Yıldız Parkı Korusu – Beşiktaş / İstanbul

18.08.2016
Yıldız Parkı Korusu – Beşiktaş / İstanbul

Yıldız Parkı Korusu İstanbul’un Beşiktaş ile Ortaköy semtlerinin arasında yer alan ve 46 hektarlık alanı ile civardaki en büyük korudur. Bazı tarihi kaynaklarda yıldız parkı mitolojik öykülerde de geçmektedir. Pan’ın flüt çaldığı yeşil kır alan olarak bilinmektedir. Kanuni Sultan Süleyman’ın devrinde kayıtlarda ilk defa bir isme rastlanmaktadır. 1600’lü yıllarda ise Kazancıoğlu Bahçesi olarak bilinmektedir.

Yıldız Korusu lale devrinde altın çağını yaşarken Çırağın eğlencelerinin kırk gün kırk gece düzenlenip eğlenildiği yer olarak da bilinmektedir. Bu bölgede yine yeniçerinin kaldırılmasından sonra Asakir-i Mansureyi Muhammediye’nin talimlerinin de burada yapıldığı bilinmektedir. Sultan Abdülaziz’in kendileri için Çırağan Sarayı’nı yaptırdıktan sonra bu bahçeye hayran kalıp uzaklaşmak istememiştir. O dönem için sadece padişahın ve hareminin kullanıldığı bahçe Mabeyn Bahçesi olarak da anılmaktadır.

Bu bahçe ile ilgili bir rivayete göre ise bahçenin her metrekaresine altın döküldüğü söylentisidir. Saltanat hayatını Yıldız Sarayı’nda geçiren 2. Abdülhamid bu alana Malta, Çadır, Şale, Kaskat, Limonluk, Set ve Cihannüma köşklerini yaptırmıştır. Bunun yanı sıra Saray tiyatrosu da bu bahçe sınırları içerisinde yer almaktadır. Yerli ve yabancı birçok işin ehli insanla çalışan sultanın büyük paralar harcadığını ve korunun düzenlemesi için de birçok yatırım yaptığı bilinmektedir. Hatıratlarında her metre karesine altın döküldü satırları yer alır.

Cumhuriyetin ilanından sonra saray erbabının yurt dışına çıkarılması ile koru da boşta kalır. Bunun üzerine 1925 yılında İtalyan bir işletmeciye verilen koru ve içerisindeki köşkler gazino olarak kullanıma açılır. Bu durum Gazi Mustafa Kemal’i hoşnut etmez ve bu işletmeden alınıp boşaltılır. 1930 yılında koru 3 bölüme ayrılırken, 1978 yılında Harp Akademisi’nin kedisine tahsis edilen bölümün ayrılmasının ardından tüm bölge Kültür Bakanlığına bağlanmıştır. Şale Köşkü Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bağlanırken, Yıldız Bahçesi ve içindeki Malta ve Çadır Köşkleri İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesine verildi.

Eski adı Mabeyn Bahçesi olan koruluğun 1940 yılında imzalanan bir protokol ile yerini Yıldız Parkı’na bıraktı. 1979 yılında ise imzalan bir protokol sayesinde kapsamlı bir restorasyon sürecine girdi onarıldı, yeniden düzenlendi ve günümüzdeki görünümü aldı.

Yıldız Parkı Korusu Bölümleri

Bahçe Köşkleri

Köşk sözcüğü, birçok farklı anlamı tanımlar. Kasır gibi geniş mekanlar topluluğu yerine kullanılabildiği gibi manzara seyredilmek için yapılmış olan küçük alan anlamına da gelebilir. Bahçe köşkleri o dönem için doğanın güzelliklerinin tadını çıkarmak adına yapılmış çok gösterişli olmayan yalın yapılardır. Osmanlı bahçeleri denilince akla ilk gelen köşkler batılı bahçelerin esintisinde kalmış ve bunlara paralel mimari yapılar ortaya çıkmıştır. Bahçe köşklerinin temeline inildiğinde ise Türklerin eski yaşantısı olan göçebe kültürün izlerine rastlanmaktadır. Genellikle yurt dışından getirilen bahçıvanların çalıştığı Yıldız Bahçesi’nde farklı ebat ve boyutlarda köşkler yer almaktadır.

Su Deposu

Yıldız Sarayı’nın suyunu sağlaması ve civardaki tesislerin yetersiz kalması gibi sebeplerden ötürü Kemerburgaz Karakemer civarından saraya bağlanan borularla 2. Abdülhamit Han Hamidiye Su Tesisi ile su getirilmiştir. Alan içerisinde özgün halini koruyarak günümüze kadar gelebilmeyi başarmıştır. Moloz taş-tuğla örgülü taşıyıcı konstrüksiyon üzerine sıva atılmış ve kalıplarla oluşturulmuş motifli ana gövde ve mermer ile şekil verilmiş 8 yüzüne de işlenerek yalın fakat oldukça zarif bir yapı halini almıştır.

Korkuluklar ve Köprüler

Yıldız Sarayı parkının içerisinde dönemin batılı esintilerinin etkisinde kalarak bu üsluba uygun grotto denilen yapay kayalıklar, mağaralar ve metal konstrüksiyon üzerine birkaç katman halinde serpme sıva uygulaması yapılarak inşa edilmiştir. Ağaç dalı, ağaç kütüğü gibi floral formları görmek de mümkündür. Havuzların çevresinde, ortalarındaki adacıklara giden köprü, bahçe köşklerinde ise korkuluklar mevcuttur. Orijinal korkuluklara parkın yüksek alanında kalan su deposu çevresinde rastlamak mümkün. Yıldız Parkı’na karakteristik özellik veren bu korkuluklar sarayın iç bahçesinde yer alan uygulamalarla benzerlik gösterir.

Göletler

Sarayın bahçesinde su ya doğal form gibi incelip genişleyen bir akarsu edasıyla dolaşmakta yada yapay bir göl halinde bulunmaktadır. Havuzlara doğal bir görüntü kazandırmak ve İslam’da yer alan akağan suyun makbul olması sebebiyle su hareketlendirilmiş ve bunun yanı sıra grotto ve kaskadlar eklenmiştir. Doğal formlar ekseriyetinde oluşmuş bu su öğeleri, İngiliz bahçelerinin özelliğini yansıtmaktadır.

Piknik Alanı

Bu alan parkın orijinalinde olmamakla beraber ihtiyaç doğrusunda oluşturulmuştur. Gelen misafirlerin burada konaklaması hedeflenmiştir. Burada mangal yakmak yasaktır.

Seyir Terasları

Seyir teraslarının orijinalinde hayvan barınaklarının yer aldığı düz alanda inşa edildiği düşünülmektedir. Yıldız parkında toplam 7 adet seyir terası yer almaktadır.

Müze, Oyun Olanları ve Mezarlık

Proje alanının içerisindeki bu üç alan birbirine oldukça yakında bulunmaktadır. Müze olarak işlevlendirilen kısım muhtemelen daha önce dış bahçede yer alan yapılardan biridir. Bu yapının eski dönemde hangi işlevi gördüğü bilinilmese de restore edilerek kazandırılmıştır. Yıldız Parkı’nda çocuklu aileler de unutulmamış ve 2 adet oyun parkı bulunmaktadır. Dış bahçenin olduğu bölümde etrafı duvarlar ile çevrelenmiş bir mezarlık bulunmaktadır. Bu mezarlığın saray yapılmadan önceki arazide kaldığı düşünülmektedir. İncelenen mezar taşlarında ise sonradan saray fertlerinin de buraya gömüldüğü anlaşılmış ve bahçenin doğal bir parçası haline gelmiştir.

Kahvaltı

İstanbul’da güzel bir hafta sonu geçirmek bunun yanı sıra merkezden uzaklaşmadan gürültüden ve betondan uzaklaşmak için bu tarihi bahçeyi mutlaka ziyaret etmelisiniz. Şehrin stresinin uğramadığı bahçede spor yapabilir, bisiklet sürebilir ve harika fotoğraflar çekebilirsiniz.

Yıldız Parkı Korusu Peyzaj Özellikleri

Yıldız bahçeleri 19. yüzyıla gelen dek müdahale germemiş ormanlık bir alandır. Sultan Abdülhamit Han burayı ecnebi mimarlara düzenletmeden önce İngiliz kadın yazar Miss Pardoe burayı, denizden bakılınca selviler, badem ağaçları, akasyalar ve ulu akçaağaçların yamaçları doldurduğunu söylemektedir. Bahçedeki ilk peyzaj düzenlemesi Sultan Abdülmecit tarafından 1839 yılında başlar. Parkın ilk plan taslağını ise Stefel adında ecnebi bir mimar hazırlamıştır. Tarih 1860 yılını gösterdiğinde Schlerf ve Vienhild egzotik ve terli ağaçların olduğu bir program sunmuş ve uygulamışlardır.

O dönemde Almanya usulü bahçeler pek yaygın olduğundan Almanya’dan Koch kardeşler ve babaları getirilmiş ve İtalyan Mimar d’Aranco ve Osmanlı bahçıvanlarından Adil Ağa, Tatar Zeynel Ağa ve Necip Ağ sayesinde çalışmalar düzenlenmiştir. Bahçenin içindeki köşklerin üslubu Fransız Barok düzeninde olup bahçenin düzenlemesi ise İngiliz Natüralistik bahçe uygulaması şeklinde uygulanmıştır. 3. Selimin zamanında ise Fransız mimar Meilling uygulamaları olan suni mağara ve nimfeum gibi Roma kökenli öğeler bu Türk bahçesinde yerini almıştır.

Yıldız Sarayı Bahçesi 2 kısımdan oluşur

  • İç Bahçe (Hasbahçe ve Selamlık)
  • Dış bahçe (Günümüzdeki Yıldız Korusu)

Dönemin padişahı ve hareminin kullandığı çerçeveye iç bahçe geriye kalan kısım ise dış bahçe olarak adlandırılmıştır. Saray erbapları daha çok iç bahçeyi kullanırken, dış bahçeyi ise padişahın verdiği izin doğrultusunda saray halkının kırlarda gezinti yapması için açarlardı. Gezinti yapılan dış bahçenin bir diğer adı da kırlıktı.

İç Bahçenin Peyzaj Özellikleri

Has Bahçe romantik pitoresk ve binalara yakın kısımlarda ise Fransız Barok tarzı ile düzenlenmiştir. Bahçenin en göze çarpan özelliği ise ortasında bulunan Hamid Gölü’dür. Hamit Gölü yaklaşık 300 metre uzunluğunda olup İngiliz Natüralistik bahçelerinde olduğu gibi, daralan ve genişleyen yapısı ile sanki doğal bir oluşummuş izlenimini vermektedir. Göletin daraldığı yerlerde ise geçişlerin sağlanması için yan taraflarına dal formunu taklit ederek korkuluklu köprüler yapılmıştır.

Gölün kuzey tarafında Küçük Mabeyn ve Harem Köşklerinin önünde etrafında gezinti yapılan havuzlar, suni taş ve kayalardan oluşan doğal olmayan mağaralar ve suyun çağlayan şeklinde akmasına yardımcı olan kademeler bulunmaktadır.

İç bahçede Rönesans ve barok peyzaj sanatının göz bebeği olan heykeller kullanılmamışsa da Dolmabahçe ve Çırağan Saraylarında olduğu gibi hayvan figürleri tercih edilmiştir. Yıldız bahçeleri sadece batı etkisinde kalmamış ayrıca Osmanlı bahçelerinde yer alan bahçe köşkleri, çardaklar, çeşmeler, fıskiyeli havuzlar, selsebiller ve kuşluklar da peyzaj öğleri ile harmanlanmıştır.

Has Bahçe’de yer almakta olan ve yapay gölün ortasına oturan adacıkta 3. Selim Çeşmesi, Yıldız bahçesinde bulunan en eski yapıdır. 1805 yılında yapılan çeşme, mermerden ve 4 yüzlüdür. Aynı adacıkta yer almakta olan küçük dinlenme köşkleri, yapay ağaç dallarının çerçevelediği kameriyeler, fener şeklinde aydınlatmalar, yol kenarı pitoresk günümüze kadar gelebilen en önemli eserlerden birisidir.

İç Bahçe’de limonluk, sera ve çeşitli malzemelerden üretilmiş kameriyeler yer almaktadır. Bunların en önemlilerinden birisi ise Küçük Mabeyn karşısında yer almakta olan limonluktur. Mimar d’Aranco tarafından inşa edilen limonluk, küçük Neobarok bir yapıdır.

Dış Bahçenin Peyzaj Özellikleri

Beşiktaş’tan Çırağan’a kadar uzanan yamaca yayılmış olan eğimli arazi,yaklaşık 500.000 metrekare, Yıldız Bahçelerinin dış kısmını oluşturur. Bu alanın içerisinde Malta, Çadır Köşkleri, seralar ve çini Fabrikası yer almaktadır.

Dış bahçe iç bahçe ile kıyaslandığında son derece büyük kalmaktadır. Çırağan Sarayı’nın arka bahçesi, Yıldız Sarayı’nın doğa ile buluşan kapısı gibidir. Romantik İngiliz Bahçeleri esintisi burada da devam etmektedir. Vadideki sulak alanlar doğal dere ve akarsular kullanılmış, arazinin eğimlerinden organik yürüyüş yolları ortaya çıkmış, göletin olduğu kısım ise birbirine köprü ile bağlanmıştır. Bu köprülerin korkulukları ise demir aksam üzerine çimento kum ve su ile hazırlanan bir karışım ile ağaç dalları efekti vermiştir.

Dış bahçe daha çok Boğaziçi’nin genel yapısı ile bütünleşen, çeşitli ağaç türlerinin görüldüğü, alan içerisinde birkaç köşkün de bulunduğu bir alandır. Ayrıca Abdülhamit döneminde kurulan Çini Fabrikası ve ahırlar da burada bulunur. İç Bahçede bulunan Cihannüma Kökü de bu alanı kuşbakışı görmektedir. Romantik İngiliz bahçe anlayışı ile düzenlenen dış bahçe iç bahçeye oldukça benzemektedir.

Abdülmecit ve Abdülaziz dönemlerinde Çırağan Sarayı’nın bir has bahçesi olarak konumlandırılırken 2. Abdülhamit döneminde sarayın dışarısında bırakılmış yerli ve egzotik olmak üzere bitkiler dikilmiştir. O döneme göre 160 tane tür bulunan dış bahçenin 120 türünün egzotik türlerden oluştuğu belgelerine ulaşılmaktadır.

Yıldız Bahçesi’nin bir kısmında ayrıca 4 adet birbirlerinin sırtında bulunan 18 tane demir sera bulunmaktadır. Limonluk olarak adlandırılan bu bahçeler hem egzotik hem de şifalı bitkilerin yetiştirilmesi için kullanılmıştır. Seralar dönemin şartlarına bakıldığında son derece ileri bir teknoloji ile kalorifer usulü sıcak su sistemi ile ısıtılmıştır. Burada yetişen sebze ve meyveler direkt olarak padişahın sofrasına giderdi.

Bitki Türleri

18. yüzyıl Osmanlıda siyasi değişimlerin yapıldığı kadar mimari ve bahçe stillerinde de köklü değişimlere sebep olmuştur. 19. yüzyılda ilan edilen Tanzimat Fermanı ile can ve mal güvenliğinin garantisinin yanı sıra gayrimüslim vatandaşlara da mülk edinme hakları sağlanmıştır. Bunun üzerine Avrupa üzerinden İstanbul’a gelen çok sayıda mobilya ve eşyalar Osmanlı bahçelerine kadar gelmiştir.

18. yüzyılın ikinci yarısına denk gelen bu uygulamalar ülke dışından getirilen egzotik ağaçlar ve çalı türleri başta iç bahçe olmak üzere şahsi konutlara ve korulara dikilmiştir. O günün İstanbul’unun çeyreğinde egzotik ağaçlar bulunmaktaydı.

Yerli ve egzotik bitkiler barındırdığından Yıldız Bahçesi adeta botanik bir kimlik taşımaktadır. Özellikle Sultan 2.Abdülhamit Han döneminde kimlik kazanan bahçeler, Sultanın doğaya olan sevgisini ve ilgisini göstermektedir. Doğal bahçe formu ile formal bahçe formunun beraberinde olan uygulama Osmanlı’da görülmemiş bir uygulamadır.

Avrupa üzerinden getirilen çeşitli türdeki bitkiler ve Arabistan’dan getirilen palmiyeler ile doğal bitki örtüsü oldukça zengindir. Aynı zamanda sultanın ülkeye getirdiği bitkiler sadece dekoratif amaçlı kullanılmamış bunun yanı sıra ülke ekonomisine katkı sağlamak adına ekilip üretimlerine geçilmiştir.

Yıldız Bahçelerinde eskiden çilek ve ananasın yetiştirildiğine dair kaynaklar bulunmaktadır. Seralarda kışın bitkiler korunaklı olup üretimleri yapılmış, limonlukta ise 1500 adet değişik türlerde bitkinin yer aldığı bir kış bahçesi oluşturulmuştur. Bu dönemde yetiştirilen bitkilerin Sultan Abdülhamit’in tahtan indirilmesi olayından sonra bakımsız kalmış ve bozulmuştur.

Yıldız Bahçelerinde 1960 yılına gelindiğinde ağaçlara musallat olan bir hastalık sonucunda ağaç yoğunluğunu kaybetmiştir. Yine de Yıldız Parkının saray bahçeleri içerisinde en çok yerli ve egzotik bitki barındıran bir botanik bahçesi olduğunu söylemek mümkündür.

Yıldız Parkı Korusu Kahvaltı Yerleri ve Fiyatları

Malta Köşkü

Yıldız parkının içinde yer alan Malta Köşkü, Sultan Abdülaziz döneminde Malta’dan getirilen taşlardan yapıldığı için Malta Köşkü adını alıyor. Tarihte çok önemli olaylar ev sahipliği yapmış köşk Sultan 5. Murad başarısızlığa uğradığında tutulduğu aynı zamanda Mithat Paşa’nın da köşkün arkasında kurulan bir çadırda yargılandığı söylenmektedir.

1800’lü yıllardan kalma Neoklasik üslupta yapılan köşk dinlenme, seyir ve av köşkü olarak sarayda yaşayanlar tarafından kullanılmıştır. Tavanlar bile bu işleve yönelik olup av hayvanları, bitki motifleri ile bezenmiş. Tavan süslemeleri olsun mermer desenleri ve altın varakları ile günümüzde bu köşk restoran olarak hizmet vermektedir. Köşkte istediğiniz taktirde kahvaltı, akşam yemeği ya da çay kahve içebilirsiniz.

Boğaza nazır 80’e yakın kahvaltısı ile İstanbul’da tercih edilen mekanlardan bir tanesidir. Kahvaltı saatinin ardından köşk restoran olarak işlev sürmekte. Özellikle menüsünde yer alan Osmanlı saray  mutfakları lezzetlerini bu tarihi ortamda sanki o yıllardaki gibi yiyebilmek mümkün. Hafta içi her gün sabah 9 ile akşam 10,30 arasında hizmet vermekte.

  • Kahvaltı Fiyatları

Hafta içi sabah 9’dan öğlen 2’ye kadar olan kahvaltı menüsü 35 TL’dir. Hafta sonu ise sabah 9’dan öğlen 1.30’a kadar olan açık büfe mutfak ise 45 TL’dir.

  • Adres

Yıldız Mahallesi, Yıldız Parkı, Beşiktaş

Çadır Köşkü

Mimari bir anıt sayılan Çadır Köşkü, Çırağan Sarayı’nın karşısında bulunan girişin sol kolunda yer almaktadır. Parkın en büyük iki havuzunun birisinin önünde konumlanmıştır. 1997’den beri hem kafeterya hem de restoran olarak hizmet vermektedir.

Tarih 1871 yılını gösterdiğinde Sultan Abdülaziz’in isteği üzerine Balyan ailesi tarafından inşa edilmiştir. 2. Abdülhamit’ten sonra uzun yıllar boyunca kullanılmamış ancak 1949 yılında geçirdiği restorasyon sonrasında onarımı sağlanıp kullanıma açılmıştır. Malta köşküne oranla daha küçüktür. Sarayda yaşayan halk için günübirlik gezilerinde dinleme noktasıdır.

1940 yılında İstanbul Belediyesi’ne verildikten sonra birçok onarımdan geçmiş önce pastane sonra müze en sonunda da restoran olarak hizmete sunulmuştur. Kesme taştan beyaz ile kırmızının hakimiyetinde olan cephe oldukça basit dikdörtgen bir plana sahiptir.

Çadır Köşkünde kahvaltı yapmak yada akşam yemeği yemek isterseniz harika imkanlar sunmakta. Doğa içerisinde yapacağınız güzel kahvaltı hafta içi kahvaltı tabağı hafta sonu ise açık büfe olmak üzere size olanak sağlıyor. 10 kişinin üzerinde gittiğiniz takdirde mutlaka rezervasyon yaptırmanız gerektiğini hatırlatalım. Kahvaltı tabağında peynir, zeytin çeşitleri domates süzme bal gibi kahvaltılık ürünler ile yapılmaktadır.

  • Kahvaltı Fiyatları

Hafta içi sabah 9’dan öğlen 2’ye kadar olan kahvaltı menüsü 35 TL’dir. Hafta sonu ise sabah 9’dan öğlen 1.30’a kadar olan açık büfe mutfak ise 45 TL’dir.

  • Adres

Yıldız Mahallesi, Yıldız Parkı İçi, Beşiktaş

Kır Kahvesi

Kır Kahvesi köşklere nazaran daha çok bir şeyler atıştırmak isteyenlerin tercihi olan küçük fakat bir o kadar da nezih bir mekandır. Bu mekanın özellikle gözlemeleri çok meşhur. Gözleme çeşitlerinde patates, peynir, ıspanak, kıyma ve karışık olmak üzere 5 farklı opsiyon sunmaktadır. Gözlemelerin fiyatı ise 10 ile 15 TL arasında değişiklik göstermektedir. Kır kahvaltısının yanında özel aromaları ile nargile çeşitleri bile bulunmaktadır.

Hafta sonu koşu yapanların dinlendiği yer olan mekan, Yıldız Bahçesinin içeresinde yeşillikler arasında kalmaktadır. Buraya geldiyseniz mutlaka gözleme yemenizi tavsiye ederiz. Şayet gözleme damak tadınıza hitap etmiyorsa kavurma, salam, haşlanmış yumurta, tereyağı ve baldan oluşan özel bir kahvaltı tabağı sunmakta. Kahvaltı tabağı da sizi doyurmadıysa kavurmalı yumurta, menemen ve sahanda yumurta gibi opsiyonları da mevcut.

  • Adres

Yıldız Parkı-Beşiktaş, İstanbul

Yıldız Parkı Korusu Nerede, Nasıl Gidilir?

Adres: Yıldız Parkı – Beşiktaş / İSTANBUL

  • Avrupa yakası için; Eminönü – Beşiktaş, Sarıyer – Beşiktaş sahil yolunu takip ederek Yıldız parkına ulaşabilirsiniz.
  • Anadolu yakası için; Boğaziçi köprüsünü geçip Beşiktaş sapağından Yıldız Parkı tabelasını takip ederek ulaşabilirsiniz.

YAZAR BİLGİSİ
Modanium Özel
Modanium özel yayınıdır - Doğada seçimi kadın yapar !
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.