Çölyak Nedir ve Çölyak Hastaları Nelerden Uzak Durmalıdır?

Çölyak Nedir ve Çölyak Hastaları Nelerden Uzak Durmalıdır?
30 Kasım 2017 tarihinde eklendi, 202 kez okundu.

Buğday, çavdar, arpa ve yulafta bulunan protein grubuna “gluten” denilir. Glutelinden ve prolaminden oluşan bu protein grubuna karşı hassasiyete ve hassasiyete bağlı olarak bağırsaklarda emilim bozukluğunun oluşmasına çölyak hastalığı denilmektedir.

Çölyak Nasıl Anlaşılır ?

Çölyak hastalığı aslında uzun yıllardır olan ancak adı konulamayan bir hastalıktı. Bunun nedeni ise çölyak hastalığının belirtilerinin, diğer başka bilindik hastalıklara çok benzemesiydi. Gelişen teknoloji ve bilim sayesinde bugün çölyak hastalığının teşhisi daha kısa sürede konulabiliyor ve bu hastalığa karşı önlemler hemen alınabiliyor. Çölyak hastalığının diğer hastalıklar ile karıştırılmasına neden olan bazı belirtileri şunlardır:

  • Karın ağrısı ve karında şişlik
  • İshal, kabızlık veya dışkıda anormallik
  • Kusma
  • Bebeklerde çocuklarda büyüme ve gelişme bozuklukları, boy uzamasında yavaşlama
  • Zayıflama ve kilo alamama, yaşa göre kilo azlığı
  • İştahsızlık, kansızlık
  • Saç dökülmesi, tırnak kırılması, diş bozuklukları
  • Yaraların geç iyileşmesi ve enfeksiyonlarda artış
  • Kemik ve kas zayıflığı, ağrıları
  • Huzursuzluk, sinirlilik, bezginlik

Çölyak Teşhisi Nasıl Konur ?

Çölyak hastalığının kesin tanısı ince bağırsaklardan alınan biyopsi ile konulmaktadır. Çölyak hastalarında gluten, ince bağırsakların yapısında olan ve besinlerin emilimine yarayan villüs denilen yapıları kopararak ince bağırsağın doğal yapısına zarar vermektedir. Biyopsi ile ince bağırsağın normal yapısında olup olmadığı kontrol edilerek, çölyak hastalığının tanısı konulmaktadır. Çölyak hastalığı genetik bir hastalıktır ve yeryüzünde en sık rastlanılan genetik hastalık olarak bilinmektedir.

Tamamen beslenmeye dayanan bu hastalığın görülme sıklığı da beslenme ile ilişkilidir. Tahıl grubunu çok sık tüketen ülkelerde çölyak hastası çok fazladır. Temel besin maddesi buğday olan İngiltere, Avrupa ve Kuzey Amerika’da çölyak hastalığının görülme sıklığı 300 kişide 1 şeklindedir. Türkiye de bir tahıl ülkesi olduğu için, gluten hassasiyeti son derece yüksektir. Ancak kişilerin hastalıklarına karşı duyarlılıkları, diğer ülke insanlarına göre daha düşük olduğu için, teşhis ve tanı hastalığın çok ilerlemiş seviyelerinde konulmaktadır. Çoğu zaman da geç kalınmış olunmaktadır.

Çölyak Hastalığı Çeşitleri

Çölyak hastalığı diğer birçok metabolik hastalığa göre daha detaylı incelenmesi gereken komplike bir hastalıktır. Çölyak hastalığının günümüzde bilinen çeşitleri tipik yani klasik belirtilerle kendini gösteren çölyak, tipik belirtilerle kendini göstermeyen atipik çölyak, sessiz çölyak, potansiyel çölyak ve latent çölyaktır.

Tipik (klasik) Çölyak: Bebeklerde ve çocuklarda gelişme bozukluğu, karın şişliği, sürekli ishal veya sürekli kabız olma durumu, kusma, iştahsızlık şeklinde olan çölyaktır. Özellikle 2 yaşından sonra daha kolay teşhis konulan çölyak, anne sütünün kesilip dışarıdan hazır gıdalar alınması ve bu gıdaların gluten içermesi nedeniyle ortaya çıkmaktadır.

Atipik Çölyak: Büyük çocuklarda ve yetişkinlerde görülür. Dışkıda bir anormallik olmamasına rağmen gelişme geriliği ve psikolojik rahatsızlıklar ile kendini gösterir.

Sessiz Çölyak: Çölyak hastalığının bedensel veya ruhsal hiçbir belirtisi gözlenmeyen, ancak yakınlarında çölyak hastalığı teşhisi konulmasının ardından kendilerinde de olabileceği şüphesi ile tanısı konulan çölyaktır. Bu hastalara gluten diyeti yaptıktan sonra, hastalar bedenen ve ruhen kendilerini daha iyi hissetmiştir.

Potansiyel Çölyak: İnce bağırsak biyopsisi çölyak hastası olmadığı ancak kan testlerinde çölyak hastalığının pozitif çıktığı kişiler ileride çölyak hastası olma riski taşımaktadırlar. Bu nedenle bu kişilere potansiyel çölyak hastası denilir.

Latent Çölyak: Kan testlerinde çölyak hastalığının pozitif çıktığı, ince bağırsak biyopsisinde de zaman zaman ince bağırsağın doğal yapısında, zaman zaman ince bağırsağın çölyaklı bağırsağı gibi çıktığı çölyak çeşididir.

Çölyak Neden Olur ?

Çölyak hasalığının görülmesinde en büyük etken genetik faktörlerdir. Genetik faktörler olmasının nedeni ise nesilden nesile aktarılan aynı beslenme alışkanlıklarıdır. Yıllardır tahıl ağırlıklı beslenen toplumlarda, çölyak hastalığına meyilli bir ince bağırsak yapısı varsa hastalık kendini gösterir. Çölyak teşhisi konulmuş kişilerin yakın akrabalarında da çölyak görülme ihtimali %1 ile %20 olarak saptanmıştır. Bunun yanı sıra genetik faktörlere bağlı olarak çölyak hastalığında bazı özel riskli gruplar da vardır. Bu özel riskli gruplar şunlardır:

Şeker Hastalığı: Tip1 diyabet görülen çocuklarda ve yetişkinlerde çölyak hastalığının görülme sıklığı da %1 ile %16 arasında saptanmıştır. Şeker hastalarının, çölyak hastalığı için özel riskli grupta yer almalarının nedeni, şeker hastası olan kişilerin şeker hastası olmayan kişilere göre metabolik bozukluklarının daha fazla olmasıdır. Şeker hastalığı, basit şeker içeriği yüksek glisemik yükü fazla gıdaların aşırı miktarda dengesiz şekillerde alınması sonucu oluşur. Basit şeker içeriği ise en fazla tahıl grubu gıdalarda bulunur. Yani aslında şeker hastalığı ile çölyak hastalığının oluşmasında aynı gıda grubu etkilidir. Bu nedenle şeker hastaları, çölyak hastalığına yakalanmada daha fazla risk taşımaktadırlar.

Down Sendromu: Down sendromlu kişilerde otoimmün hastalıkların oluşma sıklığı daha fazladır. Ülkemizde yapılan araştırmalar sonucunda her 3 down sendromlu bireyden birinin aynı zamanda çölyak hastası da olduğu tespit edilmiştir.

Çölyak Tedavisi

Görülme nedeni, teşhisi ve tanısı bu denli karmaşık olan çölyak hastalığının tedavisi ise tektir: Glutensiz beslenme. Çölyak teşhisi konulmuş veya riski taşıyan bireylerin hayatları boyunca glutensiz beslenmeleri gerekir. Hastalığı ilerlemiş bazı kişilerde, vücuda 1 gram gluten girmesi halinde bile kişilerin komaya girdiği gözlenmiştir. Bu nedenle bu ihtimal dahilinde çölyak hastalarının beslenmelerinde gluten kesinlikle olmamalıdır. Bu hassas durum için de hangi gıdaların gluten içerdiği hangi gıdaların glutensiz olduğu, çölyak hastaları ve hastaların yakınları tarafından çok iyi bilinmelidir. Bunun yanı sıra gluten hakkında bilinmesi gereken bazı diğer bilgiler de vardır. Gluten yapısı gereği yapışkan bir maddedir ve sadece gıda sektöründe kullanılmaz. Başta kozmetik ve ilaç sektörü olmak üzere birçok üründe gluten kullanılır. Çölyak hastalarının gluten içeren ilaçları, şampuanları, makyaj malzemelerini, diş macunlarını, deodorantları, güneş koruyucuları da kullanmamaları gerekir.

Çölyak hastası olan bir evde mutfak en başından tekrar düzenlenmelidir. Gluten içeren gıdaların saklandığı veya pişirildiği kaplarda çölyak hastalarının yiyecekleri saklanmamalıdır veya pişirilmemelidir. Evde çölyak hastası olmayan bireyler ile çölyak hastalıklı kişi ya da kişiler için kullanılan kesme tahtaları, bıçaklar, tost makinesi ve benzeri araçlar gereçler ayrılmalıdır. Ayrıca ev dışında yemek yerken veya seyahat sırasında da aynı özen gösterilmelidir. Tüketilen ürünlerin glutensiz veya gluten buluşmamış olması gerekir. Çölyak hastası olan kişi uzun süre ev dışında kalacaksa, kalacağı eve veya otele bu hassasiyet ile ilgili bilgi mutlaka verilemelidir. Okul dönemindeki çocuklar için de öğretmenine hastalık ile ilgili bilgi verilemelidir ve çocuğun yiyip içtikleri konusunda gözlemlenmesi gerektiği söylenmelidir.

Çölyak Hastası Neler Yiyemez ?

Çölyak hastalarının uzak durması gereken, gluten içeren bazı gıdalar şunlardır:

Tahıl Grubu: Buğday, arpa, yulaf, çavdar ve bunların unu ile yapılan tüm ürünler

Sebze ve Meyve Grubu: Soslanmış ürünler ve dondurulmuş halleri, kurutulmuş ürünler, konserve ürünler, üzeri kaplanmış ürünler, tuzlanmış veya kavrulmuş ürünler (özellikle çerezler), pestil haline getirilmiş ürünler, hazır meyve ve sebze püreleri, ön pişirme uygulanmış tüketime hazır sebzeler (kızartmalık patates vb.), meyveli jelibon, şekerlemeler, hazır meyve jöleleri, hazır reçel ve marmelatlar

Süt Grubu: Süt bazlı katkılı besinler, süt tozları, zenginleştirilmiş çocuk yoğurtları, eritme peynir, sürülebilir peynir, bazı pizza peynirleri, bazı dondurmalar, çikolata, tahıllı ve lifi arttırılmış yoğurtlar ile meyveli yoğurtlar, bazı probiyotik yoğurtlar

Et Grubu: İşlenmiş ürünler, soslanmış ürünler, kurutulmuş ürünler, kızartılmış ürünler (konserve et, köfte, salam, sosis vb.)

Yağ Grubu: Zenginleştirilmiş margarinler, tahıllı ürünün kızartılmasında kullanılmış yağlar

Gluten İçeren Diğer Gıdalar: Hazır çorbalar ve hazır soslar (ketçap, mayonez, hardal), soya sosu, et veya tavuk suyu içeren tablet bulyonlar, modifiye nişasta, bazı çikolatalar, tahıl içeren içecekler, malt içecekleri, bira, viski, cin gibi alkollü içecekler, yüksek alkollü tüm içkiler, boza gibi fermente edilmiş içecekler, kahve (özellikle aromalı kahveler ve bulaşma olması nedeniyle makine kahveleri), makine ile üretilen tüm içecekler, kıvam vericiler ve gıda boyaları

Çölyak Hastası Neler Yiyebilir ?

Çölyak hastalarının tüketebileceği, gluten içermeyen bazı gıdalar şunlardır:

  • Tahıl Grubu: Mısır, pirinç, sorgum, karabuğday, amaranth, ararot, millet (darı), kinoa, tapioca, soya
  • Sebze ve Meyve Grubu: Doğal haldeki tüm sebze ve meyveler
  • Süt Grubu: Doğal haldeki tüm süt ve süt ürünleri (süt, yoğurt, kefir, peynir, ayran vb.)
  • Et Grubu: Doğal haldeki tüm et ve et ürünleri (dondurulmuş, salamura yapılmış, tütsülenmiş vb.), tüm kümes hayvanlarının etleri, tüm deniz ürünleri, yumurtanın sarısı ve beyazı
  • Yağ Grubu: Bitkisel sıvı yağlar, tereyağı, zenginleştirilmemiş margarinler
  • Diğerleri: Saf kakao, katkısız her türlü çikolata, özel üretilen glutensiz çorba ve püre, şeker, bal, kahve (çekişmiş, aromasız, filtre), kola, meyveli soda, maden suyu, çay ve bitki çayları, şarap, şampanya ve asitli içecekler, tuz, sirke ve baharatlar

Çölyak Hastaları Nelere Dikkat Etmeli ?

Çölyak hastalarının uzak durması gereken gıdalar ile tüketebilecekleri gıdalar arasındaki en temel fark besinlerin glutenli ve glutensiz oluşları ile doğal ve fabrikasyon ürünü olmalarıdır. Dünyada fabrikasyon ürünü olan gıdaların üretimi son derece fazladır. Bu nedenle çölyak hastaları kapalı paketteki bir ürünü tüketmeden önce mutlaka paket üzerinde yazan “içindekiler” bölümünü okumalıdır. Çocuğu çölyak hastası olan ebeveynlerin de bu konuda hassas davranmalrı gerekmektedir. Sadece gluten değil, yukarıda adı geçen ve çölyaklılar için zararlı olan katkıları içeren (örneğin modifiye nişasta gibi) tüm gıdalardan uzak durmalıdırlar.

Çölyak hastalığının son dönemlerde artış göstermesi ve özellikle çocukları kapalı pakete girmiş ürünlerden uzak tutmanın zorluğu nedeniyle, glutensiz ürün formülasyonları geliştirilmeye başlanmıştır. Yani tahıl unundan yapılan tüm gıdaların (özellikle ekmek, makarna, bisküvi vb. ürünler için) tahıllar dışında başka ürünlerin unundan, glutensiz şekillerinin de yapılması artık çok yaygınlaşmıştır. Bu ürünler için en fazla kullanılan mısır unu, pirinç unu, soya ve darı unu ile patates nişastası çölyak hastalarının kurtarıcısı olmuştur. Bu alternatiflerle yapılan ekmek, makarna ve bisküvi gibi ürünler olduğu gibi proteince zengin kuru fasulye, nohut, mercimek gibi bakliyatların unundan da bu ürünler yapılmaya başlanmıştır. Ayrıca glutenin yapışkan ve girdiği ürüne hacim kazandıran kimyasal yapısının yerine geçebilecek katkı maddeleri de geliştirilmiştir. Bunlar ekşi maya ve keçiboynuzu unu gibi katkı maddeleridir.

Çölyak Hastalığı Devlet Yardımı

Çölyak hastaları için geliştirilen glutensiz ürün formülasyonlarının yanı sıra çölyak hastaları için yasal düzenlemeler de yapılmıştır. Kapalı paketlerde satılan ürünlerin üzerinde, ürünün gluten içerip içermediğinin belirtilmesi zorunlu kılınmıştır. Ayrıca ürünlerin içerdiği katkı maddelerinin tamamının açıkça belirtilme zorunluluğu da getirilmiştir.
Bunun yanı sıra bu yasal düzenlemelerin yanında, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından her ay çölyak hastalarına yaş gruplarına göre nakit para yardımı yapılması da kararlaştırılmıştır. Bu karar gereğince:

  • 0-5 yaş aralığındaki çölyak hastalarına her ay 52.50 TL
  • 5-15 yaş aralığındaki çölyak hastalarına her ay 80 TL
  • 15 yaş ve üstü yaşlarındaki çölyak hastalarına her ay 72.50 TL ödeme yapılması belirtilmiştir.

Benzer Yazılara Göz Attınız Mı ?
Sayfa başına git