Vazgeçmek: İşte Bütün Mesele Bu !

Vazgeçmek: İşte Bütün Mesele Bu !
17 Aralık 2016 tarihinde eklendi, 746 kez okundu.

Bir kandırılmışlık hissi var içimiz de yarım kalmışlık, eksik bir duruş kalmış içimiz de. Sürekli bir yerlere bir şeylere yetişme arzusu. Neden onun var benim yok! Sürekli eksiğiz, sistem bizi eksiltiyor farkın da değiliz.

Yanıyormuyuz, yanılıyormuyuz? Belli değil. Belirsizlikten bir hayli yorgunuz, tüm hayatımızın sınırlarını çizmiş, kendi etrafımız da daireler çiziyoruz. İdeal eş profilleri çıkarıyor, proje çocuklar doğuruyoruz, biriside çıkıp demiyor ki; ‘Ne yapıyoruz biz?’

Mutluluk, hesap cüzdanlarımızda veya banka ekranlarımızda değil! Bir müzikte, sevgili ile yenen bir yemekte, bir çocuğun gülümsemesinde. İnsani gerekliliklerimiz ne zaman sırtımıza yük oldu? İnsan gibi hissetmek bir meziyet oldu. Teknoloji mi robotlaştırdı bizi ? Her geçen gün kolaylaşan ve rahatlayan bir yaşam döngüsü içerisindeyiz. Bu rahatlığın vermiş olduğu vazgeçmişliğin boşvermişliğin pençesindeyiz, bir hastalık gibi yapışmış yakamıza ümitsizlik, peşinden sürükleniyoruz.

Tatminsizleşiyoruz, köylülüğümüzden utanıp köy kahvaltısı adı altın da bizlere sunulana alkış tutuyoruz. Sistem, tozu dumana katıyor, boğuluyoruz.  Etrafımız, sevgisiz büyütülen çocuklarla doldu. Bu durum bireysel silahlanmadan daha tehlikeli. Bir gün hepimizin tek ümidi o sevgisiz büyüttüğümüz çocuklarımız olacak, kaderlerimiz onların ellerin de şekillenecek.

‘Bu durum sizi heyecanlandırıyor mu?’

Etrafımız küçük prens ve prensesler ile doldu taşıyor. İnsan olmanın erdemi ilk aile de öğretilirdi. Şimdi çocuklarımızın öğrendiği tek şey en iyi  Avm’lerin yerleri. Ne kadar üzücü bir erdem kaybı ve bir dejanarasyon söz konusu. Büyükleri ile alay etmeyi, hayat tarzı edinmiş, asiliği fıtrat kabul etmiş çocukları görünce, kalbimin köşesin de bir yer cız ediyor. Ailelerine, en çok da o çocuklara üzülüyorum. Malesef elimden birşey gelmiyor.

Bu durumun temel sebebi eğitimsizlik değil aslında. Teknoloji hayatımıza girdiğinden bu yana daha fazla araştırma gereksinimini yanın da getirmedi. Bir çok sosyal mecra değerli bilgi paylaşımları yerine, günlük hayatımızı sosyal medya üzerinden şekillendirmemize sebep oldu. Dahası bu bir akım oldu!

Biraz vazgeçmek biraz öze dönmek de fayda var. Yaşanılan bunca olay bizi insanlığımızdan arındırdı. Ne kadar para o kadar sevgi, çocuklarımıza mutluluğu satın almayı öğretiyoruz çok uzun zamandır. Küçük mutluluklar yaratmayı, küçük mucizeleri öğretmiyoruz. Oyunlarımız, eğlencelerimiz kısacası her şeyimiz endüstriyel bir paket halinde.  Paket mutluluk satın alıyor ve sistemin bize müsaade ettiği izin verdiği sürelerde gülüp eğleniyoruz. En  büyük özgürlüğümüz vazgeçebilmekken, biz bu hakkımızdan bir haber yaşıyoruz aslında.

Yeni bir telefon çıkmış almazsam ne derler?

Ayşeler Amerika’ya tatile gitmiş bende gitmeliyim.

Murat’ın yeni arabasını gördün mü?

Çok büyük bir ev almış niye benim yok ?

Her yıl ev eşyalarını değiştiriyormuş!

Onlar gidiyor diye  gitmek zorunda mıyız? Onların var diye bizimde mi olmalı ? Eksik mi oluyoruz yarım mı? Hayır! Neden öyle hissediyoruz biliyor musunuz ? Çünkü bizde olmayan şeylere sahip olduğumuz da mutlu olacağımıza dair kandırılıyoruz. Zamana ait olmak yerine zamana sahip olmaya çalışmak ne büyük bir ukalalık aslında. Bizim suçumuz mu tabi ki de bizim suçumuz. Önümüzde iki seçenek var; kapılıp gitmek ve farkına varmak! Farkındalık yaratmak. Fosforlu düşlerin ardına saklanıp kendi hayallerimizden vazgeçmemek temel esas aslında. Sistemden kopup kendi sistemlerimizi oluşturduğumuz da mutlak mutluluğun kapısından ilk adımımızı atacağız.

Bazen her şeyin vazgeçmek kadar kolay bir eylemden geçiyordur yolu, kim bilir.

Yazan: Dilara

Vazgeçmek: İşte Bütün Mesele Bu ! Konusuna 1 Yorum Yapıldı
  1. Ozlem dedi ki:

    Yüreğine ve eline sağlık Dilaracım. Çok güzel dile getirmişsin. Canı gönülden kutluyorum, tebrikler….

Sayfa başına git