Rahim Ağzı Yarası Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Rahim Ağzı Yarası Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi
23 Şubat 2017 tarihinde eklendi, 352 kez okundu.

Rahim, kadınların en önemli organını oluşturur. Hem kadın sağlığı hem de üreme sağlığı konusunda çok önemlidir. İltihap ya da bir yara oluştuğunda en çok endişe ettiğimiz yerdir. Bu yüzden de çok dikkat edilmesi gereken yerdir. Hijyeni ya da bakımına çok dikkat etmek gerekir. En çok mikrop kapabilecek bölge olan rahim bölgesi, virüs kapmasıyla da bir çok hastalığı da beraberinde getirir. En çok karşılaşılanlar olarak da iltihap, yara gibi sorunlar vardır. Rahim ağzında çıkan yara ve iltihaplara çok dikkat edilmesi gerekir. Çünkü vücudumuzun en önemli yeri rahim bölgesidir. Eğer yara ya da iltihap büyürse daha ciddi sağlık sorunlarına da yol açabilir.

Bayanların %30‘ luk kesiminde bu şikayete rastlanmaktadır. Sağlıklı gebelik için de annelerin aklında soru işareti bırakan önemli bir problemdir. Dış yapıyı oluşturan vajinal doku da kızarıklık ve tahriş meydana getirmek de olup doktor muayenesi ile tedhiş edilmektedir.

Rahim ve rahim ağzı sağlığı üreme organlarının sağlığı ve korunması açısından çok önemli bir etkendir. Bu nedenle sağlıklı gebelik ve sağlıklı bir üreme organına sahip olabilmek için düzenli doktor kontrolleri ihmal edilmemeli ve belirtiler göz ardı edilmemelidir.

Rahim Ağzı Yarası Belirtileri Nelerdir ?

Rahim ağzı yarası belirtileri arasında öncelikle vajinal akıntı yer almaktadır. Adet dönemi sonrası ya da öncesi vajinal akıntınız rahim ağzı yarasının ilk belirtisidir. Daha sonra ise kaşıntı ile devam etmektedir. İdrara çıkarken yanma, kızarıklık, şişlik ile de devam eder. Bunların devamında ise iltihap kapması, cinsel ilişki sırasında çok ciddi ağrılar çekmeniz de bu belirtiler arasında yer alır. Cinsel ilişki sırasında zevk alamamanız da rahim ağzı yarası oluşumundan kaynaklı olabilir. Bel ağrısı olarak da kendini gösterebilir.

Rahim Ağzı Yarası Nedenleri Nelerdir ?

Rahim ağzı yaralarının temel sebebi cinsel ilişkidir. Cinsel ilişki sırasında tahriş, kızarıklık ve ağrı şeklinde oluşabilir. Bu durumda cinsel ilişkiye tedavi olana kadar ara vermelisiniz. Bir sebebi de birden çıkmasıdır. Yani nedensiz bir şekilde de rahim ağzı yarası oluşabilir. Doğum kontrol hapları, rahim ağzında oluşan enfeksiyonlar, genital siğil virüsleri de rahim ağzı yaralarını oluşturabilme etkisine sahiptir. Daha önce doğum yapmış kadınlar da da çok sık görülebilmektedir. Rahim ağzında oluşan hücresel değişiklikler, genital bölgede oluşan enfeksiyon gibi sebepleri de vardır. Fakat en önemlisi genital siğil virüsüdür. HPV de denir.

Eğer akıntınız varsa (kokulu -kokusuz rengi koyu veya açık fark etmez),rahim ağzında kaşıntı hissi sık sık tekrarlanıyorsa hiç beklemeden doktor kontrolüne başvurmalısınız. Bu gibi küçük semptomlarla başlayan yaralar tedavi edilmezse bedenimiz için zararlı olan virüsler yayılarak sizin ufak gördüğünüz ve önemsemediğiniz yaraları ilerleterek rahim ağzı kanserine çevirebilir.

Peki rahim ağzı yarası gebeliğe engel mi diye bir soru soracak olursak ;  gebeliğe engel olacak bazı etkenler içermektedir. Bu etkenlerin en önemlisi, rahim ağzındaki yaranın spermlerin girişine engel olmasıdır. Rahim ağzındaki yara bu nedenle gebeliğe engel olabilir. Rahim ağzında yara varken cinsel ilişki çok sağlıklı değildir.

Rahim Ağzı Yarası Tedavisi

Rahim ağzı yaraları kesinlikle tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Çünkü ciddi cilt hastalıklarına yol açacağı gibi hamile kalmanıza da engel olan bir hastalıktır. Ayrıca rahim ağzı yaraları rahim kanserinin ciddi bir şekilde başlamasını da sağlayabilir. Hatta rahim ağzı yaraları bir çok annenin kısırlığına neden olmaktadır. Rahim ağzında yara olan kadınların, düşük, erken doğum yapma gibi riskleri de çok fazladır. Bunların yanında göz ve karaciğer hastalıkları da oluşturabilir.

Rahim ağzı yaraları oluşumu gittikçe artıyorsa kesinlikle doktora başvurmalısınız. Bu tedavi süresince ise cinsel ilişkiye ara vermelisiniz. Rahim ağzı yaralarını önlemek için bazı tedbirler almanız da mümkündür. Bunların en başında temizlik gelmektedir. Vajinal duş, vajinal bölgenin temizliği bu tedbirlerin başında gelir. İç çamaşır seçimi de bu tedbirlerin içerisinde yer alır.

Rahim ağzı yarası tedavilerinde en çok iltihap sökücü yöntemler kullanılmaktadır. İltihap sökücü yöntemler ve antibiyotikler eğer ki işe yaramaz ve gittikçe yara büyürse başka yöntemler denenmektedir. Bunların en çok tercih edileni yakma tedavisi, dondurma tedavisi ve lazer tedavisidir. Yakma tedavisi, yarayı ısı yardımıyla tahrip etmektir. İltihaplı dokunun yakılması, dokunun öldürülmesi sağlanır. Yakma tedavisi en eski tedavi yöntemidir. Isının bir kalem şeklinde alet ile yaralı bölgeye temasıdır. Bu işlem sırasında hafif ağrı oluşması normaldir. Nadiren ise tıkanmalara yol açabilir. Dondurma tedavisi ise sıvı karbondioksit ya da azot yardımıyla yaranın dondurulması işlemidir. Dondurma yöntemi, yakma yöntemine göre daha avantajlıdır. Daha az ağrıya sebep olur. Daha kontrollü bir işlemdir ve tıkanmalara yol açmaz. Tabanca şeklinde bir cihaz ile uygulanır. Tabanca ucunun değdiği yerler donar. Son yöntem ise lazer yöntemidir. Dokuların lazer ile yok edildiği yöntemdir. Tedavi yöntemi ne olursa olsun işlemi takiben bir iki hafta vajinal akıntıya sebep olabilir. Bu tedavi süresince cinsel ilişkiye ara verilmelidir.

Evde kendi alacağınız tedbirlere değinmek gerekirse, iç çamaşırlarınızın temizliğine dikkat etmeli ve özellikle akıntınız varsa sık sık gün geçirmeden değiştirmelisiniz. Akıntınız başlamışsa günlük ped kullanımını ihmal etmemelisiniz. Bu hem sağlığınız açısından mikropların üremesinin yavaşlaması açısından faydalı olacak hem de koku oluşumunu büyük oranda engelleyerek sizi bir derece daha rahat ettirecektir. Özellikle sosyal hayatınızda koku oluşumu sizin öz güveninizi zedeleyici bir hal alabilir. Bu küçük ama önemli önlemleri göz önünde bulundurduğunuz da bu sorun büyük oranda ortadan kalkacaktır. Ek olarak cinsel yolla bulaşan virüs ve hastalıklardan korunmak için de gerekli tedbirleri almayı ihmal etmemelisiniz.(prezervatif kullanmak, çift eşlilikten korunmak gibi tedbirler).

Bitkisel Tedavi

En çok tavsiye edilen bitkisel kür, narın kabuklarının pişirilip süzülmesi ve şekerle karıştırılır. Bu karışım her gün içilir. Bunun dışında meşe kabukları da en çok tavsiye edilen kürlerdendir. Meşe kabukları da nar kabukları gibi yapılır ve bu suya badem yağı ilave edilir. Her gün hasta bu suya oturtulur. Mersin ağacı tohumu da başka bir yöntemdir. Bu tohum yine kaynatılır ve süzülür. Her gün içilmelidir. Nar çiçeği de tedavi yöntemleri arasındadır. Nar çiçeği bal ile karıştırılıp macun yapılır. Her gün bir kaşık alınır. Başka bir tedavi yöntemi de kekik yağıdır. Bir pamuk yardımıyla sürülmelidir. Bütün bunlar denenmelidir. Fakat işe yaramadığını ve kötüye gittiğini görmeniz halinde doktorunuza başvurmalısınız.

Hint leylağı, vajinal iltihaplanmayı tedavi etmenin yanı sıra, bu akıntının oluşturduğu kötü kokunun da giderilmesinde etkili bir göreve sahiptir. Kaynattığınız Hint leylağını günde bir kez özel bölgenizin temizliğinde kullanabilirsiniz.

Muz mucize bir meyvedir ve iltihap konusunda evde tedavi edici özelliği çok fazladır. Uyuşukluk sindirim sistemi problemi şikayetlerinde çok iyidir. Günlük bir ya da iki tane muz yiyin ya da dilerseniz iki çay kaşığı muz çiçeğini iki çay kaşığı toz haline gelmiş çam şekeri ile karıştırın. Günlük bir bardak tükettiğiniz de kısa zaman da iyi geldiğini siz de göreceksiniz. Doğada ki bu mucizeler sayesinde sağlığınıza önem verip bu tür iltihapları önleyebilirsiniz.

Elma şırası, vücudun yenilenmesini ve pH değerlerini normale çevirmeye yardımcı olur. Çemen otu, doğal bağışıklık düzenleyici olarak bilinir. Vücudun yenilenmesine ve değerlerin dengelenmesine yardımcı olur. Üzüm de doğal bağışıklık artırıcı özelliğine sahiptir. İncir, zehirli toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olmaktadır. Yaban mersini ve safran da iltihapların üzerinde tedavi etkisi bulunmaktadır.

Rahim ağzı yaraları üreme sağlığı açısından önemli olduğundan böyle durumlarda hamile kalmanız da çok riskli bir durumdur. Hem bebeğe hem de kendinize zarar verebilirsiniz. Çok dikkatli olmalısınız. Çoğu rahim ağzı yarası kendiliğinden geçebilmektedir. Fakat bazı yaralar kalır ve daha çok büyür. Rahim ağzı yaraları çıktığında çoğu zaman belirti vermez. Birden bire bir muayene sırasında öğrenebilirsiniz. O yüzden belli aralıklarla doktor muayenesi yaptırmanız sizin açınızdan sağlıklı ve faydalı olacaktır.

Sonuç olarak rahim ağzı yarası kadınlar açısından oldukça önemli bir hastalıktır. Belirtilerine oldukça dikkat etmek gerekir. Eğer ilerlerse kesinlikle doktorunuzla görüşmelisiniz. Çünkü ciddi cilt hastalıklarına ve rahim ağzı kanserine yol açabilir. Bu yüzden dikkatli olmalı ve bazı tedbirler alınmalıdır. Tedavi sürecinde doktorunuzun önerilerine uyarak kolay ve sağlıklı bir şekilde atlatabilirsiniz. Sağlıklı günler dileriz.

Benzer Yazılara Göz Attınız Mı ?
Sayfa başına git