Estergon Kalesi – Ankara

19.10.2017
Estergon Kalesi – Ankara

Estergon Kalesi, Macaristan’ın başkenti olan Budapeşte’nin (Osmanlı İmparatorluğu Döneminde Budin ismiyle de bilinen Buda ve Peşte adındaki iki ayrı şehir olan Budapeşte daha sonrasında 17 Kasım 1873 tarihinde Budapeşte olarak tek bir şehir haline gelmiştir.) 43.3 kilometre kuzeybatısında, Tuna Nehri kıyısında bulunmaktadır. Macarcada Esztergomi olarak adlandırılmaktadır.

13.Yüzyılın başlarında inşa edilen Estergon Kalesi hem Macaristan hem de Osmanlı tarihi açısından önemli ve büyük bir yere sahiptir. Estergon Kulesi bugün aynı isimle anılan bir bölgede yer almakla birlikte Komârom Yönetim Birimi’nin sınırları içerisinde bulunmaktadır. Günümüzde aktif olarak 29 bin kişinin yaşadığı Estergon’da Estergon Kalesi dışında Avrupa’nın en büyük katedrallerinden biri olan Estergon Bazilikası (1828 tarihli) da bulunmaktadır. Günümüzde bu bölgeyi yılda yaklaşık olarak 1.5 milyon turist ziyaret etmektedir.

Macar Krallığı Dönemi’nde Estergon Kalesi

Estergon Şehri 10. yüzyılın başlarında kurulmuştur. Estergon Kalesi ise 13. yüzyılın başlarında inşa edilmiş olup uzun yıllar boyunca siyasi açıdan önemini korumayı başarmıştır. 1241 yılında Moğollar tarafından işgal edilen kale, o döneme kadar Macar Krallığı’nın dini ve idari merkezi olarak kullanılmıştır. Estergon aynı zamanda Macarların ilk başkenti olma özelliğine sahiptir. Moğol istilasının ardından siyasi öneminde azalma olsa da dini önemini korumayı başarmıştır.

Roma Döneminde kurulan Estergon Şehri Tuna Havzası’nda yer almasına bağlı olarak 10. ile 12. yüzyıllar arasında Macar Krallığı’na başkentlik yaparak özellikle askeri ve dini açıdan önemli bir konum haline gelmiştir. Kraliçe IV. Bella’nın başkenti Moğol istilasının ardından Budin’e taşımasından sonra da önemini korumaya devam eden Estergon Kalesi ve Şehri Kanuni Sultan Süleyman tarafından fethedilmesi ile birlikte Osmanlı tarihi açısından da önemli bir yere sahip olmuştur. (Şehrin ismi Osmanlı kaynaklarında Ustorgon olarak geçmektedir.)

  • Estergon’un Macarlar için kutsal olması

Arpad Sülalesinden gelen Wajk 996 yılında Hristiyanlığı kabul etmiştir. 1000 yılında Papa II. Slyvester Estergon’da ona tacını giydirmiş, böylelikle Macar Kralı olarak Szent İstvan ismini almıştır. Hristiyanlığın kabulü ve yayılmasıyla birlikte Estergon Macar kardinallerin merkezi haline gelmiştir. Eskiden Baş Piskoposluk merkezi olan Estergon’da aynı zamanda Macar Piskoposluk Mahkemesi de bulunmaktaydı.

Krallıktaki Hristiyanlık merkezi olmasının yanı sıra aynı zamanda Macar Kralının ilk taç giydiği yer olması dolayısıyla Estergon günümüzde hala hem idari hem de dini açıdan kutsal bir yer olarak kabul edilmektedir.

Estergon Kalesi’nin Osmanlı İmparatorluğu Tarafından Fethi

  • 1529 yılındaki sefer

Estergon Şehri’nin ve Estergon Kalesi’nin Osmanlı İmparatorluğu ve Türkler için önemi 1529 yılına kadar dayanmaktadır. Estergon tarihi açıdan Türkler için önemli olmaya ilk olarak Kanuni Sultan Süleyman’ın 1529 yılında çıktığı Budin Seferi ve onu izleyen Viyana Kuşatması ile başlamıştır.

Eylül 1529’da Kanuni Sultan Süleyman Budin’i fethettikten sonra batıya yani Viyana’ya doğru ilerlemeye karar verdi. Bu kararın üzerine de Semendire Sancakbeyi Yahya Paşazade Mehmed Bey öncü birlikleriyle beraber ilerleyerek yola çıkmıştır. Bunun üzerine Estergon Kalesi muhafızı Pal Varday ile Macar Krallık tacı muhafızı Pal Perenyi Osmanlı İmparatorluğunun askeri gücünden korkmuş ve onları yenemeyeceklerini düşünerek kaleyi savaşmadan Osmanlı kuvvetlerine teslim etmişlerdir.

İlk kez 1529 yılında fethedilen Estergon Kalesi’nin fethi oldukça kısa sürmekte olup 1530 yılında on bir yıllık kısa bir sürenin ardından General Von Roggendorf (Habsburglar) tarafından geri alınmıştır. Bunun üzerine Kanuni Sultan Süleyman fetih listesinde öncelikli sıraya Estergon Kalesini alarak 1532 yılında kendisine gönderilen elçiye kalenin anahtarını istediğini söylemiştir.

  • 1543 yılındaki sefer

1540 yılına gelindiğinde Macar Kralı Janos Szapolyai’nin ölümüyle birlikte Osmanlı İmparatorluğu ile Avusturalyalılar arasında Macaristan yönetimine sahip olma konusunda bir rekabet başlamış oldu.

Osmanlı İmparatorluğu sevkiyatlarını Tuna Nehri üzerinden yaptığı için Tuna Nehri ve Kıyısındaki yerleşim yerleri onlar için son derece önemliydi. Bu sebeple 1541 yılında Kanuni Sultan Süleyman Budin’i (Buda) yeniden fethetmesinin ardından Hasburgluların Budin’e yaptıkları saldırıların önüne geçmek amacıyla ordusuyla birlikte Tuna Nehri kıyısından yer alan bölgelere sefer düzenleyerek bu bölgeleri ele geçirmeye başladı.

Bu dönemde Türkler ve Macarlar sürekli olarak savaş halinde olmakla birlikte aralarındaki bu deniz savaşı oldukça önemli hale gelmişti. Budin’den kuzeye doğru gidildiğinde en önemli kule Estergon olmakla birlikte stratejik olarak Budin’e kuzeyden gelecek her türlü saldırı için de güvenlik noktasıydı.

Osmanlı İmparatorluğu açısından Budin’i korumak adına stratejik olarak son derece önemli olan Estergon Kalesi 26 Temmuz 1543 tarihinde Osmanlı askeri birlikleri tarafından kuşatıldı. 7 Ağustos’ta ilk önce dış kale, 8 Ağustos’ta ise iç kale sarılarak kuşatıldı ve en sonunda 10 Ağustos 1543 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu tarafından fethedilerek Osmanlı’nın Budin eyaletine bağlı bir sancak merkezi haline geldi.

  • 1595 yılında Osmanlı’nın egemenliğinden çıkması

Estergon Kalesi’nin Osmanlı İmparatorluğu tarafından fethedilmesiyle birlikte Macarların saldırıları da başlamış oldu. Sürekli olarak Estergon Kalesi’ni geri almaya çalışarak 1594 yılında Alman, Leh ve Venediklilerden oluşan bir orduyla çok ciddi bir saldırı gerçekleştirseler de Osmanlı İmparatorluğu onları geri püskürtmeyi başardı. Ancak 1595 yılında çok küçük bir orduyla kalesi savunan Sokulluzade Lala Mehmet Paşa teslim olmak zorunda kaldı. Bunun üzerine Macarlar Estergon Kalesi’ni geri aldılar ve ellerinde tuttukları 10 yıl boyunca da Budin üzerine ciddi saldırılar düzenlediler.

  • 1605 yılında Estergon Kalesi’nin Osmanlı tarafından geri alınması

Estergon Kalesi 1605 yılında Lala Mehmet Paşa tarafından yeniden fethedilerek 1606 yılında imzalanan Zitvatorok Antlaşması ile bir kez daha Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katıldı. Kalenin geri alınmasıyla birlikte de Budin’in güvenliği yeniden sağlanmış oldu.

  • 1683 yılında Osmanlı’nın Estergon Kalesi’ni tamamen kaybetmesi

Estergon Osmanlı topraklarına yeniden katılmasıyla birlikte Kanuni Sultan Süleyman zamanındaki parlak günlerine kısa bir süreliğine döndü. Ancak 1683 yılında II. Viyana Seferi’nin yenilgiyle bitmesinin ardından Avusturya güçleri tarafından kuşatılan kale Osmanlı İmparatorluğu tarafından teslim edilmiştir.

  • Estergon Kalesi Türküsünün Hikayesi

Estergon Kalesi’yle ilgili türkü Osmanlı’nın 1595 yılında kaleyi teslim etmek zorunda kalması üzerine bu kuşatmaya bire bir şahitlik eden Osmanlı tarihçisi İbrahim Peçevi’nin kayıtlarından yola çıkılarak yazılmıştır.

Haçlı ordusunun seksen bin kişilik ordusuyla kaleyi kuşatmasının ardından kalede bulunan yalnızca beş bin Türk askeri kuşatmayı uzatmayı başarmıştır. Osmanlı kaynaklarına bakıldığında kuşatmanın uzamasının nedeni Kale Muhafızı Kara Ali Bey’in dışarıdan yardım almalarının imkansız olduğunu bilmesine rağmen Rumeli gazileri olduklarını belirterek kelle vereceklerini ama kale vermeyeceklerini söylemesidir. Fakat bir süre sonra kuşatmanın sembolü olan Kara Ali Bey şehit düştü.

Ancak kuşatmaya karşı her ne kadar direnilse de kalede kıtlık ve susuzluk çok geçmeden başladı. Yeniçeriler bir süre sonra bu kıtlığa karşı ayaklandılar ve böylelikle Estergon Kalesi düşmüş oldu. Kalenin düşmesinin ardından Sokulluzade Lala Mehmet Paşa başta olmak üzere esir düşen bütün Osmanlı askerleri Tuna Nehri’nden gemilere bindirilip Vişegard’a götürüldü. Estergon Kalesiyle ilgili türkü de bu şekilde doğarak nesilden nesle aktarılmış oldu.

Estergon Kalesinde Görülmesi Gerekenler

  • Savaş Müzesi

Estergon Kalesi’nin içerisinde yer alan bir müzedir ancak içerisindeki eserlerin eskiliği dikkate alınarak onları korumak adına fotoğraf çekmek yasaktır. İçerisinde bulunan Savaş Müzesi’nde Osmanlı zırhları başta olmak üzere kılıçları ve tüfekleriyle birlikte pek çok önemli parça sergilenmektedir.

  • Osmanlı Dönemine ait yapılar

Estergon Osmanlı egemenliği altındayken tamamen Müslüman kimliğe sahipti. Bu sebeple Estergon Şehri’nde Osmanlı İmparatorluğu döneminden kalma cami, mahkeme ve hamam bulunmaktadır. Öziceli Hacı İbrahim Camii günümüze ulaşan en önemli Osmanlı yapısıdır.

  • Estergon Kalesi

Kalenin içerisinde bulunan müze ve bölgede yer alan Osmanlı yapıları dışında Estergon Kalesi’nin kendisi de tarihi açıdan son derece önemlidir. Girişi, avlusu ve surlarıyla tarih meraklılarının ilgisini çeken Aynı zamanda camla örtülmüş temellerini de görmek mümkündür.

Estergon Kalesi Giriş Ücreti

Kaleye giriş ücretsizdir.

Estergon Kalesi Ziyaret Saatleri

Haftanın her günü misafirlerini kabul eder. Sabah saat 10:00 ile akşam 22:00 arası hizmet vermektedir.

Estergon Kalesi Nerede, Nasıl Gidilir ?

Adres: Fatih Caddesi, 06280 Keçiören/ANKARA

Telefon: 0312 361 10 65

Nasıl Gidilir?

  • Budapeşte şehir merkezinden özel araçla 10, 111 ve 117 numaralı yollar takip edilerek yaklaşık elli beş kilometrelik bir mesafede bulunan Estergon’a bir saate ulaşmak mümkündür.
  • Estergon’a tren ile ulaşım sağlamak da mümkündür. Nyugati Tren İstasyonu’ndan S72 numaraları trene binilerek bir saat yirmi dakikada Estergon’a gidilebilir.
  • Arpád Köprüsü’nün Buda tarafında bulunan Florian Meydanı’ndan kalkan 2855 numaralı otobüsle ile de 1 saat 10 dakikada Estergon’a ulaşmak mümkündür.

YAZAR BİLGİSİ
Modanium Özel
Modanium özel yayınıdır - Doğada seçimi kadın yapar !
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.