Su Çiçeği İçin Hangi Doktora Gidilir ?

Su Çiçeği İçin Hangi Doktora Gidilir ?
12 Mart 2017 tarihinde eklendi, 193 kez okundu.

Su çiçeği için hangi doktora gidilir ? Su çiçeğine hangi bölüm bakar ve gidilir ? Su çiçeği hangi bölüme girer öğrenin.

Su Çiçeği İçin Hangi Bölüme Gidilir ?

Su çiçeği nedir, nedenleri, belirtileri ve tedavisi ile ilgili bilgileri aynı zamanda su çiçeğine hangi bölüm bakar sorusunun cevabını bu konumuzda öğrenebilirsiniz.

Su Çiçeği Nedir ?

Su çiçeği bir diğer adıyla varisella olarak bilinir. Vücutta oluşan yorgunluk ve ateş ile birlikte aynı zamanda kaşıntı ve kırmızı benekler halinde olan kişiden kişiye bulaşabilen bir hastalıktır. İlk çıktığı yer yüzdür ve genelde çocuklarda rastladığımız bir hastalıktır.

Su çiçeği varicellazoster virüsünü neden olduğu çocukluk yaşlarda geçirile bir hastalıktır. Çocukluk döneminde genelde herkesin başına gelmiş bir hastalıktır. Vücutta kırmızı pulcuklar ve içi dolu kabarcıklar oluşur. Bulaşıcı bir hastalıktır. Tedavisi kolay olmakla birlikte çok tehlikeli olmayan bir hastalıktır. Bu virüs herpes grubuna ait virüs tarafından vücuda bulaşır. Deri üzerinde bir bölgede kırmızı pulcuklar şeklinde çıkar daha sonra bütün vücuda yayılır. Virüs ağız yoluyla vücuda alınır ve ve vücut içinde hızla yayılır. Çoğalırken üst derinin yapısını bozar. En çok gözüktüğü yaş alanı 2-9 yaş aralığıdır. Yeni doğmuş veya 3 aydan küçük bebeklerde görülme olasılığı yok denecek kadar azdır. Bunun nedeni anne tarafından kazanılmış bağışıklıktır. Hastalık kış ve bahar mevsimlerinde daha çok yayılır. Eğer birey bir kez su çiçeği geçirmişse bağışıklık kazanır ve bir daha geçirmez. İstisnalar gözardı edilebilir. Su çiçeğinin tanısı vücutta gözüken döküntüler ile hemen konuşulabilir.

Su Çiçeği Nedenleri Nelerdir ?

Varicella zoster adı verilen bir virüs su çiçeğinin oluşmasına neden olur. Bu virüs aynı zamanda su çiçeğin yanında zona hastalıklarını da meydana getirir. Bu virüsün birinci enfeksiyonu ise daha çok çocuklara görülürken, çocuk yaşta yaşamayanlar bireylerde yetişkin zamanında görülür.

Su Çiçeği Belirtileri Nelerdir ?

Su çiçeği belirtisi baş ağrısı, karın ağrısı, ateş ve halsizliktir. Kızarıklıklar ise vücudun üst kısmında oluşmaya başlayarak aşağılara iner. Yani ilk kafa derisinde ardından yüz ve gövdede kendilerini gösterir.

Vücutta çıkan kırmızı pulcuklar hastalığın en önemli belirtisidir. 2-3 gün içerisinde lekeler kabarcıkları dönüşerek büyürler. Büyük kaşıntı isteği uyandırırlar ama kaşımamakta fayda vardır. O kabarcıkları kaşımak daha çok yayılmalarını sağlar. Acı vermezler ve büyüklükleri fazla değildir. İlk başta sırt ve göğüs bölgelerinde ortaya çıkarlar. Daha sonra ağırlaştığı zaman bacaklara ve kollara yayılabilir. Bir önemli belirti ise yüksek ateştir. En yüksek 39 dereceye kadar çıkar ama bazı ağır durumlarda 40 dereceye kadar çıktığı gözlemlenebilir. Hastalık uzun süre sürmez. 5 ile 15 gün içerisinde lekeler belli olmayacak şekilde kaybolurlar. Fakat kaşıntı çok olursa ve hasta sürekli yaralarını kaşırsa deride derin çukurlar oluşabilir ve iyileşe süreci uzar.

Su Çiçeği Tedavisi

Bu tedavide en etkili yöntem küçük yaşlardaki çocuğun  (1 yaşında olabilir) bir dozluk su çiçeği acısı yaptırılmasıdır. Bu aşı aynı zamanda yaklaşık yirmi yıllık bir koruyucu özelliği de taşımaktadır.

Eğer ki bu hastalığı geçiren çocuk lösemi hastası ise, aşı yapılmasının tehlikesi olabilir. Bu yüzden çocuğun doktor kontrolünden geçip gerekli şartları sağlaması durumunda aşısının yapılması gerekir.

Hamilelikte olan su çiçeği ise diğer kişilerdeki gibi kolay atlatılmaz. Bu hastalık hamilelerde gerek anneye gerekse bebeklere sorunlar yaratabilir. Özellikle su çiçeği hamilelerde zatürre oluşmasına sebep olabilir. Bu durumda yakalanan kadının sürekli olarak doktoru tarafından takip edilmesi gerekir. Hatta gerek duyulursa hastaneye yatırılması bile gerekebilir. Bu zaman sürecinde hastaya antibiyotik ile koruma sağlanır.

Hamilelik sırasında su çiçeği oluşmasında anneye bakış bebekte görülme olasılığı çok daha azdır. %97 oranında büyük bir olasılıkla bebekte bir etki olmayacağı görülür. Eğer ki %3’lük görülme ihtimali olursa bunun nedeni de konjenital sendromu veya yeni doğan su çiçeği olabilirken kan değerlerinin pozitif olması da bu küçük nedenin oluşmasına sebep olabilmektedir.

Su çiçeği kimde görülürse görürsün bulaşıcı bir hastalıktır. Bu sebepten dolayı bu hastalığa yakalanan kişinin kimseyle temas etmemesini ve kişilerle  mesafeli  olmaya dikkat etmesi gerektiğini tekrardan dile getiriyoruz.

Virüs kökenli hastalıklarda ilaç tedavisi olmadığı gibi su çiçeğinde de yoktur. Fakat deride ki geçmeyen kaşıntıyı azaltmak için doktorun önerdiği kremler veya losyonlar kullanılabilir. Evde tedavisi mümkündür. Hastanın yatağı temiz tutulmalı yastık yüzleri ve çarşafları sık sık değiştirilip hijyene önem verilmelidir. Hastanın kişisel eşyaları sürekli yıkanmalı ve temiz tutulmalıdır. Hastayı rahatlatmak amacı ile soğuk bir duş alınması sağlanabilir. Kaşınan yerlere zarar vermemek için hastanın tırnakları kesilmeli ve törpülenmelidir. Eğer hasta bebek ise ellerine eldiven giydirilmelidir. Hastanın giysileride sık sık değiştirilmeli ve temiz tutulmalıdır. Özellikle dikkat edilecek nokta iç çamaşırlarınında günlük olarak değiştirilmesi ve temiz tutulması gerekir. Hastalık bulaşıcı olduğu için hastanın odasında uzun süre kalınmamalı ve hasta odası sık sık havalandırılmalıdır. Hastalıktan korunmak için öncelikle su çiçeği geçiren biri ile yakın temas kurulmamalıdır. Su çiçeği geçiren çocuklar tamamen iyileşmeden yara kabukları dökülmeden okula gönderilmemelidir. Bu hastalığın aşısı şu anda devlet tarafından yapılan aşılar arasında bulunmaz ama kısa bir süre sonra ekleneceği söylenmektedir. Uygulama şu anda 12 aylıkken 1 doz, ilköğretim 2.sınıfta 1 doz olmak üzere 2 dozdan oluşur.

Su çiçeğine hangi doktor bakar ? Su çiçeği için hangi bölüme gidilir diye soruyorsanız dahiliye hastalıkları bölümüne gitmelisiniz.

 

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git