Neden Hala Hayatınızda Biri Yok ?

Neden Hala Hayatınızda Biri Yok ?
30 Mart 2016 tarihinde eklendi, 647 kez okundu.

Aşk, insanın gözünü kör eder, derler. En az bir defa bu cümlenin hayata geçirilmiş biçimini yaşamışızdır. Birinin bize herkesten daha yakın gelmesi, gülümsemenin onda anlam kazandığı düşüncesi, yüzünün asık olmasının, dünyamızın yıkılmasıyla eş değer olması gibi duygular, aşkın bizdeki yansımasıdır. Böyle tarif etmek hem çok güzel hem de çok kolay. Fakat aşk, üç harf tek hece olduğu kadar kolay değil. Birinin peşinden koşabilirsin, günlerce, aylarca hatta yıllarca. O, sana hayır dese de, sen birlikte olmak için ikna çabalarına devam edersin. Hem de hiç yılmadan, aklından olumsuz bir tek düşünce bile geçirmeden. Sonuç olumlu olursa gülücüklerin yüzünden eksik olmadığı bir dünyanın seni beklediğini düşünürsün. Olumsuz olursa, dünyanın başına yıkılacağını sanırsın. Düşününce saçma gelebilir fakat aşkın kuralı da bu ya ‘ Düşünmek eylemi işlem dışı.’ Ahh aşk! Bana da uğra.

Aşkı tecrübe edinmek güzel fakat önemli olan onu hayatının bir parçası haline getirebilmek. Bunu başarabilenler; sabrı, fedakarlığı, sorumluluk bilincini yaşama geçirebilmiş, en önemlisi de hayatı iki kişilik yaşamayı öğrenmiş, kabullenmiş kişilerdir. Peki, hayatı tek kişilik yaşayanlar, aşk bu kadar güzel bir duyguysa neden yalnızlığa mahkum gibi, kendilerini bu mutluluktan mahrum bırakıyorlar?
Bu duygudan kendini geri çekmekte elbette ki herkesin, kendince geçerli bir sebebi vardır. Aşkın sorumluluklarını taşımayacağının düşünmek başlı başına bir neden olarak görülebilir. Karşındaki kişi senden ilgi bekler, haliyle. Beklediği ilgiyi veremem, düşüncesi ile kendimizi geri çekiyor olabiliriz. En büyük sebebi de, onu mutlu edemem, düşüncesidir bence. Aslında bunu düşünürken bile biraz bencillik ederiz, farkına varmadan. Çünkü eğer o mutsuz olursa, biz de mutsuz oluruz. Belki de mutsuz olma ihtimalinden dolayı kendimizi bu zorlu maceradan mahrum bırakırız. Oysa aşk, karşındakini şartsız koşulsuz mutlu etmeye çabalamak, yüzünde tek tebessüm görmeyi kendine dava bilip, savaşmaktan başka nedir ki.

neden-hala-hayatinizda

Aşktan, aşık olmaktan korkmamalıyız. Aşk, cesur olmaktır. Bu yolda cesur olan, inanan kazanır. Tabi öncelikle kendimize inanmalıyız. Kendi ayaklarımızın üzerinde dimdik durmalıyız ki başkasının sorumluluklarını da yüklenebilelim. Aşk, asla hamallık değildir. Sevdiğinin yükünü isteyerek taşımak hamallık olamaz. Tek bir gülüşünün ruhunu dinlendirdiğini düşünürsek, gerekirse seve seve elimizi taşın altına koymalıyız.

Kendimizle yüzleşmeliyiz. Herkes mutlu olmayı hak eder. Sorunun nereden kaynaklandığını bulmalıyız. Aşk, dolu dolu yaşanması gereken bir duygu ve Yalnızlık, Allah’a mahsusken neden hala yalnızlık rolünü üstleniyorsun?

Benzer Yazılara Göz Attınız Mı ?
Sayfa başına git