On Gözlü Köprü / Diyarbakır

On Gözlü Köprü / Diyarbakır
4 Kasım 2017 tarihinde eklendi, 189 kez okundu.

Diyarbakır’a gidildiğinde mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri On Gözlü Köprüdür. Bu yazımızda sizlere On Gözlü Köprü’nün tarihi, özellikleri ve nasıl gidileceği hakkında bilgi vereceğiz.

Diyarbakır’da birazdan bahsi geçecek On Gözlü Köprü dışında da çok sayıda tarihi yapı ve mimari önem taşıyan binalar bulunmaktadır. Bunlara örnek verecek olursak: Hevsel Bahçeleri, Dört Ayaklı Minare, Hz.Süleyman Camii, Cemil Paşa Konağı ve daha pek çok sayıda camii. Bu kadar tarihi eseri bünyesinde barındıran Diyarbakır için kelimenin tam anlamıyla ‘açık hava müzesi’ desek yanılmış olmayız. Diyarbakır’da bulunan bu tarihi yapı ve mekânlar sadece yerli Diyarbakır halkı için değil tüm Anadolu ve Dünya tarihi için büyük önem taşımaktadır. Bu sebeple çok sayıda yerli ve yabancı turistler tarafından ilgi görmektedir.

Bütün bu tarihi yapılanmanın içerisinde On Gözlü Köprü de bütünün bir parçası olup sembol haline gelmiştir. Bu yapının en önemli ve anlamlı özelliği yıllardır efendiliğini koruyan Dicle Nehri’nin iki yakasını birbirine bağlıyor oluşudur. Yıllardır Dicle’yi örnek alarak varlığını korumuş bu köprü işlevini hakkıyla yerine getirmektedir. Bu bölgede meydana gelen savaşlarda ilk korunan ve kuşatılan yapı olması ne kadar önemli olduğu hakkında bilgi vermektedir. Bunun nedeni ise bu köprünün Diyarbakır’a geçmek için kullanılan tek bağlantı olmasından kaynaklanmaktadır.

On Gözlü Köprü ile Dicle Nehri yıllardır süren bir dostluğun timsalidir. Bu yüzden bu dostluğun diğer yanı olan Dicle Nehri’nin tarihsel detaylarından bahsetmekte fayda var. Rivayete göre Danyal’e (a.s.) Allah tarafından vahiy gelir ve şöyle buyurulur:

“Elindeki asa ile suyun çıkmış olduğu yerin ağzından itibaren başlayarak bir çizgi çiz böylece su senin izinden gelir. Fakat yetimlerin, dul kadınların, yoksulların, fakirlerin ve vakıfların mülküne ve malına geldiğin vakit, güzergâhını değiştir ki su onlara zarar getirmesin.”

Hz. Danyal de Allahü Teâla’nın bu emrine itaat eder ve buyrulduğu şekilde Dicle Nehri’nin yol güzergâhını başlamış olduğu noktadan çıkmak suretiyle, elindeki asa ile Basra Körfezi’ne kadar çizerek Nehrin akacağı istikameti tespit eder. Bu sebeple yol güzergâhı belirlenen nehrin akışı bazı bölgelerde belirtildiği gibi dünya mal ve mülküne denk geldiğinde Hz.Danyal Peygambere emredildiği biçimde çorak ve ıssız yere doğru çevrilmiştir. Bunun sebebi olarak da Dicle Nehri’nin çıktığı yerden Basra Körfezi’ne kadar olan güzergâhı üzerinde sıkça medreseler bulunur ve oldukça zikzaklı bir yoldur. Bu kıvrımların fazla oluşu akışına nazaran hiç kimseye zarar vermemesindeki hikmet peygamberlik mucizelerinden biridir. Tüm bu rivayetlerin işaretinde Dicle Nehri kutsal kabul edilmiş yıllarca önemini korumuş ve tarih boyunca saygınlıkla varlığını sürdürmüştür. Bu nehir On Gözlü Köprü’nün güneyine düşmüş olup ‘Allah’a giden yol’ adıyla da isimlendirilmektedir.

Bu köprü önceden Diyarbakır-Mardin yolu olarak kullanılan yolun üzerine inşa edilmiştir. Dicle Nehri’nin üstüne yapılan bu yapının bünyesinde bir kitabe bulunmaktadır. Bu kitabeye göre Nizamüddin ve Müeyyidüddeve tarafından yapıldığı bilgisi yer almaktadır. Yine bu kitabeden edinilen bilgiye göre yapının mimarisinin sahibi Sancaroğlu Ubeydoğlu Yusuf olarak bilinmektedir.

On Gözlü Köprü Tarihi ve Mimari Özellikleri

İnşa edildiği tarih 1065 olarak bilinen On Gözlü Köprü’nün yapımı Mervaniler zamanına denk gelmekte olup 17 800 m uzunluğa 5.60 m genişliğe sahiptir. Adından da anlaşılacağı üzere on adet göz yani kemerden oluşmakta ve boyut olarak en büyük kemerin açıklığı 14.70 m olarak ölçümlere geçmiştir. Köprünün planı incelendiğinde ortada bulunan üç gözün üstünün dar yapıldığı, batı tarafında yapılan beş gözün döşemesinin ise daha da geniş yapıldığı görülmektedir. Köprünün ayaklarındaki kemerler ise sivri şekilde inşa edilmiştir. Bu sivri inşa edilmiş ayaklardaki selyaranların boyutları değişkenlik göstermektedir, bazıları döşeme hizasına kadar yükselebiliyorken bazılarında hiç bulunmamaktadır.

Yapının genelinde siyah volkanik taş kullanıldığı gözlenmektedir. Aynı zamanda güney cephesinin korkuluğu ile kemerleri arasında uzun bir yazı frizi bulunmaktadır. Bu friz köprünün ilk üçayağını kapsamaktadır. Bahsedilen yazı iki satır olup çiçekli kufi yazısı şeklinde yazılmıştır. Bu kitabe beyaz mermere yazıldığı için ne yazık ki suyun rutubetinden zamanla deforme olmuştur. Bugüne kadar çok kez tadilat geçirmiş ve onarılmış olan köprü maalesef orijinalliğini yitirmiştir. Şehir merkezine oldukça yakın olan köprü özellikle Keçi Burnundan bakıldığında efsanevi manzara olarak kendini sergilemektedir.

On Gözlü Köprü Nerede, Nasıl Gidilir ?

Adres: Akçomak Mahallesi, Diyarbakır Mardin Yolu,  21750 – Çınar / Diyarbakır

Nasıl Gidilir: Diyarbakır’ın güneyinde ve şehirden 3 km uzaklıkta Mardin kapısının dışında bulunmaktadır. Özel araçla veya toplu taşıma aracıyla kolaylıkla ulaşım sağlanmaktadır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git