Yolculuklarda Neden Midemiz Bulanır?

Yolculuklarda Neden Midemiz Bulanır?
30 Mart 2018 tarihinde eklendi, 127 kez okundu.

Söz konusu filmler olduğunda hepimiz için baş döndürücü etkisi olan romantik bir sahne gerçekte mide bulandırıcı olabilir, tabii eğer gemi sizi tutuyorsa. Zira başta çocuklar olmak üzere birçok insan için gemi, otobüs, uçak gibi yolculuklar bazen kâbusa dönüşebilir. Hemen herkes çocukluğunda yaşamıştır, muhtemelen sıcak bir yaz günü otobüs koltuğunda oldukça virajlı yollardan ilerlediğiniz o günleri hatırlayın. Bir anda baş dönmesi ve terlemeyi takiben en müthiş bir mide bulantısı hissi başlar ve kusmamak için kendinizi zor tutarsınız adeta. O yol bitmek bilmeyen kilometrelere dönüşür. Peki yolculuklarda mide bulantısı nedeni nedir ? İnsan fizyolojisi açısından neden böyle bir durum söz konusudur ?

Bilimsel açıdan ilgili mekanizma hala net olarak anlaşılmamış olsa da konu ile ilgili en fazla kabul gören fikre bir göz atalım. Meseleyi daha iyi anlayabilmek için vücudumuzun denge sistemini incelememiz gerekir. Her ne kadar siz onları sadece işitme için kullandığınızı düşünseniz de, söz konusu denge mekanizması ise eğer kulaklarınız çok önemlidir. Bazılarınız muhtemelen kulakla dengenin ne alakası var diyebilir. Gelin o zaman konuya daha yakından bakalım. Kulağımız dış, orta ve iç olmak üzere 3 anatomik kısımdan oluşur. İç kulakta oldukça karışık görünümlü ama bir o kadar da mucizevi olan bir kemik parçası vardır. İçerisindeki sıvı ve çok özel reseptörlerinin bulunduğu bu garip görünümlü yapı ; kohlea, 3 adet yarım daire kanalı, utrikul ve sakkul adındaki 2 odacıktan meydana gelir. Salyangoz kabuğu görünümünde olan ki Latincede de salyangoz kabuğu anlamına gelen kohlea, işitmede rol oynayan temel yapıdır ve denge ile ilgisi yoktur. Belki bir gün işitme denen o olağanüstü mekanizmayı ele alıp, kohleaya daha yakından bakabiliriz. Konumuza dönecek olursak yarım daire kanalları, utrikul ve sakkul açısal ve doğrusal hızlanmayı algılayan yapılar olup, denge mekanizmasının çok önemli bileşenleridir. Bu yapılar, ivmelenme ve hareket yönü hakkındaki sinyallerini sürekli beyne ileterek vücut pozisyonumuz hakkında bizi bilgilendirirler. Kulağımızın denge konusunda aslında ne kadar önemli bir yapı olduğunu vurguladıktan sonra ki bunu en iyi vertigosu olanlar bilir. Konumuza geri dönelim yani otobüs yolculuğunda midenizin bulanması ve kulağımızla arasında nasıl bir ilişki olabilir ?

Siz, gün içinde hayatınızı normal ritmine yaşarken yaptığınız her şey ile ilgili olarak beyninize sinyaller iletilir. Söz konusu hareket ve denge olduğunda, göz kulak eklem ve kaslarımızdan beynimize sürekli bilgiler gider. Göz ve kulaktan gelen sinyaller ; yerimizi, hareket yönümüzü ve dönüp dönmediğimiz gibi bilgileri beyne iletir. Eklem ve kaslarımız da yer alan basınç ve algılama ile ilgili yapılarda, vücudumuzun neresinin hareket ettiğini yada neresinin sabit olduğu bilgisini beynimize iletir. Beynimiz için en kritik mesele, farklı bölgelerden gelen bu bilgilerin birbirleriyle uyumlu olup olmadığıdır. Bilgiler uyumluysa sorun yok, peki ya gelen bilgiler birbirleriyle örtüşmüyorsa ?

Mesela otobüste kitap okuyorsunuz diyelim, gözlerinizden gelen bilgiler beyninize herhangi bir hareketin olmadığı bilgisini gönderir. Diğer taraftan kulaktaki yapılar beyninize keskin bir virajdan geçtiğinizi söyler. Ya da tam tersini düşünün, üç boyutlu gözlük ya da viar teknolojisi ile bir şey izlediğinizde gözlerinizden beyine giden bilgiler bir hareket algısı yaratırken, kulaklarınızda gelen bilgiler “yooo hareketsiz bir şekilde koltukta oturuyorum” şeklinde olacaktır. İşte bu örneklerde olduğu gibi beyne birbirleriyle uyuşmayan bilgiler geldiğinde beyin ne yapacaktır ? Bu durumda kime güvenmesi gerekmektedir ? Gözlere mi yoksa kulaklara mı  ?

Eğer söz konusu beyin gibi oldukça şüpheci bir organsa ne göze ne de kulağa güvenir. Bu durumda kendi arşivine yani deneyimlerine bakarak neden böyle bir durum olduğunu araştırır. Araştırmalar sonucunda görür ki gördüklerimiz ve hareket algımız uyuşmadığı durumlar, genellikle zehirlenmeler sırasında meydana gelmektedir. Evrimsel açıdan bakarsak zehirlenmelerin en önemli nedeni yediklerimiz olduğundan işi garanti altına almak adına sizi kusturmak isteyecektir. Yani tek isteği yolculuğu sırasında birazcık kitap okumak olan birine saçma sapan şeyler yiyerek zehirlenmiş bir kişi muamelesi yapacaktır. Hemen burada şunu da belirtelim, yolcularda oluşan bu durumun aracı kullanan kişilerde oluşmamasının nedeni, sürücünün her hareketiyle arabanın yön ve hızı ayarlaması ve beyine gelen bilgilerin bu hareketlerle uyumlu olmasından kaynaklanır. Belki bu mantıktan yola çıkarak bir gün çok fazla araba kullanan kişilerin arabalarının zamanla beraber nasıl vücutlarının bir uzantısı haline geldiği meselesini de ele alırız.

Son bir konuya değinerek yazımızı tamamlayalım. Diyelim ki siz otobüs yolculuklarında bulantı ya da kusma gibi problemler yaşamayan birisiniz ama arka koltukta öğürerek kusan birini duyar duymaz, bir anda sanki iki eliniz birden midenizi sıkmak üzere kavradığını hissedersiniz. Unutmayın söz konusu vücudumuzun çıkarları olduğunda beynimiz inanılmaz sağlamcıdır. Eğer yakınlarınızda bir kusuyorsa muhtemelen yediği bir şey dokunmuştur. O kişinin yakınlarında olduğunuza göre aynı şeyi yemiş olma ihtimaliniz olabilir. Bu kadarcık ihtimal bile beynimiz için yeterlidir. O nedenle kusan birini gördüğümüzde ya da duyduğumuzda midemiz bulanır, çünkü kusmak bulaşıcı bir eylemdir.

Benzer Yazılara Göz Attınız Mı ?
Sayfa başına git