Sevgilisi Tarafından Üzüldüğü Halde Asla Vazgeçemeyen İnsanların Bildiği 13 Şey

Sevgilisi Tarafından Üzüldüğü Halde Asla Vazgeçemeyen İnsanların Bildiği 13 Şey
31 Mart 2017 tarihinde eklendi, 382 kez okundu.

1. Hepsinden önce ayrılık fikri korkutucudur. Sanki o giderse dünyadaki bütün düzen bozulacak, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak gibi gelir.

Sevgilisini, kendi dünyasının merkezine koyduğu için her şeyi olmuştur. Eğer o giderse dünyası yıkılacakmış gibi hisseder.

2. Verilen emekler, birlikte geçirilen güzel zamanlar düşünülür. Bu hissi bir başkasının hissettirmesi mümkün değildir.

Yaşanılan anılar, sadece içinde o olduğu için güzeldir.bir başkasının o anıları yaşattırması, o güzel duyguları hissettirmesi imkansız gibi gelir.

3. Sorunun kaynağı insanın kendisi olmasa bile sürekli kendini sorgular insan. Mutlaka kendinde bir hata bulup karşısındakini aklar.

İlişkide yaşanan sorunların kaynağı her zaman kendisinden kaynaklandığını düşünür. Karşı tarafın hataları affeder. Hep bir bahanesini bulur ve karşısındakinin hatalarını aklar.

4. “Onun da dertleri var” diye düşünür. Kendini her seferinde bir adım arka plana atar. Fedakarlıklarını yetersiz bulur, daha fazlasını yapmaya çalışır.

Her defasında kendisi fedakarlıkta bulunur fakat hep yetersizdir.

5. Birlikte yapılan planlar düşünülür. Onları sıfırlamak insana zor gelir, kendi hayal kırıklığını yaşamaktan korkar.

Birlikte yapılan gelecek planları, geçmişte yaşananları unutmak bırakı gitmek, unutmaya çalışmak zor gelir.

 

6. İşin içinde eğer aileler de varsa ayrılık fikrini onlara açıklamak bir zulüm gibi görünür. Biraz da bu yüzden kötü fikirleri erteler.

En acısı ve zoru da bu durumdur. Eğer aileler işin içindeyse bu durumu anlatmak çok zordur. Aileye bu durumu açıklamasının zor olmasının durumundan dolayı, arılık meselelerini erteler.

7. Yeni bir insanla sıfırdan ilişkiye başlamak zor gelir. Kendini tanıtması, yeni kişiyi tanıması, ona alışması fikri, gözünde zamanı büyütür.

Bazı şeyleri en baştan yaşamak zor gelebilir bazen. Bir başkasına alışmak da zordur. Hep eski günlerin gelir aklına.

8. Kendine olan güveni bu ilişki sırasında iyice yerle bir olmuş olabilir. “Başkası beni istemez zaten” diye düşündüğü için sorunlu ilişkisine daha da sarılır.

Sürekli ayrılık rüzgarları esen bu ilişkide, hatalarını kendinden bildiği için sevgilisini aklayan kişi, kendine güveni azalmış olabilir. Bir başkasıyla yapabileceğini, bir ilişkiyi yürütebileceğini inanmaz. O yüzden halihazırdaki ilişkisine daha çok önem verir.

9. Üzüntü, artık onun için kronik bir hal almıştır. Olayın dışına çıkamadığı için üzülmek de ilişkinin bir parçasıymış gibi düşünür.

Sevgilisi tarafından sürekli üzüldüğü için, üzüntünün bu ilişkinin bir parçası olduğunu kabullenmiştir. Ve üzüntü kronik öksürükler gibi artık rahatsız vermemeye başlamıştır.

10. Mantığı tamamen kendisini terk etmiştir. Varsa yoksa karşısındaki insanı ne kadar çok sevdiğini düşünür, gerçekçiliğini kaybeder.

Sevgilisi tarafından sürekli üzülen kişi,  mantığını artık kaybetmiştir. Mantıklı düşünemez. Onu ne kadar çok sevdiğini düşünüp dururken. Sevdiği için ondan vazgeçmezken, yıpranır gider.

11. Zamanın ne kadar da acımasız ve telafisi mümkün olmayan bir olgu olduğunu bilmez. En güzel zamanlarını, karşısındakinin onu üzmesine izin vererek geçirir.

Ve zaman geri dönüşü olmayan bir olgudur. Yaşanılanların, yapılanların telafisi yoktur. Mantığını kaybetmiş kişi, yaşanılası en güzel zamanlarını, sevgilisinin onun üzmesini seyrederek geçirir.

12. Ayrılırsa kocaman bir boşlukta kaybolacağını düşünür. Tek başına yaşamanın ne demek olduğunu unutmuştur.

Dünyasının yaşam merkezine sevdiğini koyduğu için o gider dünyası başına yıkılacak diye korkar. Sadece sevdiğiyle olduğu için çevresinden kedini soyutlamıştır. O giderse kimsesi kalmayacağını düşünür.

13. “Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil” cümlesinin ne demek olduğunu en iyi o bilir. Yorgundur, bitkindir, aşıktır…

Artık yaşadığı ilişkide üzülmeye alıştığı için, bu durum normal gelmeye başlamıştır. Şikayetçi olsa çaresi yok, bırakıp da gidemiyor vazgeçemiyor; sussa daha çok yıpranıyor. Kısacası her ikisi de yıkıp geçiyor. Zaman da bir şeyleri alıp götürüyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git