Obezite Nedir, Olmamak İçin Nelere Dikkat Etmeliyiz ?

Obezite Nedir, Olmamak İçin Nelere Dikkat Etmeliyiz ?
30 Kasım 2017 tarihinde eklendi, 170 kez okundu.

Son dönemlerin en çok artan hastalıklarından biri olan obezite, bazı kişiler tarafından hastalık olarak bile kabul edilmemektedir. Obezitenin hastalık olduğu kabul edilmedikçe de kişilerin obeziteden gördüğü zarar daha fazla artmaktadır. Obezite, en genel tanımı ile kişinin ideal kilosundan çok fazla kiloda olmasıdır ve fazla kiloların önemsenmemesi, git gide artması sonucu ortaya çıkmaktadır.

Obezite Hesaplama

Kişilerin olması gereken kiloları için dünya genelinde kabul görmüş bir parametre vardır. Beden kitle indeksi adı verilen bu parametrede kişilerin ağırlıkları ile boyları kriter alınmaktadır. Ağırlığın kilogram cinsinden değerinin, boyun metrekare cinsinden değerine bölünmesi ile bulunur. Bulunan değer ise şöyle yorumlanır:

  • <18.5 kilo azlığı >18.5-24.9 normal kilolu
  • 25-29.9 fazla kilolu
  • 30-34.9 hafif düzeyde obezite
  • 35-39.9 orta düzeyde obezite
  • 40> ağır obezite (morbid obezite)

Obezite Hangi Hastalıklara Neden Olur ?

Beden kitle indeksinin 30’dan fazla olması her yaş grubu için çok tehlikelidir. Çünkü fazla kilolar sonucunda oluşan obezite, beraberinde birçok hastalığı da getirmektedir. Olması muhtemel bazı obezite hastalıkları şunlardır:

  • Kalp-damar hastalıkları
  • Kolesterol ve trigliserit yükseklikleri
  • Hipertansiyon
  • Şeker hastalığı
  • Uykuda solunumun durması (uyku apnesi)
  • İlerlemiş varis
  • Reflü
  • Eklem romatizması

İdeal Karın Ölçüsü

Obez insanlar için fazla kilolar bu hastalıkların habercisi olabilir ancak kilosu, ideal kilosuna yakın (veya beden kitle indeksi 18.5-24.9 arasında olan) bir birey için de orantısız vücut şekli bu hastalıkların habercisi olabilir. Özellikle karın ve bel çevresinde biriken yağlar da sağlık için tehdit unsuru sayılmaktadır. İdeal karın ölçüsü erkek için karın çevresi 102 cm’den, kadın için de karın çevresi 88 cm’den fazla olmamalıdır. Bu ölçülerden daha geniş karın çevresine sahip bireylerde metabolik bozukluk olma ihtimali, dolayısıyla da yukarıda sayılan hastalıkların kendini gösterme ihtimali artmaktadır. Ayrıca beden kitle indeksi ve karın çevresinin ölçüsü kadar önemli olan bir diğer parametre de bel-kalça oranıdır. Bu oran bel çevresinin cm cinsinden değerinin, kalça çevresinin cm cinsine bölünmesi ile bulunur. Kadınlarda 0.8’den, erkeklerde de 0.95’ten fazla olmaması istenir.

Obezitenin Nedenleri

Obezitenin oluşmasında çok farklı nedenler olsa da en büyük faktör günlük hayat rutinleridir. Çağımızda insanların en büyük problemi çalıştıkları yoğun iş temposundan dolayı kendilerine ayıracak zamanlarının kalmamasıdır. Bu nedenle uzun vadede kendi sağlıkları için elzem olanları bile ertelemeye hatta yapmamaya başlarlar. Bunların sonucunda da önce fazla kilolar daha sonra da diğer hastalıklar oluşur. Kişilerin beslenme düzenleri, sporsal faaliyetleri, uyku kaliteleri, alkol ve sigara gibi bağımlılıkları, stres düzeyleri ve hatta günlük tüketilen su miktarları sağlıklarını bire bir ilgilendiren faktörlerdir.

Sağlık için tehdit unsuru oluşturan her faktör, insanlar üzerinde önce kilo artışı olarak etki eder. Fazla kilolar zamanla obeziteye neden olur ve akabinde sağlığı olumsuz yönde değiştirir. Hem kilo almamak için hem de sağlığın bozulmaması için her yaştan bireyin öncelikle beslenmesine dikkat etmesi gerekir. Son dönemlerde yapılan tüm araştırmaların gösterdiği ortak sonuç, insanların fazla kilo almasında yanlış beslenme alışkanlıklarının %70-80 oranında etkili olduğudur. Yanlış beslenme alışkanlıkları ile doğru beslenme alışkanlıkları arasında çok belirgin farklar vardır. Yanlış beslenme alışkanlıklarının en başında günlük alınması gereken karbonhidrat ile yağ ihtiyacının gerekenden fazla alınması ve kötü kaynaklardan tercih edilmesi gelmektedir. Özellikle günlük beslenmelerinde karbonhidrat ağırlıklı beslenen kişilerde obeziteye yakalanma riskinin daha fazla olduğu görülmüştür.

Birkaç yıl öncesine kadar beslenme uzmanlarının bile tavsiye ettiği sağlıklı beslenme şeklinin yanlış olduğu ve doğru bilinenlerin aslında çok yanlış olduğu yapılan birçok araştırma ve geliştirme çalışmalarıyla kanıtlanmıştır. Eskiden önerilen günlük sağlıklı beslenme şekli şöyleydi:

  • 6-11 porsiyon karbonhidrat (ekmek, makarna, pirinç ve tahıllar)
  • 2-4 porsiyon meyveler
  • 3-5 porsiyon sebzeler
  • 2 porsiyon süt veya süt ürünleri (peynir, yoğurt vs.)
  • 2-3 porsiyon protein (kırmızı et, kümes hayvanları, balık, yumurta, baklagiller, ceviz)
  • Ara sıra tüketilmesi gerekenler ise yağ kaynakları

Ancak yapılan çalışmalarda (bu çalışmalara her yaştan ve beden kitle indeksi her gruptan olan kişiler de dahil edilmiştir) insanların kilo almasında ve sonrasında gelişen hastalıkların oluşmasında karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin çok etkili olduğu görülmüştür. Karbonhidrat kaynakları yani ekmek, makarna, pirinç ve tahıllar vücuda girdikten sonra basit şekerlere dönüşmektedir.

Glisemik İndeks Nedir ?

Basit şeker içeriği yüksek gıdalar glisemik indeksleri yüksek gıdalardır. Glisemik indeks skalası 0 ile 100 arasında bir skaladır. Yiyecek ve içeceklerin basit şeker içerikleri yükseldikçe glisemik indeks değeri 100’e yaklaşır. Glisemik indeks vücuttaki insülin ve glukagon hormonlarının çalışmasını etkileyen bir değerdir. Yüksek glisemik indeksli gıdalar, vücuda besin girdikten sonra salgılanan insülin hormonunun aniden yükselmesine neden olur. İnsülinin aniden yükselmesi aniden düşmesine ve bu nedenle de kişilerin daha kısa sürede acıkmasına neden olur. Kısa zaman dilimlerinde acıkan kişiler, daha fazla besine ihtiyaç duyarlar ve bu da kilo alımına, obeziteye neden olur.

Obeziteye Yakalanmamak İçin Ne Yapmalıyız ?

Dengeli Beslenme

Obeziteden kurtulmak ve yakalanmamak için de yapılması gerekenlerin en başında glisemik yükü düşük gıdaları tercih etmek gelmektedir. Eskiden önerilen beslenme şeklinde yer alan günlük tüketimde az porsiyonlarda yer alan gıdalar aslında insanların daha fazla tüketmesi gereken glisemik yükü düşük gıdalardır.

Protein ve yağ oranı düşük olan gıdalar, insan beslenmesinde daha fazla yer alması gereken gıdalardır. Ancak burada çok önemli bir detay vardır ki bu gıdaların kaynakları ve pişirilme şekilleridir. Protein kaynaklarının yani kırmızı et, kümes hayvanları, deniz ürünleri ve bitkisel protein kaynağı olarak bilinen bakliyatların haşlanarak, ızgara edilerek veya fırınlanarak tüketilmesi gerekir. Bu pişirim şekilleri yerine, kızartılarak tüketilen bu gıdalar insan sağlığı için ciddi tehdit oluşturmaktadır.

Yağ kaynakları ise tereyağı ve zeytinyağı gibi doğal içerikleri zengin yağlar şeklinde tercih edilmektedir. Özellikle fast food tarzında hazırlanan gıdalardan alınan yağlar kimsenin tüketmemesi gereken yağlardır. Ayrıca düzgün beslenmeye dikkat edildiği kadar dikkat edilmesi gereken bir diğer konu da, kilo sorunu olan veya olmayan herkesin günde 2-3 litre arasında su tüketmesi gerektiğidir. Su tüketimi sadece obezite için değil, tüm metabolik sistemlerin düzgün çalışması için elzemdir.

Düzenli Spor

Obezite ve diğer sağlık sorunlarının oluşmasında beslenme kadar etkili bir diğer faktör günlük yapılan sporsal aktivitelerdir. Sporsal aktivitede söz konusu olan profesyonel anlamdaki spor değildir. Kişilerin yaş, kilo ve özel durumlarına göre kendilerini zorlamadan ancak kalori yakımına neden olacak şekilde hareket etmeleridir. Örneğin obez teşhisi konulmuş bir birey, günlük 20 dakika kadar yavaş tempolu yürüyüşlerden başlayarak kalori yakımını hızlandırabilir.

Alkol ve Sigara İçmemek

Alkol ve sigara gibi bağımlılıklar da bilinen tüm zararların yanı sıra obeziteye de neden olmaktadır. Sigara vücuttaki yağ yakımını hızlandıran hormonların çalışmasını yavaşlatarak, kasları eriten hormonların çalışmasını tetiklemektedir. Alkol tüketimi de vücutta yağ hücrelerinin oluşmasına ve mevcut yağ hücrelerinin büyümesine neden olmaktadır. Bu bağımlılık bir arada olunca da hem kilo artışı hem de bel çevresinde biriken yağların oluşumu gözlenmektedir.

Kaliteli Uyku

Obeziteye neden olan ve olmamak için dikkat edilmesi gereken diğer faktörler de kaliteli uyku ile stres düzeyidir. Aslında ikisi arasında büyük bir ilişki kurulan bu faktörler, vücudun tüm işleyişini değiştirmektedir. Stresten uzak durmak için, kişiler hoşlarına gidebilecek hobiler ile daha fazla ilgilenmelidir. Bu hobiler sporsal etkinlikler olabileceği gibi; resim, müzik, heykel gibi sanatsal etkinlikler de olabilir veya yabancı dil öğrenmek bile kişilerin sıkıntılı ruh hallerinden uzaklaşmalarına yarabilir. Uzmanların önerdiği kaliteli uyku ise karanlık ve sessiz ortamda, rahat yatak ve yastık ile minimum 6-7 saat arasında olan uykudur.

Benzer Yazılara Göz Attınız Mı ?
Sayfa başına git