Nevşehir Gezilecek Yerler | En Güzel 37 Yer

    05.05.2020
    Nevşehir Gezilecek Yerler | En Güzel 37 Yer

    Merkezinden Kızılırmak Nehri’nin geçtiği Anadolu’nun en etkileyici illerinden biri olan Nevşehir, Türkiye’nin İç Anadolu Bölgesi’nin Orta Anadolu Bölümü’nde bulunuyor. Komşu illeri Kayseri, Niğde ve Kırşehir’dir.

    “Güzel atlar” ülkesi anlamına gelen Kapadokya 60 milyon yıl öncesinde lav ve küllerin aşınmasıyla ortaya çıkmıştır. Kırşehir, Aksaray, Niğde ve Kayseri illerinin bir kısmını kapsayan bölgenin ana merkezi Nevşehir’dir. Bu sebeple Nevşehir dediğimizde aklımıza gelen gezilecek yerlerin en başında Kapadokya gelir. Dünyaca ünlü Kapadokya, geniş bir alanı kapladığı için tarihi günümüze taşıyan başta yer altı şehirleri olmak üzere sınırları içerisinde pek çok tarihi yapı ve eser barındırmaktadır. Kapadokya’da hala keşfedilmeyi bekleyen ve çalışmaları devam eden tarihi yapılar yer almaktadır. Hristiyanlık tarihi açısından büyük öneme sahip olan Kapadokya her sene Avrupa’dan gelen pek çok misafiri burada ağırlıyor. Nevşehir’de gezebileceğiniz birçok tarihi müze ve tarihi yapı bulunuyor. Ayrıca Dünyanın sayılı yer altı şehirlerine sahiptir. Daha önce benzerini görmediğiniz eşsiz yer altı şehirleri büyük ilgi görüyor. Sadece tarihi ile değil, doğal güzellikleri ile de heyecan uyandıran Nevşehir ilinde gezebileceğiniz pek çok ören yeri ve vadiler bulunuyor. Hazırladığımız gezi rehberine hemen göz atarak, Nevşehir gezilecek yerler ile ilgili listenize ekleyebileceğiniz en güzel yerleri keşfedebilirsiniz.

    Kapadokya Balon Turu

    Kapadokya bölgesine gelip balon turu yapmadan dönmek istemezsiniz. Kapadokya’nın eşsiz güzelliğini gün doğumunda tepeden görmek için harika bir etkinliktir. Sabahın erken saatlerinde gitmeniz gerektiğini özellikle vurgulamak gerekiyor. Çünkü balonlar sıcak havada uçuş yapamıyorlar. Uçmak için sıcak havaya ihtiyaç duydukları için hava ısındığında uçmak mümkün olmuyor. Kapadokya’da balon turu yapabileceğiniz pek çok tur firması bulunuyor. Kapadokya’nın Ürgüp, Göreme, Uçhisar gibi yerlerinden balon turuna katılabilirsiniz. Tur firmaları sabahın erken saatlerinde sizi otelinizden alarak kahvaltı imkanı sağlıyor. Siz kahvaltınızı yaparken balon uçuş için hazırlanıyor. Pilotun size güvenlik önlemlerini anlatmasının ardından uçuş başlıyor. Gökyüzüne yükseldikçe Kapadokya’yı seyretmenin heyecanı da artıyor. Çok farklı bir hava aracı olan balona dümen ve direksiyon olmadan yön vermek ustalık istiyor. Balonu kullanan pilotlar rüzgarı kullanarak farklı rotalar belirleyebiliyorlar. Yaklaşık 1000 ile 1500 feet arasında bir yüksekliğe ulaşılıyor. Yani daha anlaşılır olması için yaklaşık 900 metre kadar yükseğe çıktığınızı söyleyebiliriz. Balonla Kapadokya turu yapanların yukarıdan gördüğü manzara eşsizdir. Bir masalın içindeymiş gibi hissettiren manzarasında doğanın güzelliği ile tarihin dokusunu bir arada görüyorsunuz. Gün batımında ışığın yansımalarıyla birlikte Kızılırmak, Erciyes ve Hasan Dağı daha da belirginleşiyor. Ürgüp, Göreme, Uçhisar gibi Kapadokya bölgesinin tamamını, peri bacalarını ve güvercinlikleri seyredebiliyorsunuz.

    Tur firmaları 1-1,5 saat süren uçuşun ardından size yüzünüzü güldürecek bir karşılama yapıyor. Balon turundan sonra sizin için bir kutlama hazırlayan firmalar yörenin üzümlerinden yapılmış bir şampanya ile dönüşünüzü taçlandırıyorlar. Bazen bu kutlama bir madalya ya da sertifika ile de olabiliyor. Kutlamanın ardından tur firmasının transfer servisi ile tekrar otelinize dönebiliyorsunuz.

    Aklınıza “Kapadokya’da balon turu sadece sabahları mı olabiliyor?” diye bir soru gelebilir. Bu konu ile ilgili bilgi vermek gerekirse Kapadokya’da balon turu 2 uçuş şeklinde yapılıyor. İlk uçuş, sabahın erken saatlerinde gün doğumunda yapılandır. İkinci uçuş ise geç uçuş denilen uçuştur. Gün doğumundan sonra havanın durumuna göre düzenlenir. Hava sıcaklığı belli bir derecenin üzerindeyse ve rüzgar hızı 11 km’den fazla ise hiçbir uçuş yapılamıyor. Ancak rüzgar 11 km hızın altında ve hava sıcaklığı çok yüksek değilse sabah saatleri haricinde de uçuş için uygun koşullar oluşabiliyor. Bu sebeple balon turu yapmak isterseniz o gün hava şartlarının elverişli olmasına dikkat edin. Kapadokya balon turu her yılın 12 ayı her mevsim düzenleniyor. Güvenlik koşulları sağlanabildiği sürece zaman sınırlaması yok. Tek şart o gün rüzgar ve hava durumunun elverişli olmasıdır. Balon uçuşları rüzgarlı havalarda yapılamayacağı gibi yağmurlu havalarda da gerçekleşmiyor. Balon turu için önceden rezervasyon yaptırmanız mümkün. Ancak hava koşulları uygun değilse ücret kesintisi olmadan tur şirketinden paranızı geri alabiliyorsunuz ya da sonraki günlere erteleme şansınız olabiliyor.

    Kapadokya’da balon turu yapmak isteyenler ama güvenliğinden endişe edenler içinde hemen bilgi verelim. Firmaların çalıştığı pilotların tamamı FFA Sivil Havacılık Sıcak Balon Lisansı’na sahip. Balonlar ise sıklıkla Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından kontrol ediliyor. Balonla uçtuğunuzda zorunlu uçuş sigortası da yapıldığını belirtelim.

    Balon turuna 10-20 kişi arası katılabileceğiniz gibi daha az sayıda katılım sağlamanız da mümkün. Özel günler için tercih edebilirsiniz. Özel olarak kiralamak istediğinizde fiyatlandırma farklı oluyor. Bilgi almak için aşağıda belirtilen tur firmaları ile iletişime geçebilirsiniz.

    Atmosfer Balloons (Avanos), Sultan Balloons (Uçhisar), Skyway Balloons (Ürgüp), Royal Balloon (Göreme), Kapadokya Balloons (Göreme), Anatolian Balloons (Göreme), Voyager Balloons (Göreme), Göreme Balloons (Ürgüp), Ürgüp Balloons (Ürgüp), Cappadocia Balloon Turca (Avanos), Sultan Balloons (Uçhisar), Kaya Balloons (Ürgüp)Voyager Balloons (Göreme), Cappadocia Balloon Turca (Avanos).

    Müzeler

    Nevşehir Hacıbektaş Atatürk Evi Müzesi

    Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesindeki Zir Mahallesi’nde bulunan Nevşehir Hacıbektaş Atatürk Evi Müzesi, Nevşehir’in merkezine yaklaşık 45 km uzaklıktadır. Nevşehir’in merkezinden Hacıbektaş ilçesine giden araçlarla kolaylıkla ulaşım sağlanabiliyor.

    Ziyaret saatleri

    • Pazartesi günü dışında haftanın her günü hizmet veriyor.
    • Yaz sezonlarında saat 19:00 a kadar
    • Kış sezonunda saat 17:00’de kapılarını kapatıyor.
    • Yaz sezonunda saat 09:00 ‘da açılan müze,
    • Kış sezonunda ise saat 08:00 de ziyaretçilerini kabul etmeye başlıyor.
    • Ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2001 yılında restore edilmiştir. Daha sonra müzeye dönüştürülerek hizmet vermeye başlayan Atatürk Evi, 22-23 Aralık 1919’da Atatürk’ü ağırlamıştır. Sivas Kongresi sonrası bu evi ziyaret eden Atatürk’ün kişisel eşyaları ve birçok belgesi de bu evde sergileniyor.Şu anda müze olarak hizmet veren Atatürk Evi’nin temeli 19. yüzyılda atılmış. Kerpiç arasına hatıl atılarak inşa edilmiştir.

    Nevşehir Hacıbektaş Arkeoloji ve Etnografya Müzesi

    1988 yılında kapılarını ziyaretçilere açan Nevşehir Hacıbektaş Arkeoloji ve Etnografya Müzesi, Nevşehir İlimizin Hacı Bektaş ilçesinde bulunuyor. Pazartesi hariç her gün ücretsiz olarak ziyaretçi kabul ediliyor. Müze’de Prof. Dr. Kemal Balkan öncülüğünde yapılan kazı çalışmasından çıkarılmış arkeolojik kalıntılar sergileniyor. Sulucakarahöyük’ten 1967-1976 yılları arasında Hellenistik, Frig, Roma, Eski Tunç Çağı ve Geç Bizans dönemlerine ait pek çok kalıntılarla birlikte yöresel özellikler gösteren etnografik eserler de bulunmuştur. Ankara Üniversitesi Dil, Tarih, Coğrafya Fakültesi’nden Prof.Dr. Kemal BALKAN ‘ın yapmış olduğu çalışmalar neticesinde müzede pek çok eser sergileniyor. Müzede pişmiş topraktan amfora, yemek kapları, sunak kapları, küpler, kemikten objeler ve sikkeler yer alıyor. Müzenin Etnografya bölümünde 19.yüzyıl ile 20. yüzyılın başlarına ait elbiseler, bakır kap kacak, gümüş takılar, silahlar, kilimler ve peşkirler bulunuyor.

    Nevşehir Müzesi

    Nevşehir’in merkezinde bulunan Nevşehir Müzesi’ne Üçhisar yönünden gelirken şehir merkezine varmadan önce sağa doğru yönlendiren tabelalar vasıtasıyla kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

    1967’de hizmet vermeye başlayan Nevşehir Müzesi, Nevşehir’in ilk müze çalışmaları döneminde açılmıştır. Bugün ziyaret edilen noktasına 1987’de taşınmıştır. Merkez Kütüphane Müdürü Hamit Özalp’in çabalarının bir neticesi olarak günümüzde hizmet vermeye başlayan Nevşehir Müzesi, 1963- 1964 yıllarında Hamit Özalp’in çevreden topladığı eserlerle var olmaya başlamıştır. 1966 yılında aş evi ve sübyan evi olarak hizmet veren Damat Paşa Külliyesi’nin bir bölümü olan bina müze olarak kullanılmıştır.

    Sayısız eserler görebileceğiniz Nevşehir Müzesi’nde arkeolojik ve entografik binlerce eser bulunuyor. Sikkeler, tabletler, mühürler ve el yazması kitaplarda sergileniyor. Pek çok yazma eser, kadın ve erkekler için yöresel elbiseler, kilimler ve aydınlatma araçları gibi ilgi çekebilecek parçalar görülebiliyor.

    Nevşehir Müzesi’nde Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi eserlerinin yanı sıra çok eski çağlara ait kalıntılarda vardır. Neolitik, Hellenistik, Kalkolitik, Tunç, Frig, Roma ve Bizans dönemlerinde bulunan sayısız eserler Nevşehir Müzesi’nde görülebiliyor. Eserlerinin zenginliği açısından mutlaka görülmesi gereken Nevşehir Müzesi, ilk ziyaret edilecek müzeler arasına alınmalıdır. Yakınlarda konaklamak isteyen ziyaretçiler için pek çok seçenek bulunuyor.

    Ortahisar Etnografya Müzesi

    Nevşehir’in merkezine yaklaşık 22 km uzaklıkta bulunan Ortahisar Etnografya Müzesi, Kapadokya bölgesi içinde bulunan Ürgüp’ün Ortahisar beldesinde yer alıyor. Adından da anlaşılacağı üzere yörenin etnografik müzesidir. Bölgenin etnik kültürünü tanıtan müzede gezilebilecek 12 oda şeklinde bölüm bulunuyor. Ziyaretçilerin gidebileceği bir kafeteryası da var. Yörenin etnik yapısını merak edenler için oldukça keyifli gezilebilecek hamam, köy odası, yöresel kız isteme ve kına gecesi sahneleri ve mankenler bulunuyor.

    Hacıbektaş Veli Müzesi

    Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde yer alıyor. 13.yüzyılda Hacı Bektaşi Veli Külliyesi olarak Türk Mutasavvıfı Hacı Bektaş Veli tarafından yaptırılmıştır. İnsan sevgisi, toplumsal eşitlik ve hoşgörüden yola çıkan Hacı Bektaş Veli, felsefesini bugün tüm dünyaya duyurmuştur. Her yıl ziyaretçilerle dolup taşan müze, Hacı Bektaş Veli Külliyesi 1.Avlu (Nadar Avlusu), 2.Avlu (Dergah Avlusu) ve 3.Avlu (Hazret Avlusu) çevresindeki yapılardan oluşmaktadır. Hacı Bektaş Müzesi içinde daha başka görebileceğiniz Aş Evi, Tekke Camisi, Nihman Evi, Meydan Evi, Kiler Evi, Kızılca Halvet, Kırklar Meydanı, Hacı Bektaş Veli Türbesi, Güvenç Abdal Türbesi, Balım Sultan Türbesi bulunuyor.

    Ürgüp Müzesi

    Nevşehir’in merkezinde bulunan Ürgüp Müzesi, İl Emniyet Müdürlüğü ile Adalet Sarayı arasında Kayseri caddesinde bulunuyor. Ziyaretçileri tarafından ücretsiz olarak gezilebilen müze pazartesi hariç her gün ziyaretçilere açılıyor. Tamamlanıp hizmete açılması 1971 yılında olmuştur. Müzede sergilenen eserler 1965 yılından itibaren Temenni Tepesi’nde bulunan tek kubbeli yapıda toplanmaya başlamıştır.

    Müzede taş, pişmiş toprak eserler, mamut dişi fosilleri, deniz mahsulleri fosilleri, Eski Tunç Çağı, Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait eserlerin yanı sıra Osmanlı ve Selçuklu dönemi eserleri de yer alıyor. Gümüş, altın, bronz sikkeler ve madalyalar dikkat çekiyor. Müzede, dokuma, taş, maden, cam, seramik lambalar, aydınlatma araçları, elbiseler, silahlar gibi pek çok Ürgüp ve çevresini yansıtan eserler sergileniyor.

    Damat İbrahim Paşa Külliyesi

    Nevşehir şehir merkezinde bulunan Külliye, Camicedit Mahallesi’nde bulunuyor. Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından 1720 yılında yaptırılmıştır. Eski zamanlarda medrese olarak hizmet veren Külliye’nin avlusunda Damat İbrahim Paşa ve oğullarının mezarları bulunuyor. Nevşehir şehir merkezine yolunuz düşerse bu değerli yapıyı da ziyaret edebilirsiniz. Haftanın her günü ücretli olarak ziyaret edilebiliyor.

    Göreme Açık Hava Müzesi

    Göreme’ye 2 km mesafede Kılıçlar Vadisi karşısında bulunuyor. Göreme’den hareket ederek tabelalarla kolaylıkla ulaşabileceğiniz Göreme Açık Hava Müzesi’ne ait otoparka aracınızı park edebilirsiniz. Unesco Dünya Mirası Listesi’nde yerini almış olan Göreme Açık Hava Müzesi, Nevşehir’e 13 km, Ortahisar’a ve Çavuşin’e 3 km mesafededir.

    Vadinin içine oyulmuş müzede, otuma mekanları, kiliseler, şapeller ve yemekhaneler bulunur. Manastır hayatının başlangıcı olduğu düşünülen Göreme Açık Hava Müzesi’nde ilk boyama eserlerinin oluştuğu bilinir. Geometrik şekillerle yapılmış süslemeler dikkat çekicidir. Müze’de bulunan frekslerde İncil ve Hz. İsa’nın sahneleri oluşturulmuş. Haftanın her günü ücretli olarak misafir kabul edebiliyor.

    Kapadokya Sanat ve Tarih Müzesi

    Ürgüp’ün Mustafa Paşa Köyü’nde Türkiye’nin ilk el yapımı bebek müzesini gezebilirsiniz. Özel müze olarak tarihe geçmiş Kapadokya Sanat ve Tarih Müzesi’nde Türk tarihini konu alan kompozisyonlar bulunuyor. Müzede el yapımı pek çok eser sergileniyor. 150 yıllık tarihi bir bina restore edilerek hayata geçirilmiştir.

    Tarihi Yerler

    Dereyamanlı Kilisesi

    Avanos’un 1 km batısında konumlanan Dereyamanlı Kilisesi 2.yüzyılın öne çıkan kiliselerinden biridir. Vatikan temsilcileri bölgeye gelen dini gruplar tarafından kullanılabilmesi için talepte bulunmuştur. Bunun üzerine belediyenin onayı ile hizmete açılmış kilise ziyarete açıktır. Kapadokya’nın en eski kiliselerinden biri olan Dereyamanlı Kilisesi mimarisi ile göz alıcıdır. Kapadokya’nın büyüleyici kayaları oyularak inşa edilmiş kilisenin duvarlarındaki süslemeler ve haç kabartmaları hemen göze çarpıyor. Hz.İsa ve Meryem Ana freskleri de görmeye değer.

    Saruhan Kervansaray

    Nevşehir’de Aksaray-Kayseri güzergahında Avanos ilçesinin 5 km güneydoğusunda yer alıyor. Sarıhan Kervansaray İstanbul Bağdat arasındaki en önemli duraklardan biriydi. 2000 m2 lik inşaat alanına sahip Sarıhan Kervansaray, 1249 yılında 2.İzzettin Keykavus döneminde yapılmıştır. Avanos’u görmeye gelen ziyaretçiler eşsiz mimarisiyle dikkat çeken bu yapıyı ziyaret edebilirler.

    Uçhisar Kalesi

    Uçhisar Kalesi Kapadokya’daki en yüksek tepede bulunuyor. Son zamanlarda oldukça yoğun ziyaretçi almaya başlayan Uçhisar Kalesi’nden bütün Kapadokya bölgesini seyredebildiğiniz gibi Hasan ve Erciyes Dağlarını da görebilirsiniz. Kapadokya’nın tamamını kuş bakışı görebileceğiniz tek yer olan Uçhisar Kalesi eşsiz bir manzaraya sahiptir. Bölgedeki butik oteller ve otantik dükkanlar her yıl ziyaretçi akınına uğruyor. Bu bölgeye gezmeye gelenler kalenin zirvesindeki oyma küp, oyma mezar ve büyük sarnıçı da görebiliyorlar. Tarih boyunca arap akınlarından korunmak için adeta sığınak görevi görmüş bölgede çok sayıda ev, sığınak, sarnıç, depo, mahsen ve mezar bulunuyor.

    Uçhisar Kalesi, birbirine bağlı 2 adet peribacasının birleşiminden oluşmuştur. Büyük olan peribasacına “Ağanın Kalesi” küçük olan peribacasına ise “Çavuşun Kalesi” adı verilmektedir. Kapadokya’nın eşsiz güzelliğini gün batımında görmek isterseniz Avanos’a geldiğinizde Uçhisar Kalesi’ni mutlaka görmenizi tavsiye ederiz. Ücret ödeyerek haftanın her günü ziyaret etmeniz mümkün.

    Sinasos (Mustafapaşa Köyü)

    Ürgüp’e 5 km mesafede bulunan “Sinasos” olarak da bilinen Mustafapaşa Köyü hem doğal güzelliği ile hem de tarihi dokusu ile ziyaretçilerin ilgisini topluyor. Mustafapaşa Köyü, farklı din ve kültürlere sahip milletlerin barış içinde yaşadığı Kapadokya bölgesinin en iyi örneklerinden biridir. Anadolu tarihinde Türkler ve Rumların beraber paylaştığı bölge olarak bilinen Mustafapaşa Köyü hala eski güzelliğini koruyor. Kültür Bakanlığı tarafından koruma altına alınmış pek çok ev, kilise ve şapel bulunuyor.

    Mustafapaşa Köyü’nün yaklaşık %80 i Rumlardan oluşmaktadır. Köyün ekonomisi ticaret yapan gayrimüslimlerin elindeydi. Müslümanlar, gayrimüslimlere yardımcı olacak az gelirli işlerde görev alıyorlardı. Yıllarca saygı ve sevgi içinde yaşayan Türkler ve Rumlar Lozan Antlaşması imzalandığında 1924’de ayrılmak zorunda kaldılar. Anlatılanlara göre bu dönemde Rumlar ve Türkler sarılarak ayrılmışlardır.

    Köy meydanına gittiğinizde ilk göze çarpan Aziz Konstantinos-Eleni Kilisesi ve 1900 yılında inşa edilen Osmanlı eserlerinden biri olan Mehmet Şakirpaşa Medresesi’dir. Köyde bulunan Aziz Nikolaos Manastırı ise 19. yüzyılda inşa edilmiş hem Müslüman hem de Hristiyan halk için önemli görülen ve kutsal sayılan bir yapıdır.

    Mustafapaşa Köyü’nde Osmanlı dönemine ait görülebilecek camiler;

    • Cami-i Kebir, Sipahi
    • CamiŞeyh Ali Cami
    • Merkez Camii’dir.

    Köy meydanından Güney Batı tarafına doğru gidildiğinde varacağınız Saklı Vadi’de bulunan Aziz Grigorios Kilisesi’de bu bölgede görülmesi gereken yerlerden biridir. Köyde inşa edilen 60 adet kiliseden günümüze kalan sadece 10 civarındadır. Bu kiliseleri de gittiğinizde görebilmeniz mümkün. Mustafapaşa Köyü’nde Maraşoğlu Köprüsü’nün yanında ise ücretsiz ziyaret edebileceğiniz bir yer altı şehri vardır.

    Taşkınpaşa Külliyesi

    Ürgüp’e 18 km mesafede Damsa Köyü’nde bulunan Taşkınpaşa Külliyesi’ndeki taş işçiliği görülmeye değerdir. Taşkın Paşa tarafından inşa edilen Türbe Selçuklu dönemine aittir. Medrese, Cami ve iki türbeden oluşan yapının 1236 yıllarında yapıldığı düşünülüyor. Cami’nin minaresinde yazan 1236 tarihi o dönemde yapıldığı bilgisini veriyor. Ankara Etnografya Müzesi’nde Cami’nin ceviz ağacından işlenerek yapılan mihrap kısmı sergilenmektedir.

    Temenni Türbesi ve Anıt Mezarları

    Ürgüp’ün en yüksek noktasında konumlanan şehri tüm güzelliği ile resmeden Temenni Tepesi, gün batımını seyretmek için ideal bir yer. Güneşin batışını seyretmek için yukarı çıktığınızda bu eşsiz manzarayı görmek için gelen birçok misafir ile karşılaşabilirsiniz. Tepeye ulaştığınızda burada gezebileceğiniz türbeler yer alıyor. Tepe isminin temenni olmasının sebebi burada bulunan türbelerden birine dilek dilemek için bez bağlanmasından dolayı Temenni Tepesi olarak anılmaya başlamıştır. 3.Alaeddin Keykubat’a ait mezarı burada görmeniz mümkün. Ayrıca kutsal olduğu düşünülen Temenni Tepesinde taka mezar bulunuyor. Eski dönemlerde taka mezarlara aynı anda 5 kişi gömülürmüş. İnsanlar buraya gömülebilmek için sıraya girerlermiş.

    Kadı Kalesi ve Altıkapı Türbesi

    Temenni Tepesi’nin 500 m kuzeyinde Bulunan Kadı Kalesi Selçuklular döneminde kale olarak inşa edilmiş. O zamanlar “Kadınlar Kalesi” olarak bilinen bu kaleye kadınlar ve çocuklar sığınırmış. Kalenin içinde Damsa Çayı’na kadar uzanan bir gizli geçit yer alıyor.

    Yine Selçuklular döneminden kalma Altıkapı Türbesi, zamanın ünlü Selçuklu komutanlarından biri tarafından yaptırılmış. Selçuklu komutanının 12.yüzyıl ya da 13.yüzyıl sıralarında türbeyi eşi ve çocuğu için yaptırdığı tahmin ediliyor.

    Üç Güzeller Peribacaları

    Ürgüp merkez’de bulunan Üç Güzeller Peribacaları Ürgüp’te mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Şapkalı yapılarıyla oldukça ilgi uyandıran Üç Güzeller hakkında pek çok hikaye yer alıyor. En bilinen hikayelerden biri ise insanların bir sebepten taşa dönüşmeleridir. Üç Güzeller Peribacaları’nda 2 büyük, 1 küçük peribacası bulunuyor. Toplam 3 adet olmasından dolayı Üç Güzeller olarak anılıyor.

    Nevşehir Kalesi

    Nevşehir Kalesi, Nevşehir şehir merkezinin tepesinde bulunuyor. Nevşehirli Damat İbrahim Paşa aracılığı ile Osmanlı döneminde sağlamlaştırılmıştır. Nevşehir Kalesi’nin inşa edilmesindeki maksat 12.yüzyılda Selçuklular döneminde kervan yolunu korumaktır. Selçuklu döneminde Bağdat’a giden kervan yolu büyük bir öneme sahipti. Sağlam bazalt bir tepeye inşa edilmiş Nevşehir Kalesi, Cumhuriyet döneminde tekrar onarılmıştır. Günümüzde çeşitli etkinliklere de ev sahipliği yapan Nevşehir Kalesi’nin avlusu park olarak tasarlanmıştır. Kale gezintisinden sonra bu keyifli parkta vakit geçirebilirsiniz.

    El Nazar Kilisesi

    El Nazar Kilisesi, Göreme-Müze yolunun yaklaşık 800 m sağ tarafında uzanan vadide konumlanmıştır. 10.yüzyılın sonlarında yapılmış olan El Nazar Kilisesi Kapadokya bölgesinde bulunan peribacalarından birinin içine oyulmuştur. Tabanı haç şeklinde oturtulmuş bir yapı olarak tasarlanmış kilisenin içinde kronolojik olarak sıralanmış sahneler bulunmaktadır. Unesco Kültür Mirasi Listesi’nde yer alan El Nazar Kilisesi’nin gelenleri hayran bırakan büyüleyici sahnelerinde;

    • İsa’nın Mabede Takdimi
    • İsa’nın Çocukluğu
    • Müjde
    • Ziyaret
    • Kudüs’e Giriş
    • İsa Çarmıkta
    • İsa’nın Cehenneme İnişi
    • İsa’nın Göğe Çıkışı
    • Madalyonlar İçinde Aziz Portreleri
    • Vaftiz, Lazurus’un Diriltilmesi
    • Başkalaşım ve Elizabeth’in Takip Edilişi yer almaktadır.

    Ören Yerler

    Göreme Ören Yeri

    Göreme’ye 2 km mesafededir. M.S. 4.yüzyıla uzanan tarihi ile Kapadokya’nın en önemli merkezlerinden biridir. İlk Hristiyanlık tarihinin başlangıcı olduğu düşünülen bölgede Kayseri Piskoposu Aziz Basil öğretilerini anlatmaya başlamıştır. O zamanlar başlayan eğitim ve öğretim 13.yüzyıla kadar devam etmiştir. Vadide uzun yıllar manastır hayatı yaşanmıştır. Göreme Ören Yeri’ndeki kiliselerin içinde o dönemi yansıtan eşsiz süslemeler ve sahneler göze çarpıyor. Göreme’ye gezmeye gelenler için bu büyüleyici kaya yerleşim yeri mutlaka görülmeli. Göreme Açık Hava Ören Yeri’nin içinde bulunan Karalık Kilise de çok fazla ziyaret alan görülmesi gereken yerlerden biridir.

    Çavuşin Ören Yeri (Çavuşin Kilisesi)

    Nevşehir’in Göreme İlçesi’ne 2,5 km mesafededir. Göreme-Avanos yol kenarında bulunur. Çavuşin Kilisesi 964-965 yıllarında inşa edilmiştir. İmparator Nicephorus Phocas adına yapıldığı bilinen kilise 2018 yılında acil koruma müdahalesi kapsamında geçici olarak ziyaret alımını durdurmuştur.

    Yeşilhisar Soğanlı Ören Yeri

    Yeşilhisar Soğanlı Ören Yeri, Kayseri’ye bağlı bir yer olsa dahi Kayseri şehir merkezine 80 km, Nevşehir şehir merkezine 60 km mesafede bulunuyor. Bu sebeple Yeşilhisar Soğanlı Ören Yeri’ni Nevşehir’e geldiğinizde gezebileceğiniz yerler arasına alabilirsiniz. Yeşilhisar’ın Soğanlı beldesinde yer alan Soğanlı Vadisi’nin antik adı “Soandos” dur. 850 yıllarında bu vadide bulunan 200 adet kilise ve manastırdan günümüze kalan sadece 50 adet kilisedir. 50 adet resimli kilise arasında 10 adet kilise şu anda ziyaretçilere açıktır. Diğer 40 adet kilise yöre halkı tarafından güvercinlik olarak kullanılıyor. Soğanlı Vadisi’nde görülmeye değer için ziyaretçi bekleyen kiliseler, Kubbeli, Yılanlı (Canavar), Karabaş, Saklı, Geyikli ve Tahtalı (Azize Barbara) ‘dır. Soğanlı Vadisi’nde yöre halkının yaptığı bez bebekler dünyaca tanınmıştır. Kapadokya bölgesine gelen turistler tarafından büyük ilgi gören bez bebeklerin yayılma noktası Soğanlı Vadisi’dir.

    Gülşehir Açık Saray Ören Yeri

    Gülşehir Açık Saray Ören Yeri, Gülşehir ilçesinin merkezine 3km mesafede bulunuyor. Gülşehir merkezine geldikten sonra kolaylıkla tabelalar takip edilerek ulaşım sağlanabilir. Roma döneminin hatırı sayılır psikoposlarından biri olan Gülşehir Açık Saray Ören Yeri, tüf kayalar arasına oyulmuştur. 9.yüzyıl ile 10.yüzyıl sıralarında yapıldığı düşünülmektedir. Ziyaretçiler Ören Yeri’ne ücretsiz olarak girebiliyorlar. Yürüyüş yapmak isteyenler için vadi içinde yürüyüş parkurları, harabeler ve kaya mezarları da bulunuyor.

    Gülşehir’in simgesi olarak bilinen “mantarkaya” oluşumları da bu bölgeye gelen ziyaretçiler tarafından oldukça ilgi görüyor. Yer altı şehirleri ile ünlü Nevşehir’in bu bölgesinde de yer altı şehirleri ve mağaraları yer alıyor. Ayrıca Tavla (At Damı), Küçük Saray, Dört Sütunlu Manastır, Beşik Tonozlu Yapı, On iki Sütunlu Kilise, Boğalı Kilise ve Merdivenli Mesken bu bölgeyi görmek için gelenlerin ziyaret ettiği yerler arasında bulunuyor. Her yıl doğaseverlerin bolca ziyaret ettiği Ören Yeri’nde trekking için 7 km uzunluğunda parkur yer alıyor.

    Nevşehir Zelve Paşabağlar Ören Yeri

    Avanos’a 5 km, Paşabağlar’a 1 km mesafede bulunan Nevşehir Zelve Paşabağlar Ören Yeri, Paşabağlar mevkiinde bulunuyor. Özel araçlarla gidilebileceği gibi otobüsle de kolaylıkla Ören Yeri’ne varabilirsiniz. Sivri uçlu ve geniş gövdeli peri bacalarını görebileceğiniz Zelve 9.yüzyıl ve 13.yüzyıllarda Hristiyanların yerleşim yeri olduğu kadar dini merkezlerinden biriydi. İlk dini seminerlerin bu bölgede papazlara verildiği düşünülüyor. Balıklı, Üzümlü ve Geyikli kiliseleri bu bölgede bulunuyor. Aziz Simeon adına yapılmış şapelde bu bölgede görülmeye değer yerlerden biridir. Ücretli olarak burayı ziyaret edebilirsiniz.

    Yeraltı Şehirleri

    Derinkuyu Yeraltı Şehri

    Nevşehir’in Derinkuyu ilçesinde yer alan, Derinkuyu Yeraltı Şehri ve Müzesi’ne Nevşehir-Niğde yolu üzerinden kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Nevşehir’e 30 km mesafede olan Derinkuyu, Niğde’ye 50 km mesafededir. Gizemi günümüzde hala tam olarak çözülememiş olan Derinkuyu Yeraltı Şehri’nin mükemmelliği gelen ziyaretçileri hayrete düşürüyor. 50.000 kişiyi barındırma kapasitesi olan Derinkuyu Yeraltı Şehri, en alt katta bile oksijen ihtiva edebiliyor. İlk Hristiyanların bu bölgede yaşadığı düşünülüyor.

    Eskiden “Melegobia” olarak anılan Derinkuyu İlçesinin tarihi M.Ö. 3000 yıllarına kadar uzandığı tahmin ediliyor. Asur kolonilerinden, Romalılara ve Bizanslılara kadar gelen tarihi boyunca ad ve din değiştirerek Kapadokya olarak anılmaya başlamıştır.

    Derinkuyu Yeraltı Şehri, Kapadokya bölgesindeki en büyük yer altı şehridir. 7 kilometreye ulaşan genişliği ve 85 metre yüksekliği ile dünyanın bilinen en büyük yer altı şehirlerinden biridir.

    Tatlarin Yeraltı Şehri

    Tatlarin Yeraltı Şehri Nevşehir’in Acıgöl ilçesine 10km uzaklıktadır. Nevşehir-Aksaray yolu üzerinden tatların kasabasına ulaşabilir.Tabelaların yardımıyla kolaylıkla Tatların Yeraltı Şehri’ne varabilirsiniz. Tatların- Aksaray arası ise 50 km mesafededir. Dolmuş ve otobüsleri kullanarak Nevşehir şehir merkezinden de rahatlıkla gidebiliyorsunuz. Hitit, Frig, Roma ve Bizans dönemlerine ait izler taşıyan Tatlarin Yeraltı Şehri’nden günümüze pek çok efsane ve hikaye ulaşmıştır. Tatlarin Yeraltı Şehri ilk kez 1975 yılında keşfedilmiştir. Sadece 2 katı temizlenen Yeraltı Şehri’nin bu bölümleri ziyaretçilere açılmıştır. 15 metre bir tünel vasıtasıyla Yeraltı Şehri’ne giriş yapılabiliyor. Hala çalışmaları devam eden Tatlarin Yeraltı Şehri’nin içinde mezarlar, zindan, mutfak, kiler, salon, erzak çukurları ve ahırlar yer alıyor. 13.yüzyıla ait olduğu düşünülen 2 adet kilisenin sfenkslerinde yer alan sahneler oldukça ilgi çekiyor. Hristiyanlık temalarının işlendiği Hristiyan azizleri, Konstantin ve Helena, Michael ile Gabriel melekler, Hz. Meryem, Hz. İsa’nın çocukluğu, cennete girişi, bebekliği, Kudüs’e giriş, çarmıh ve Metamorfoz sahneleri görülmeye değerdir. Burası ücretsiz olarak görülebiliyor.

    Özlüce Yeraltı Şehri

    Özlüce Yeraltı Şehri ‘ne Nevşehir – Derinkuyu karayolu üzerinden ulaşabilirsiniz. Tabelaları takip ederek Kaymaklı Kasabası’na ulaştıktan sonra 6 km batıya giderek yeraltı şehrini görmek mümkün. Özlüce Köyü’nde yer alan Yeraltı Şehri henüz tam olarak temizlenememiştir. Göçük olma tehlikesi dolayısıyla şu anda ziyarete açık değildir.

    Mazı Yeraltı Şehri

    Nevşehir’in Ürgüp İlçesinde Mazı Köyü’nde bulunan Mazı Yeraltı Şehri, Ürgüp’ün güneyinde bulunuyor. Mazı Köyü antik çağlarda “Mataza” olarak anılırdı. İsmini de bulunduğu köyden almıştır. Yeraltı Şehri’ne 4 adet giriş belirlenmiştir. Eski çağlarda 4 adet yer altı giriş noktasının dev sürgü taşlarla gizlendiği görülmektedir. Yer Altı Şehri’nde ahır, kilise ve görevli odaları bulunuyor. Yer altı şehrine indiğinizde muhteşem mühendislik detayları dikkat çekiyor. Hayran bırakacak nitelikte tasarlanmış şırahane’de görülmeye değer.

    Özkonak Yeraltı Şehri

    Nevşehir’in Avanos’a bağlı Özkonak Kasabası’nda yer alan Özkonak Yeraltı Şehri Nevşehir şehir merkezine 35 km, Avanos’a 14 km mesafede bulunuyor. Nevşehir-Avanos yolu üzerinden Özkonak istikametinde ilerlenerek Yeraltı Şehri’ne ulaşım sağlanabiliyor. Şehir merkezinden hareket eden tur otobüsleri ile bu bölgeye rahatça ulaşabilirsiniz. İdiş Dağı’nın kuzey yamacına konumlanan Yeraltı Şehri volkanik granit tüf tabakalarının olduğu alan üzerinde konumlanmıştır. İçinde hava bacaları, şırahane ve su kuyusu bulunan Yeraltı Şehri’nde her kat arasında haberleşmeyi sağlayan uzun ve dar delikler dikkat çekiyor. Haberleşme için açılan bu delikler yaklaşık 5-8 cm arasında değişen çok ince kanallar şeklinde oyulmuş. Günümüz mühendislerinin hala gizemini çözemediği bu teknoloji hava geçirgenliği sağlayabiliyor. Mısır piramitlerinde de havayı içeride tutabilen buna benzer yapı görülmektedir. Ayrıca düşmandan korunmak için yapılmış ok ve mızrak fırlatma yerleri ve kızgın yağ dökmek için açılan kanallar bulunuyor. Bunların yanı sıra şarap ve su depoları, mezarlar, havalandırma ve kuyular yer alıyor. Şehrin en alt katında ise hapishane olarak yapıldığı düşünülen bir bölüm mevcut. M.Ö. 400’lü yıllarda inşa edildiği tahmin edilen Yeraltı Şehri’nin geçmişi Hitit dönemlerine kadar uzanıyor.

    Sivasa Gökçetoprak Yeraltı Şehri

    Nevşehir’in Gülşehir İlçesi’nin 35 km. batısında yer alan Gökçetoprak Köyü’nde bulunuyor. Sivasa Gökçetoprak Yeraltı Şehri Fransız araştırma ekibi vasıtasıyla ilk kez 1989 yılında keşfedilmiştir. Sivasa Gökçetoprak Yeraltı Şehri diğer yer altı şehirlerinden çok farklı olan jeolojik yapısıyla dikkat çekiyor. Yapısında bulunan kırmızı kahverengi arası bir renk olan çamur taşının üzerinde iri taneli tüf ve sert volkanik yapı olan andezit kayalar bulunuyor. Sivasa Gökçetoprak Yeraltı Şehri bu kayalar içine yapılmıştır. İçinde su kuyuları, depo, samanlık ve ahır yer alıyor.

    Kaymaklı Yeraltı Şehri

    Nevşehir’in Kaymaklı kasabasında bulunuyor. Nevşehir’e yaklaşık 20 km mesafededir. Görülmesi gereken en önemli yer altı şehirlerinden bir tanesidir. Kaymaklı Yeraltı Şehri’nde devam eden çalışmalarla her geçen zaman içinde yeni yerler keşfedilmektedir. Buna rağmen Yeraltı Şehri’nin bu zamandaki hali ile bile çok zengin alanları olduğu görülmektedir. 8 katlı olan yer altı şehrinin ilk 4 katı ziyarete açıktır. 5000 kişinin yaşamasına olanak sağlayan Kaymaklı Yeraltı Şehri 10 km uzunlukta bir tünelle Derinkuyu Yeraltı Şehri’ne bağlanıyor. Kaymaklı Yeraltı Şehri’nde oda ve salonlar, su kuyuları, su mahsenleri, mutfak, erzak depoları bulunuyor. Tarihi M.Ö. 3000 yıllarına uzanan bu şehir, Hititler, Asurlar ve Frigler gibi uygarlıklara ev sahipliği yapmıştır.

    Vadiler

    Ihlara Vadisi

    Dünya’nın en büyük kanyonlarından biri olan Ihlara Vadisi, Kapadokya bölgesi içinde Aksaray’da yer alıyor. Genellikle Nevşehir sınırları içerisinde yer aldığı sanılan Ihlara Vadisi Aksaray’a bağlıdır. Aksaray İline 40 km mesafede, Nevşehir İline yaklaşık 100 km mesafededir. 14 kilometrelik vadi içinde tarih kokan yaşam alanları ve kiliseler bulunuyor. Nevşehir ve çevresi Hristiyanlığın ortaya çıktığı önemli yerlerden biridir. Ihlara Vadisi hatırı sayılır dini merkezlerden biri kabul edilmiştir.

    Bu bölgede bulunan Hasan Dağı’ndan çıkan lavların oluşturduğu volkanik kayaçlar zamanla aşınarak Ihlara Vadisi’ni oluşturmuştur. 120 metreye kadar yükselen Kanyon, Ihlara’dan başlayarak Selime’ye kadar uzanır. “Dönerek akan bu suyun haklı” tabiri Melendiz Çayı’nın hareketinden geliyor. Bu bölgede yaşayan o dönemin halkı “Dönerek akan bu suyun haklı” yani “Pesistremma” olarak biliniyordu. 4. yüzyılda pek çok Hristiyan din adamı bu bölgede yetiştirilmiştir. Bunlardan Kayserili Basilius ve Aziz Nazianzoslu Gregorius’u sayabiliriz. Ihlara Vadisi’nde görebileceğiniz halka açık 14 adet kilise bulunuyor. Bunlar Sümbüllü, Yılanlı, Kokar, Prenliseki, Eğritaş, Direkli, Saint Georgeus, Karagedik, Ala, Bezirhane, Bahattin Samanlığı, Batkın ve Ağaçaltı Kiliseleri’dir. Tarih kokan bu eski yerleşim alanlarını dolaşırken Melendiz Çayı’nın üzerinde kurulan çardaklarda dinlenerek huzur bulabilirsiniz.

    Pancarlık Vadisi

    Pancarlık Vadisi, Ürgüp-Mustafapaşa yolu arasında bulunuyor. Ortahisar Kasabası’na 4 km mesafededir. Safari yapmayı sevenler için ideal olan bu vadi özellikle bahar aylarında ziyaretçilerine birbirinden güzel çiçekleriyle rengarenk bir görsel şölen hazırlıyor. Pek çok manastır ve kilise gezebileceğiniz Pancarlık Vadisi’nde en çok dikkati çeken kiliseler Pancarlık, Ala Kilise, Kepez ve Sarısa Kilisesi’dir.

    Gomeda (Üzengi Vadisi)

    Ortahisar ve Ürgüp arasında yer alan Vadi girişinde ilk göze çarpan Alakara Kilisesi’dir. Kayalara oyulmuş bu kilisenin 200 m kadar ilersin de Aziz Basilios Kilisesi vardır. Vadi boyunca eşlik eden bitki örtüsü görülmeye değerdir. Üzengi Vadisi’ndeki bölgenin en bakir yerlerinden biridir. Özellikle bahar aylarında akan suyu taşkın bir halde görebilirsiniz. Bu bölgede dolaşan ziyaretçilerin bahar aylarında ayakkabı ve kıyafetleri buna göre seçmeleri gerekiyor.

    Kızıl Vadi

    Kızılçukur Vadisi olarak da bilinen Kızıl Vadi, Ürgüp’e 5 km mesafededir. Her sene bolca turist alan vadinin en büyük özelliği etkileyici bir coğrafi güzelliğe sahip olmasıdır. Kapadokya bölgesinde nadir görülen kızıl kayalara sahiptir. Güneşin batışıyla birlikte Vadi kızıla boyanıyor. Pek çok turist güneşin batmasından yaklaşık 2 saat önce bu bölgeye gelip Kızıl Vadi’nin kızıla boyanmasını görmek için bekliyorlar. Kızı Vadi’ye gelirken yol üzerinde eskiden keşişlerin yaşadığı Üzümlü Kilisesi’ni de ziyaret edebilirsiniz.

    Pembe Vadi

    Pembe Vadi, Ürgüp ile Avanos arasındaki karayolunun ortasında bulunuyor. Pembe Vadi’nin en büyük özelliği peribacalarının tavşan ya da deveye benzetilmesidir. Volkanik patlamalarla çıkan lavların oluşturduğu Pembe Vadi, bu harika doğa olayının oluşturduğu kalıntılara hayran bırakacak niteliktedir. Vadide yürüyüş yapabilir ve muhteşem manzarayı seyredebilirsiniz. Güneş batarken vadinin rengarenk oluşu bu saatlerde bölgeye çok fazla turistin gelmesine sebep olur.

    Paşabağ Vadisi

    İrili ufaklı peribacalarının yer aldığı “Keşişler Vadisi” olarak da bilinen Paşabağ Vadisi Avanos’un 3 km güneyinde bulunuyor. Keşiş Simeon’un inzivaya çekildiği hücre olarak bilinen Başabağ Vadisi’nin tam ortasında 3 başlı peribacası dikkat çekiyor. Peribacalarının en güzel örneklerini görebileceğiniz Başabağ Vadisi büyüleyici güzelliktedir. Bu peribacalarından birkaçı içi oyularak şapel haline getirilmiş. Şapellerin içini aydınlatacak pencereler oluşturulmuş.

    Nevşehir’e Nasıl Ulaşım Sağlarsınız?

    Demiryolu ile Ulaşım

    Nevşehir’e gitmek için demiryolunu tercih edenler yolda daha uzun süre harcayacaktır. Fakat rahat ve nostaljik bir yolculuk yapmak için tercih edecek olursanız direkt olarak Nevşehir’e trenle ulaşamayacağınızı bilmeniz gerekir. İstanbul ve Ankara’dan hareket eden trenlerin Nevşehir’e en yakın noktası Kayseri Tren Garı’dır. Adana, Niğde, Malatya, Ankara, Kurtalan, Sivas ve Diyarbakır’dan direkt olarak tek seferle Kayseri Tren Garı’na gelmek mümkün. Aktarma yapacak olursanız diğer illerimizden Kayseri’ye trenle ulaşım sağlayabilirsiniz. Kayseri Tren Garı’na vardıktan sonra otobüs terminaline gitmeniz gerekir. Kayseri otobüs terminali ile Kayseri tren garı arasındaki mesafe 8 km’dir. Nevşehir-Kayseri karayolu mesafesi ortalama 80km’dir. Yani 1,5-2 saat arası süren bir yolculuğun ardından Nevşehir’e ulaşabilirsiniz.

    Havayolu ile Ulaşım

    Nevşehir’de bulunan Nevşehir Kapadokya Havalimanı Türkiye’nin her yerinden rahatlıkla ulaşım imkanı sağlıyor. Havalimanı olan tüm illerimizden Nevşehir’e kolaylıkla gelme imkanınız var. Nevşehir Havalimanı’na geldikten sonra buradan hareket ederek havayolu şirketlerinin transferlerini, taksiyi ya da minibüsü kullanarak istediğiniz yerlere gidebiliyorsunuz. Ayrıca bazı otellerin ücretsiz havalimanı transferleri de bulunuyor.

    Karayolu ile Ulaşım

    Nevşehir’e karayolu ile ulaşmak isteyenler otobüsü tercih edebileceği gibi kendi özel araçlarını da kullanabilirler.

    Türkiye’nin her ilinden Nevşehir’e kolaylıkla otobüs bulmanız mümkün. Pek çok otobüs firması Nevşehir’e ulaşım sağladığı için size uygun zaman dilimlerinde biletinizi ayarlayabilirsiniz.

    • İstanbul Nevşehir arası otobüsle yaklaşık 8 saat sürüyor.
    • Ankara Nevşehir arası otobüsle yaklaşık 3 saat 15 dakika sürüyor.
    • İzmir Nevşehir arası otobüsle yaklaşık 9 saat sürüyor.
    • Adana Nevşehir arası otobüsle yaklaşık 3 saat sürüyor.

    Nevşehir’e ulaşmak için özel araçlarınızı tercih edecek olursanız bu süreleri biraz daha kısa tutmanız mümkün olabilir.

    YAZAR BİLGİSİ
    Modanium Özel
    Modanium özel yayınıdır - Doğada seçimi kadın yapar !
    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.