Kolon Kanserine Ne İyi Gelir ?

Kolon Kanserine Ne İyi Gelir ?
11 Haziran 2016 tarihinde eklendi, 694 kez okundu.

Kalın bağırsak rektum ve kolon olmak üzere iki kısımdan oluşur. Kalın bağırsağın rektum dışında kalan, ince bağırsağa kadar uzanan kısmına kolon adı verilir ve kolonun görevi vücutta su ve mineralleri besinden ayırarak atık kısmı anüse ileterek atılmasını sağlamaktır. Vücudumuza aldığımız yiyeceklerin sindirimine ilk olarak ağızda başlanır sonrasında mide, ince bağırsak ve son olarak da kalın bağırsağa aktarılır. Kalın bağırsağı bir boruya benzetirsek yanlış bir benzetme yapmış olmayız. Kalın bağırsak birden fazla parçaya bölünmüş boru gibidir. Kalın bağırsağın kolon kısmında oluşan kötü huylu polipler kolon kanserine neden olmaktadır. Ortalama 50 yaşından sonra görülen bu kanser en sık görülen kanserler arasında ilk beşte yer alır.

Her kanser gibi kolon kanserinde de erken tanı hayat kurtarmaktadır. 50 yaşını geçmiş her kişinin yılda 1 defa gaitda oluşabilecek gizli kan testi yaptırması gerekmektedir.

Kolon Kanseri Belirtileri

Bu kanser türünün belirtileri ilk olarak bağırsak alışkanlıklarındaki değişiklikler ile başlar. Bu durumu seyreden ishal veya kabızlık, boşaltım sonrası tam boşalmama hissi oluşabilmektedir. Dışkı normalden daha ince oluşur. Gaz, kramplar ve şişkinlik hissinin yanı sıra bir sebebe bağlı olmadan oluşan kilo kayıpları, sürekli yorgun hissetme, bulantı ve kusma diğer önemli belirtilerdir. Tüm bu belirtiler kolon kanserinin evresine göre farklılık gösterebilmektedir. Tümörün yerine göre belirti vermeyebilir ya da dışkıya kan bulaşması, dışkılama sırasında fark edilemeyen kan kayıpları oluşabilir.

Ayrıca kolon kanserinin başka belirtileri de vardır. Bunlar mide ağrısı, karın ağrısı, makattan gelen akıntı ve kanama, sık bağırsak gazı, anüsten kan gelmesi, anemi ve halsizlik, karın şişliği, iştahta azalma, kansızlık ve yorgunluk hissi, bir haftadan uzun süren kabızlık durumu veya tam tersi bir haftadan uzun süren ishal olma durumu, dışkıda koyu renkli kanama, sürekli kilo kaybı, karın bölgesinde hassasiyet gibi belirtilerdir.

Kolorektal kanserin tanısında hastalık öyküsü oldukça önemlidir. Yapılan araştırmalar gösterdi ki kanser gibi hastalıkların, ki özellikle kolon kanserinin, genetik kökenli olma ihtimali %82 oranındadır. Aileden herhangi bir bireyin kolon kanseri hikayesinin olması, rutin muayene için gelen hastaların erken tanı ve tedavisi için önemli bir veri oluşturmaktadır. Bu yüzden hasta öyküsü alınırken ailede geçirilen hastalıklarda sorulmalıdır. Genetiğin yanında çevresel faktörler de etkileyebilmektedir. Kişinin yaşı, cinsiyeti, beslenme tarzı, tuvalet alışkanlığı, hijyeni vb gibi konular önem arz etmektedir. Çünkü tüm bunlar kolon kanseri için uygun zeminlerdir. Her biri ayrı ayrı etmenlerdir.

  • Ağrılı dışkılama: Tuvalet esnasında aşırı ıkınmadan dolayı değil, bağırsaklardan yani içten hissedilen ağrı.
  • Gaytanın eskiye oranla incelmesi.
  • Tuvalet alışkanlığının değişmesi. Hijyene dikkat edilmemesi.
  • Kabızlık: Uzun süre tuvalete çıkamama dan ötürü oluşan şişkinlik ve karın ağrısıdır.
  • İshal: Bazı kişilerde bu görülür. Normalden fazla tuvalete çıkıp sıvı bir gaytanın çıkması.
  • Tam boşalamama hissi. : Tuvalete gidip tam yapamadan oradan ayrılma. Tüm gün boyunca tuvaletin geliyormuş hissi yaratır.
  • Düzensiz beslenme: Aşırı yağlı besin değeri düşük ve liften yoksun olarak yapılan beslenme tarzıdır. Genellikle fast food yiyeceklerle beslenen insanlar için bu geçerlidir.
  • Laboratuvarda yapılan gayta testinde dışkıda kan bulunmasıdır. En önemli belirtilerinden bir tanesi de budur. Hemoroid ile karıştırıp çekinerek hastaneye gitmemek hastalığın ilerlemesine ve diğer organlarınızı da etkilemesine olanak sağlar. Bu belirtilerden bir tanesi dahi sizde bulunuyorsa hastaneye başvurup kolonoskopi ile kolon kanseri olup olmadığınızı da öğrenebilirsiniz.

Rektosigmodioskopi, kolonoskopi gibi teknolojik yöntemler ile tanı sağlanabilir. Bu yöntemler bağırsağın iç yüzünü görüntülemeyi sağlar. Yapılan görüntü alınımından sonra biyopsi denilen yöntem ile bağırsaktan küçük bir doku alınarak laboratuvar koşullarında incelenip testlere tabi tutularak kesin tanı konur. Kolon kanseri tanı yöntemleri arasında en etkilisi biyopsidir. Bağırsaktan alınan parça kesin tanı için en güvenilir kaynaktır. Unutmayın sağlığınızda en önemli olan nasıl kurtulurum değil, nasıl bir daha yakalanmam, nasıl korunurum ve nasıl daha sağlıklı olurum gibi soruların peşine düşün. İnanın işte o zaman daha sağlıklı bir birey olursunuz.

Kolon (Bağırsak) Kanserindeki Risk Grupları

Hayvansal proteinler özelikle de ağırlıklı olarak kırmızı et tüketimi içerisinde olanalar, az meyve ve sebze tüketenler, ülseratif kolit hastalığı olanlar, sigara ve alkol bağımlıları, hareketsiz yaşam sürdürenler, katkı maddesi içeren gıdaları sık tüketenler, sık kabızlık çekenler, 45 yaş üstü ve genetik kolon kanserler öyküsü olanlarla radyasyon tedavisi görenler risk grupları içerisindedir.

Kolon Kanseri Nedenleri

Kolon kanseri nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Genetik faktörlerin etkili olduğu üzerinde durulmaktadır ve ailesinde kolon kanseri olan bireylerin ya da daha önce farklı bir kanser geçirmiş olan bireylerde görülme olasılığı daha fazladır. Polipler kolon ve rektum duvarlarından kaynaklanan iyi huylu tümörlerdir. Bağırsaklarda oluşan ülseratif kolit veya Crohn hastalığı olarak adlandırılan iltihabi hastalıklar kolon kanserine neden olabilmektedir.

Kolon kanseri nedenleri arasında ise sürekli yüksek kalorili besinler yiyen kişiler, yüksek doymamış yağ içeren yiyecekler yiyen kişiler, daha öncesinde rahim, yumurtalık veya meme kanseri olmuş kişiler, ülser ve reflüsü çok ilerlemiş kişiler, obezite olan kişiler, diyabet hastası olan kişilerde çok sık görülmektedir. Kolon kanseri teşhisi koyulan kişilerin tedavisine çok geç olmadan başlanması gerekmektedir. Hastaların çoğunda bağırsakların tümöre maruz kalan kısmının cerrahi müdahale ile alınması yöntemi uygulanır. Hastalıklı bağırsağın bölümü çıkarıldıktan sonra kalan temiz bölüm birbirine bağlanır. Cerrahi operasyonun yanı sıra kemoterapi de kolon kanseri tedavisinde uygulanmaktadır.

Kolon Kanseri Tedavisi

Kolon kanserinde tedavi tümörün evresine göre değişmektedir. Bu nedenle tedaviye başlamadan önce hastalığın evresi belirlenmesi gereklidir. Tedavi cerrahi, kemoterapi veya radyasyon tekniğiyle olabilmektedir. Cerrahi tedavide kanser diğer organlara yayılmamış olmalıdır. Bu yöntemle tümörlü kısım etrafındaki doku tabakası ile birlikte çıkarılmaktadır. Kemoterapide, kanserli hücreleri öldüren antikanser ilaçları kullanılmaktadır. Bu ilaçlar sistemik tedaviyi destekleyip kan dolaşımına karışarak yayılmakta kanser hücrelerinin yok edilmesine yardımcı olabilmektedir. Kemoterapi bazı durumlarda cerrahi işlem öncesinde de tümörün küçültüldükten sonra alınması için yardımcı olabilmektedir. Radyasyon tedavisi kanser hücrelerinin yüksek enerjili ışınlarla öldürülmesi esasına dayanır. Kemoterapi gibi radyoterapi de cerrahi işlem öncesi tümörün küçülmesi esasına dayanmaktadır.

Kolon Kanseri Bitkisel Çözüm

Öncelikle mutlaka kaç öğün yemek yiyorsanız yeyin mutlaka sebze ve meyve tüketmelisiniz. Taze sebze ve meyve içerisindeki antioksidanlar zarar görmüş hücreleri onarmaktadır. Özellikle elma, çilek, kivi, üzüm ve portakal bu meyvelerdendir. Sebze olarak da koyu yeşil yapraklı sebzeler tüketilmelidir. Ispanak, kırmızı biber, yeşil biber, yeşil soğan, marul, brokoli ve lahana bolca tüketilmelidir.Yağsız kuru yemişler de kanseri önlemek için tüketilmesi gereken gıdalar arasındadır. Özellikle kuru üzüm ve yer fıstığı kolon kanseri ile mücadelede çok etkilidir.

Beyaz pirinç yerine kahverengi pirinç yenmeli, baklagiller ve tahıllar tüketilmelidir. Tahıl ve soya da bu kanserin etkilerini azaltmaktadır. Sarımsak ve soğan kanser hastalıklarında bolca tüketilmesi gereken gıdalardan birkaçıdır. Kan dolaşımını düzenlediği için özellikle sarımsak günde 1 2 adet yenmelidir. Omega 3 bakımından besin değeri yüksek olan balıklar da özellikle kolon kanseri ve pankreas kanserinden korumaktadır. Yeşil çay mutlaka günde 2 fincan içilmelidir. Yeşil çayın yanı sıra siyah çay da kalın bağırsak kanserine karşı korumaktadır.

Yapılan araştırmalar göstermiştir ki bu konuda en çok tercih edilen bitki lahanadır. Lahana hem metabolizmaya iyi gelip hem de içinde bulundurduğu antioksik maddelerle bağırsaklarınızın temizlenmesine ve iyileşmesine yardımcı olur. Öncelikle 5-6 tane lahana yaprağını üzeri geçecek kadar eklenmiş su ile kaynatın. Daha sonra kaynatılmış olan bu karışımı soğuması için bekletin. Soğuduktan sonra içindeki lahana yapraklarını üçe bölüp o gün içinde tüketiniz. Suyunu ise bir sürahiye koyup dolaba kaldırın. Günde üç kere bu suyu için. Bu işlemi beş gün boyunca devam ettirin. Beş günden sonra 3 gün dinlenin. Sonra tekrar 5 gün yapıp 3 gün dinlenin. Bir ay boyunca bunu yapın. Ve bir ay sonra bu kürü yapmayı bırakın. Senede iki kez bu kürün yapılması kolon kanserine karşı koruyucu kalkan oluşturup tekrarlanmasını önler. Eğer ki kolon kanseri teşhisi konmuş iseniz, bu kür hastalığın seyrini azaltmaya, ağrılarınızı dindirmenize ve kabızlık şikayetinizi yok etmeye yarar. Ve zamanla iyileşme sürecinizi kısaltıp hastalığı atlatmanızı sağlar.

Karnabahar, brokoli gibi besinleri haşlanmış yada salata şeklinde kullanabilirsiniz. Bu bitkilerim yanında yulaf ezmesinin de tüketilmesi kolon kanseri şikayetlerine iyi gelebilir. Süt, yoğurt, meyveli yoğurt, kefir, ayran gibi sıvılar. Ballı sütün gece içilmesi. Kahvaltıda haşlanmış yumurta, yoğurt bulundurmak. Limon ve naneden alkali su içmek. Rezene, kantaron, sinameki, kayısı gibi meyve çaylarının tüketilmesi hem kabızlık şikayetlerinden kurtulmanıza, hem de kanser sürecinde iyileşmenin hızlanmasında etkin bir rol oynayabilir.

Ev yapımı yoğurt, soya yağı, bol meyve sebze ve keten tohumu tüketilmelidir. Kırmızı kan hücre sayısının düşmemesi için uygun gıdaları tüketmek önemlidir. Ayriyeten ise bağışıklık sisteminin direncini güçlü tutmak için uygun gıdaları tüketmek gerek. Alkol tüketiminden uzak durma şart, özelikle de bira tüketimi. Almanya’da aşırı bira tüketiminden dolayı kolon kanserine yakalanma oranı oldukça yüksek.

Haftada bir defa olmak üzere kırmızı et tüketimini kısıtlayın. Bağırsaklarda posa bıraktığı için özelikle ıspanak, domates, lahana ve semizotu tüketilmeli. Kanser tedavi sürecinde kilo kaybı meydana gelmiş ise havuç suyunu tüketin. Kilo kaybı yok ise bol miktarda havuç yiyin. Kolon kanseri tedavisinde ilk sırada yer alan ev yapımı yoğurtlardır. Özelikle de ev yapımı yoğurdu günlük yarım kilo olarak tüketmeye özen gösterin. Aynı şekilde ise ananas, mutlaka tüketilmeli. Bunların dışında ise ; deve dikeni sütü , dulavrat otu , keten tohumu yağı ve günlük olarak bir yemek kaşığı keten tohumu tüketilmeli.

Benzer Yazılara Göz Attınız Mı ?
Sayfa başına git