aşırı yüksek olanların ve mukoza zarlarında hasar bulunanlarında zencefil çayı tüketmemesi gerekmektedir.

8. Tarçın Çayı

Tarçın, zengin bir magnezyum, demir ve kalsiyum kaynağı olmasının yanında lif bakımında da zengin olan bir baharattır. İçeriğinde ayrıca C ve B1 vitamini de bulunmaktadır. Birçok rahatsızlığın etkilerinin azaltılmasında ve tedavisinde kullanılmaktadır. Tarçının çay olarak tüketilmesi içeriğinde bulunan maddelerin diğer gıdalar ile karışmasına engel olduğundan etkilerinin daha fazla görülmesini sağlamaktadır.

Tarçın Çayının Faydaları Nelerdir?

Kan Şekerinin Düzenlenmesine Yardım Eder

Günlük olarak tüketilecek bir fincan tarçın çayının özellikle tip2 şeker hastalarının kan şekeri seviyesinin düzenlenmesine yardımcı olmaktadır. Tarçının içeriğinde buluna B1 vitamini insülin reseptörlerinin uyarılmasını ve harekete geçirilmesini sağlar. Bu durum ise vücudun glikozu işleme kabiliyetinin yükselmesini sağlayarak kan şekeri seviyesinin düşmesini sağlar.

Kilo Verilmesini Kolaylaştırır

Tarçın çayının kan şekeri seviyesini düşürme özelliğinden dolayı metabolizmada bulunan insülin seviyesinde bir azalma meydana gelir ve bu durum vücudun daha az yağ biriktirmesini sağlayarak kilo verilmesine yardımcı olur.

Sindirim Sisteminin Sağlığının Korunması İçin Faydalıdır

Tarçın çayı, sindirim sistemi içinde oldukça faydalıdır. Mide gazlarının azaltılmasını sağlar, mide ülseri oluşması riskini azaltır, bulantı ve kusma şikayetlerinin giderilmesini sağlar. Sindirim sisteminde önemli bir yeri bulunan salya ve mide asidinin üretiminin artmasını sağlar ve bu sayede de sindirim sisteminin daha etkili bir şekilde çalışmasını temin eder. Bağırdakların daha düzenli bir şekilde çalışmasını sağlar, huzursuz bağırsak sendromu rahatsızlığın etkilerini azaltır, ishal rahatsızlığının giderilmesini sağlar, bağırsak iltihabı oluşmasına karşı koruyucu bir etki gösterir.

Regl Dönemimin Düzenlenmesini Sağlar

Tarçın çayının kanın pıhtılaşmasını önleyen bir özelliği de bulunduğundan regl döneminin düzenlenmesini sağlamaya yarar. Bunu iki şekilde yerine getirmektedir. Regl döneminin geç kalması halinde sürecin başlamasını tetikleyen bir özelliğe sahiptir. Diğer yandan ağrı kesici etkisi ile bu dönemin daha rahat bir şekilde geçirilmesine yardımcı olmaktadır.

Kolesterol Seviyesinin Düşürülmesini Sağlar

Tacın çayı kandaki kötü kolesterol seviyesinin ve trigliseritin düşürülmesini sağlar. Bu etkisi ile kan dolaşımının yavaşlamasına neden olan ve atardamar duvarında akyuvar birikmesine neden olan aterom hastalığını ve kan pıhtısı oluşmasını önlediği bilinmektedir.

Soğuk Algınlığına ve Gribe Karşı Koruma Sağlar

Tarçın çayı, içeriğinde bulunan maddeleri ile doğal bir antibiyotik niteliğinde olup iltihapların azaltılmasını sağlar, yüksek ateşin düşürülmesini yardımcı olur ve öksürük şikayetinin giderilmesini sağlar. Bu özellikleri ile vücut direncinin de yükselmesini sağlar ve kış hastalıklarından korunmaya yardım eder.

Tarçın Çayının Zararları ve Yan Etkileri

Tarçın çayı birçok faydasının bulunmasına rağmen bazı durumlarda kullanılması istenmeyen sonuçlara neden olabilmektedir. Tarçın çayının içeriğinde bulunan kumarin maddesi nedeni ile çok fazla tüketilmemesi gerekmektedir. Aksi durumda böbrek ve karaciğer rahatsızlıklarına neden olma ihtimali bulunmaktadır. Tarçın çayının kullanılmaması gereken diğer durumlar ise şunlardır:

Hamilelik ve Emzirme Dönemleri

Tarçın çayının kan dolaşımını hızlandıran özelliği nedeni ile hamilelik sürecinde kullanılmasından kaçınılması gerekmektedir. Çünkü kan dolaşımının hızlanması rahimde kasılmalar yaşanmasına neden olabilmektedir. Emzirme döneminde bulunan annelerinde bebekte alerji meydana gelmemesi adına tarçından uzak durmaları gerekir.

Ülseri Olanların Tarçın Tüketmemesi Gerekir

Tarçının bu hastalıklara karşı koruyucu bir etkisi bulunmasına rağmen hastalığın oluşmasından sonraki süreçte kullanılması faydadan çok mevcut hastalığın daha da kötüleşmesine neden olmaktadır.

Kalp Sorunu Olanların Kullanmaması Gerekir

Tarçının içeriğinde bulunan maddeler kalp atışının hızlanmasına neden olduğundan kalp hastalığı bulunan kişilerin tarçın kullanmaktan sakınmaları gerekmektedir.

Tarçın Çayının Antibiyotik İlaçlarla Birlikte Kullanılmaması Gerekir

Tarçın, doğal bir antibiyotik olduğundan içeriğinde yer alan maddelerin diğer ilaçlarla etkileşime girmesi mümkündür ve bu durum istenmeyen yan etkilerin ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.

Tarçın Çayı Nasıl Hazırlanır?

Tarçın çayının kullanılacağı duruma göre birden fazla hazırlanma şekli bulunmaktadır.

İnceltici Tarçın Çayı Tarifi

Yarım çay kaşığı toz tarçın ile bir çay kaşığı bal bir bardak sıcak su ile karıştırılarak on dakika süresince demlenmeye bırakılır ve sonrasında içilir.

Regl Dönemi İçin Tarçın Çayı Tarifi

Bir dal tarçın bir kupa içerisine konularak üzerine kaynamış su eklenir. Karışımın soğumasından sonra tarçın dalı alınarak çay içilir. Tercihe göre şeker veya bal kullanılarak tatlandırılması mümkündür.

Grip ve Soğuk Algınlığı İçin Tarçın Çayı Tarifi

Bir dal tarçın kaynamış suya atılarak iki dakika kadar beklenir. Suyun soğumasından sonra tarçın dalı sudan çıkartılarak içilir. Ayrıca bu çayın soğuk algınlığı veya grip hastalıklarına iyi gelen başka bir bitki çayı ile karıştırılarak içilmesi de mümkündür.

9. Nane Çayı

Nane bitkisinin yağı, suyu ve kurutulan yaprakları bir takım sağlık sorunlarının iyileştirilmesinde kullanılmakta olup faydaları modern tıp bilimi tarafından da kabul edilmiştir. Bu özelliği ile üzerinde bilimsel araştırmalar yapılan sayılı bitkiler arasında bulunmaktadır.

Nane Çayının Faydaları Nelerdir?

  • Nane çayının buharının solunması, burun tıkanıklığının giderilmesini ve sinüslerin açılmasını sağlar.
  • Boğaz kurulunun giderilmesi için faydalıdır.
  • Gaz giderici bir özelliğe sahiptir.
  • Safra taşlarının çözülmesi için etkilidir.
  • Mide bulantısı ve kusmaya karşı iyi gelir.
  • Sindirim sisteminin çalışmasına yardımcı olur.
  • Ağız kokusunun giderilmesini sağlar.
  • Kas ağrılarının ve kronik ağrı şikayetinin giderilmesinde etkilidir.
  • Soğuk algınlığı ve grip gibi rahatsızlıkların iyileşme sürecinin hızlanmasını sağlar.
  • Alerjik nedenlerden kaynaklanan öksürük şikayetinin giderilmesini sağlar.
  • Astım rahatsızlığına karşı iyi gelen bir özelliğe sahiptir.
  • Stresin azaltılmasını sağlar ve sakinleşmeye yardımcı olur.
  • Hazımsızlık şikayetinin giderilmesini sağlar.
  • Vücudun C vitamini ihtiyacını karşılar.
  • Antioksidanlar yönünden zengindir.
  • İçeriğinde bolca omaga3 yağ asidi bulunmaktadır.
  • Mantar hastalıklarının yayılmasını önler.
  • Zararlı bakterilerin yok edilmesini sağlar.
  • Serbest radikallerin zararlı etkilerinin giderilmesini sağlar.
  • İçeriğinde bulunan vitamin ve mineraller ile bazı kanser türlerinin oluşmasına karşı koruyucu bir etkisi bulunmaktadır.

Nane Çayının Zararları ve Yan Etkileri

Nane çayının pek çok faydası olmasına rağmen bir takım yan etkileri de bulunmaktadır. Bunlar:

  • Nane çayı veya çiğ nane tüketilmesi reflü hastalarında oluşan göğüste yanma şikayetinde artış yaşanmasına neden olabilmektedir.
  • Nadiren rastlanmasına rağmen bir takım alerjik reaksiyonlara neden olması ihtimali bulunmaktadır. Bunlar arasında solunum güçlüğü yaşanması, boğaz kapanması, kaşıntı, dudaklarda kuruma meydana gelmesi, dil veya yüzün bir kısmında şişme meydana gelmesi gibi belirtiler bulunmaktadır.

Nane Çayı Nasıl Yapılır?

Taze nane yaprakları el ile 3-4 parçaya bölünerek bir tepsiye yayılır ve 24 saat bekletilir. Bu sürenin sonunda yaprakların kurumuş ve çıtır çıtır olup olmadıkları kontrol edilmelidir. Yaprakların tamamen kurumadığının anlaşılması halinde 24 saat daha beklenmesi gerekir. Yaprakların kurutulması işleminin tamamlanmasından sonra bir demlik kaynamış su içerisine 2-3 çay kaşığı kadar kuru nane atılarak suyun altı kapatılır. Bu halde çayın demlenmesi için 10 ila 20 dakika kadar beklenir. Demlenme süresinin bitiminde süzülerek içilir. Nane çayı genellikle limonla birlikte içilmesine rağmen tercihe göre yarım çay kaşığı kadar bal ilave edilerek tatlandırılması da mümkündür.

10. Karanfil Çayı

Karanfil çayı hem oldukça lezzetli bir içecek olup aynı zamanda besin değeri de oldukça yüksektir. Çevresel kirlilikten kaynaklanan olumsuz etkilere karşı vücudun korunmasını ve desteklenmesini sağlayan bir özelliğe sahiptir. İçeriğinde iltihap giderici maddeler, antioksidanlar, C vitamini, lif, manganez, kalsiyum, magnezyum ve omega3 yağ asitleri bulunmaktadır.

Karanfil Çayının Faydaları Nelerdir?

Sinüzit Tedavisi İçin Kullanılmaktadır

Sabahları içilen bir fincan karanfil çayının sinüslerin temizlenmesinde ve hızlı bir rahatlama sağlanmasında etkili bir özelliği bulunmaktadır. Aynı zamanda güçlü bir balgam söktürücü özelliğe sahip olup tıkalı bölgelerin temizlenmesini ve yaydığı sıcaklık hissi ile de bir rahatlama yaşanmasını sağlar.

Yüksek Ateşin Düşürülmesini Sağlar

İltihap giderici özelliği ile vücudun enfeksiyonlara karşı savaşmasına yardımcı olur. Bu özelliği ile bir yansan yüksek ateşin düşürülmesini sağlarken diğer yandan da bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlar.

Diş Eti Ve Diş Ağrılarının Rahatlatılmasını Sağlar

Antiviral, antifungal ve antiseptik özellikleri bulunan karanfil, diş ağrılarının, diş eti rahatsızlıklarının ve iltihap kaynaklı diğer ağrıların ve rahatsızlıkların giderilmesinde kullanılmaktadır. Yine sayılan bu özellikleri sayesinde ishal, akne, sivilce gibi rahatsızlıklarında giderilmesinde yardımcı olur.

Sindirim Sistemine Yardımcı Olur

Yemeklerden sonra içilen karanfil çayı hazımsızlığın giderilmesini sağlar. Şişkinlik hissinin azaltılmasını ve bundan kaynaklanan rahatsızlığın giderilmesini sağlar. Kramplar nedeni ile meydana gelen karın ağrılarının giderilmesine de yardımcı olan karanfil çayının gaz giderici özelliği de bulunmaktadır.

Ellerin Durulanması İçin Kullanılması Mümkündür

Dışarıda olunan durumlarda ellerin bir miktar karanfil suyu ile yıkanması ellerin sağlıklı bir şekilde temizlenmesini sağlar ve ellerde güzel bir koku bırakır.

Kompres Yapmada Kullanılabilir

Kas ağrılarında, burkulma neticesinde meydana gelen ağrılarda ve artrit ağrılarında bir miktar karanfil çayının bir bez yardımı ile sorun bulunan bölgeye kompres yapılarak uygulanması şikayetlerin azaltılmasını sağlamaktadır. Bu uygulama için yeni yaralarda soğuk, bir günden daha eski olan yaralanmalarda ise sıcak kompres yapılması tavsiye edilmektedir. Mantar enfeksiyonu bulunan bölgelerde de 2 veya 3 gün süresince bu uygulamanın yapılması olumlu sonuçlar vermektedir.

Kötü Nefes Kokusunun Giderilmesini Sağlar

Karanfil çayı, antiseptik özelliği ile ağız kokusuna neden olan bakterilerin yok edilmesini ve bu sayede ağız kokusunun giderilmesini sağlar. Sahip olduğu aromatik kokusu ile kullanıldığı andan başlayarak ağız kokusunun ortadan kalkmasına yardımcı olur.

Vajinal Enfeksiyonlar İçin Faydalıdır

Karanfilin içeriğinde bulunan oleoresin maddesi vajinal enfeksiyonların giderilmesinde ve mantarların yok edilmesinde etkili olmasını sağlamaktadır.

Yaşlanma Belirtilerinin Gecikmesini Sağlar

Antioksidan özelliği bulunan karanfil çayının düzenli olarak içilmesi halinde yaşlanma belirtilerinin azalmasını ve yaşlanma sürecinin yavaşlamasını sağlayan bir özelliği bulunmaktadır. Bunun için karanfil çayının haftada en az bir kez içilmesi tavsiye edilmektedir.

Afrodizyak Özelliğe Sahiptir

Karanfil çayının zencefil ve tarçın ile birlikte kullanılması halinde afrodizyak özellikler gösterdiği bilinmektedir.

Saç Renginin Yenilenmesini Sağlar

Soğuk karanfil çayının şampuandan sonra saçların bir kez olacak şekilde durulanması saçların daha canlı ve renkli bir görünüme kavuşmasını sağlar. Karanfil kokusu da tazelenmiş hissi vermektedir.

Karanfil Çayı Nasıl Yapılır?

Karanfilin bir bütün olarak alınması tavsiye edilmektedir. Bitkinin en lezzetli yeri ise baş kısmıdır. Karanfil seçilirken tırnak ile biraz bastırılarak yağ oranının anlaşılması mümkündür. Bu aynı zamanda ürünün tazeliğini de gösterir. Karanfilin alınmasından sonraki işlem ise karanfilin toz haline getirilmeden süzülmesine izin verilecek şekilde havanda öğütülmesidir.

Karanfil çayının demlenmesi için ihtiyaç duyulan miktarda su kaynatılır. Sonrasında bir fincan çay için bir tatlı kaşığı karanfil suya eklenerek demlenmeye bırakılır. Az aroma isteniyorsa 10 dakika, daha fazla aroma isteniyorsa 20 dakika demlenmesi beklenir. Daha sonra süzülerek içilir. Karanfil çayının tercihe göre şeker veya bal ile tatlandırılması mümkündür.

Benzer Yazılara Göz Attınız Mı ?
Sayfa başına git